• BIST 73.600
  • Altın 132,457
  • Dolar 3,5398
  • Euro 3,7975
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -5 °C
  • İzmir 7 °C
  • Adana 11 °C
  • Antalya 12 °C

Dünya Tüketiciler Günü ‘Antibiyotik Direnci’ temasıyla kutlan(ama)dı!

İ.Melih BAŞ

Her yıl Mart’ın 15’i Dünya Tüketici Hakları Günü (DTHG) olarak kutlanır. Kutlamanın ana teması Uluslararası Tüketiciler (CI: Consumers International) adlı şemsiye örgüt tarafından belirlenen bir ana tema ile kutlanmaktadır. CI hakkında kısa bilgi notu dipnotta sunulmuştur (*).

CI, bu yılki DTHG için ana tema olarak ‘Antibiyotik direnci’ temasını belirlemişti.

Bu ana tema, nedendir bilinmez, ülkemizdeki 15 Mart kutlamalarında gündeme gelmedi. Başta kamu organı Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) Başkanı Sebahittin Korkmaz’ın 15 Mart için yaptığı basın açıklamasına baktım yoktu, ama hakkını yemeyelim, yapılan açıklamada II. Bayezid dönemindeki tüketici koruma hususu unutulmamış.

Kimi tüketici örgütlerinin örütbağlarına bakıldıkta, onlarda da bu ana tema gündeme gelmemiş, hatta CI üyesi olanlarda bile!

CI, bu yılki kutlamalar çerçevesinde tüketicilerde antibiyotik direnci konusunda bilinç uyandırmak isterken, dünyanın en büyük hızlı gıda (fast food) şirketlerine bu konuda bir işbirliği çağrısında bulunmaktadırlar. Bu işbirliği çerçevesinde CI’nın istemi, düzenli olarak antibiyotiklerin verildiği hayvanların etlerini ürünlerinde kullanmamalarıdır.

Dünyada antibiyotik üretimi çok hızlı artmaktadır. 2010 yılındaki rakam 63.200 ton, 2030’da bu rakam 105.600 tona ulaşacağı tahmin ediliyor. Dünyada üretilen antibiyotiklerin yaklaşık yarısı tarımda kullanılmaktadır, çoğunlukla da hayvanların daha hızlı büyümesi ve hasta olmaması için. DSÖ’nün antibiyotiklere ait yayınladığı bu liste örgütün örütbağından bulunabilir.       

Oysa açık bir gerçektir ki, antibiyotik aşırı kullanımı, antibiyotik direncine yol açmaktadır. İnsanlarda gelişen antibiyotik direnci ile, antibiyotiğin belli bir bakteriyi öldürme veya üremesini durdurma özelliği yitmektedir. Dirençli bakteri, antibiyotik karşısında hayatta kalarak çoğalmaya devam ederken, hastalığın daha uzun sürmesine veya kötüleşmesine yol açmaktadır. Antibiyotiklere dirençli bakteriler, çiftliklerden insanlara hava, toprak, su yoluyla bulaşabildiği gibi, bu biçimde kirlenmiş hayvanların etlerinin ve (süt ve süt ürünleri, yumurta gibi) ürünlerinin tüketimi yoluyla da geçebilmektedir. Bu durum aynı zamanda sağaltımın (tedavinin) uzamasına ve maliyetinin artmasına sebep olmaktadır. Antibiyotiklere dirençli bakteriler, diğer yandan da hayvandan hayvana veya hayvandan insana geçen hastalıkların yaygınlaşmasına yol açmaktadır. Yapılan bir tahmin çalışmasına göre 2050 yılında antibiyotik direncinden ölecek kişilerin sayısı kıtalara göre şöyle: Asya’da 4.730.000 kişi, Avrupa’da 390.000 kişi, Kuzey Amerika’da 317.000 kişi.

