• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 13 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 13 °C

Düşten Gerçeğe: Ütopya

Bilim ve Gelecek Dergisinin 12.yılında, derginin yeni yılın ilk semineri derginin Büyükçekmece Temsilciliği tarafından gerçekleştirdi.

16 Ocak 2016 Cumartesi günü yapılan “Düşten Gerçeğe: ÜTOPYA” adlı seminerin konuşmacısı ütopyalar konusunda çalışmaları bulunan Sadık Usta oldu. Seminere Bilim ve Gelecek Dergisinin Genel Yayın Yönetmeni ve ABC Gazetesi yazarı Ender Helvacıoğlu da katıldı.

Seminerin açılış konuşmasını Derginin Büyükçekmece Temsilcisi eğitimci-yazar Ahmet Doğan yaptı. Doğan, konuşmasında, “Aylık bilim toplantılarına devam edeceklerini, bu toplantıda gençlere ulaşmak hedefinde önemli adım attıklarını, her zamanki gibi yine kollektif çalışma ve dayanışma ile toplantının gerçekleştiğini” vurgularken, katılımcılara, katkıda bulunanlara ve Sadık Usta’ya teşekkür etti.

Sadık Usta ise bu yıl Thomas Moore’un Ütopya'sının yazılışının 500. yılı olduğunu ve dünyada kutlamalar yapıldığını belirtti. 'Ütopya'yı içerik ve süreç olarak tanıtan Usta, bu kitap nedeniyle şimşekleri üzerine çeken yazarın, 1535 yılında vatana ihanet suçu ile idam edilmesi ile yetinilmeyip, geleceğe ibret olsun diye kafasının kesilip Londra köprüsünde asılarak halka izlettirildiğini aktardı. Düşlerin ütopya’ya dönüşmesi için, kişinin kendi içinde gerçek devrimi yaşaması, inanması ve sunması gerektiğini vurguladı. Ütopyaların her yeni düşünce ve eylem gibi kendi içinde diyalektik bütünlük taşıdığını ve genellikle çoğunluk için umut, yönetenler için tehlike içerdiği örneklere yer veren Usta, Türk Ütopyacılar; Ziya Gökalp, Ahmet Ağaoğlu, İsmail Gaspıralı gibi isimlerden örnekler sundu.

Sadık Usta şunları söyledi:

"Aslında neredeyse tüm ütopyacıların eşitsiz yaşam koşullarından yola çıkarak ‘sınıfsız toplum’ idealiyle insanca yaşama koşullarını düşlediğini, ütopyanın insanın kendi varlığını, gelecek düşlerini ifadenin de bir aracı olduğunu, her yiğitliğin öldükten sonra değer bulduğu  dünyada, Thomas Moore’nin ölümünden 400 yıl sonra aziz ilan edildiğini ve bugün İncil’den sonra en çok okunan eseri yarattığını, asanların adı unutulmuşken Thomas Moore’ un fikirleri ile yaşadığını. Bilim dünyasının diğer kahramanları; Tales, Aristoteles, Arşimet, Galileo, Kopernik ve nihayetinde Bruno gibi... Sanırım Ütopya, yüzyıllarca yüreklerde süren bir fantezi değil, gerçeğin tam da kendisi... Nasıl mı? Ölüme mahkum edilen Bruno’nun deyişiyle  tamamlayalım aydınlık bakış açısını: “Zaferin elde edilebilir olduğunu düşünerek mertçe savaştım. Fakat ruhuma verilen kuvvet, bedenimden esirgenmiş. Yine de bende, gelecek yüzyılların kabul edecekleri bir şey var. Gelecek kuşaklar benim için; ölüm korkusu bilmezdi, karakter gücü bakımından, herkesten yüksekti ve gerçek uğruna savaşmayı, tüm yaşam zevklerinden üstün tutardı diyecekler.”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)