Bu gelişmeler karşısında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), antibiyotikler öncesi çağa dönüş tehdidine karşı, hükümetler ile eşgüdümlü olarak bir ‘Mikroplara Karşı Direnç Küresel Eylem Planı’ bile hazırlamıştır. Eylül 2016’da New York’ta bu konuda büyük bir toplantı düzenlenecektir. DSÖ’nün yaptığı bir çalışma sonucunda 12 ülke, hayvan yetiştiricilerin daha az ve bilinçli antibiyotik kullanması konusunda görüş birliğine varmışlardır.

h-014.jpgd-003.jpg

Bu konuda  dünyada 100.000’den fazla satış yeri bulunan büyük hızlı gıda zincirlerinin (McDonalds, Subway, KFC (Kentucky Fried Chicken) çok önemli işlev görebilecekleri açıktır. Bu dev şirketler, insan sağlığında kullanılan antibiyotiklerin, hayvanların daha hızlı büyümesi ve korunması için kullanılmaması konusunda tedarik zincirlerini zorlayabilirler. Kasım 2015’de CI, bu bağlamdaki restoran zincirlerinin küresel merkezlerine yazılar yollamış. CI’ın istemi, insan ilaçlarında kullanılan antibiyotiklerin kullanıldığı etlerin satışa sunulmasına bir zaman planı çerçevesinde son vermekti! CI, yanısıra bu şirketlerin faaliyet raporlarında, örütbağlarında vb. başka kamuya açıklamalarını incelemiş.

b-005.jpg

Aynı zamanda kimi başka şirketlerden de yanıtlar gelmiş, CI’a : Burger King (Sweden and Germany), Hesburger (Finland), Max (Sweden), Nandos (South Africa), Pizza Hut (Germany), Quick (Belgium) and Vapiano (Germany).

Mart 2015’de McDonalds, ABD’deki restoranlarda iki yıllık bir dönem içinde, insanlar için kullanılan antibiyotiklerin kullanılmadığı kuş etlerinin satışa sunulacağını açıklamıştır. Şirket ABD dışındaki ülkeler ve de hem ABD’de hem de diğer ülkelerde diğer hayvan ürünleri için bir taahhütte bulunmuyor. Ekim 2015’de şirket, Kanada restoranlarında sunulacak tavukların böyle bir nitelikte olacağını açıkladı, o kadar! Yani 36.000 restoranıyla faaliyet gösterdiği 100 ülkeden sadece 2 ülkede eylem planı var.

Ekim 2015’de Subway, 2016 sonunda ABD’deki restoranlarda tüm tavuk etlerinin böyle olacağını, ayrıca aynı biçimde olan hindi etini de 2016’da satışa sunacağını, 2-3 yıl içinde bu geçişin tamamlanacağını, satılan domuz ve sığır etlerinin de 2025’de bu niteliği kazanacağını duyurdu. Yani 44.589 restoranıyla faaliyet gösterdiği 111 ülkeden sadece 1 ülkede eylem planı var.

KFC, 19.240 restoranıyla faaliyet gösterdiği 115 ülkenin hiçbirinde bir eylem planına sahip değil!               

Ne duyarlılık ama değil mi? İnsanın gözleri yaşarıyor. Ört ki, ölem! Seyretmediyseniz, seyretmeniz için bir film ve okumadıysanız okumanız  için bir kitap önerisi ile sözü bağlayalım. İkisi de aşağıda:

k-003.jpgf.jpg

____________________________

(*) CI hakkında bilgi notu: TÜKODER Genel Başkan Yardımcılığı yaptığımız dönemde bu şemsiye örgütün Brüksel’de yaptığı Genel Kurul’a katılmışlığımız da olmuştu. 1960 ‘da kurulan bu örgütün 120 ülkeden 240 dolayında üyesi var. CI’ın ana ilkeleri, aynı zamanda Tüketici Hakları Evrensel Bildirgesi’nde sözü edilen evrensel tüketici hakları olan sekiz ilke: Temel gereksinimlerin karşılanması hakkı / Güvenlik hakkı / Bilgilendirilme hakkı / Seçme hakkı / Sesini duyurabilme ve temsil edilme hakkı / Sağlıklı çevrede yaşama hakkı / Tüketici eğitimi alma hakkı / Zararların karşılanması hakkı. 1980 yılında CI Başkanı olan Anwar Fazal, tüketicilerin bu haklarının yanısıra tüketici sorumlulukları da ortaya koydu. Bunlar halen dünyada çeşitli tüketici örgütlerince kullanılmaktadır. Kısaca sayalım: Eleştirel farkındalık / Toplumsal sorumluluk / Ekolojik sorumluluk / Dayanışma / Satınalma sürecine eylemli olarak müdahil olmak.

CI’ın, bu yılki DTHG için hazırladığı broşür için bkz.: http://www.consumersinternational.org/media/1645877/english-antibiotics-off-the-menu-report-feb-2016.pdf

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.