• BIST 105.964
  • Altın 162,960
  • Dolar 3,9325
  • Euro 4,6364
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 1 °C
  • İzmir 1 °C
  • Adana 5 °C
  • Antalya 11 °C

Ecevit Londra'ya giderken harekat için hazırlık talimatı vermişti

Nahit DURU

16 - 20 Temmuz günlerine gelmeden önce, Kıbrıs'ın geçmişini anımsayalım.

1571’de 2. Selim döneminde Osmanlı İmparatorluğunun egemenliği altına giren Kıbrıs, 1877-1878 yıllarında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında “93 Harbi” olarak bilinen savaşın sonunda İngilizlere  kiralanmış, buradaki hükümranlık hakkı 300 yıl sonra Birleşik Krallığa geçmişti.  

1914’de I.Dünya Savaşı’nın patlak vermesinin ardından, Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere’nin bulunduğu İtilaf devletlerine karşı Almanya, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’ndan oluşan Müttefik devletler safında savaşa girince, Birleşik Krallık 5 Kasım 1914’de Kıbrıs’ı ilhak edecek, Osmanlı İmparatorluğu da bu oldu bitti karşısında çaresiz kalacaktı. 

Birleşik Krallık, 2. Dünya Savaşı’nın ardından  adanın yönetimini, Birleşmiş Milletlerin ulusların kendi kaderlerini tayin etme hakkı kararı kapsamında, Kıbrıslılara bırakacak, şubat 1959'da imzalanan Londra ve Zürih anlaşmaları ile iki milletli Kıbrıs devleti kurulacaktı. 

Kıbrıs Türk'lerinin bir eli yağda, bir eli balda olanlar, Rumlarla ortaklık oluşturarak, bankalar, büyük şirketler kurmuşlardı.

Bu tarihten sonra, Rumlar Enosisi gerçekleştirmek için her türlü yolu deneyecekti. Makarios, Türklerin adayı terketmeleri için büyük bir gayret gösterecekti. Makarios bununla yetinmeyip, 1963-64 ve 1967'de yapılan katliamları destekleyecekti. Ne var ki, bu katliamlar karşısında Türk hükumetleri Kıbrıs'a müdahale edemeyecekti. Süleyman Demirel yıllar sonra, çıkartma yapacak gemimiz olmadığını, bu nedenle Kıbrıs'a müdahale edilemediğini söyleyecekti. 

1974 Temmuz ayına gelelim. 

16 Temmuz 1974'ten başlayarak, Başbakan Bülent Ecevit ile Dışişleri Bakanı Turan Güneş'in diplomasi trafiği, Türkiye'nin istediği sonucu getirmeyecekti. ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger, Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco, ABD Büyükelçisi Macommer, İngiltere Başbakan'ı Harold Wilson, İngiltere ve Yunan Dışişleri bakanları ile yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.

Dönemin Başbakanı Ecevit, Arayış'ın Yazıişleri müdürlüğü görevini yaptığım dönemde çıkartma gününü ve öncesini bir sohbet sırasında anlatmıştı.

Notlarımdan aktarayım. 

MGK ve bakanlar kurulu toplantılarının ardından Bülent Ecevit, Türkiye ve Yunanistan'la birlikte garantör olan İngiltere yetkilileri ile görüşme yapmak üzere 17 Temmuz İngiltere’ye gidecekti. 

Başbakan Bülent Ecevit, İngiltere’de Başbakan Wilson ve Dışişleri Bakanı Callaghan’la görüşecek, fakat tüm önerilerine olumsuz yanıt alacaktı.

Gerçi Ecevit, Londra'ya gitmeden önce, Genelkurmay’dan harekât için hazırlık yapılmasını istemişti. 

Bu arada Makarios'un Kıbrıs Cumhuriyeti'nin yasal lideri kabul edildiği BM Güvenlik Konseyi 16 - 17 Temmuz’da toplanacaktı. Cumhurbaşkanı Makarios, sanki Türklere karşı asimilasyon uygulamamış, Rumlar tarafından katledilmelerine seyirci kalmamış gibi, Kıbrıs'ın bağımsızlığının ortadan kaldırıldığını ve Kıbrıs halkının - Türkler de dahil - hayatının tehlikede olduğunu Güvenlik Konseyi üyelerine anlatacaktı.

Ecevit Türkiye'ye döndükten sonra, bakanlar kurulunu toplayacak gelişmelerle ilgili bilgi verecek, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Semih Sancar, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Eşref Akıncı, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Emin Alpkaya ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Kemal Kayacan ile de hazırlıklar konusunda görüşmeler yapacaktı.

Ecevit, bu toplantılarda, Deniz kuvvetleri Komutanı Kayacan'ın "Ben Kıbrıs'a kayıkla dahi olsa çıkarım. Önemli olan işin bu tarafı değil. Siz siyasi olarak Türkiye’nin haklılığını anlatabilecek ve bizi destekleyebilecek misiniz?” dediğini hiç unutamadığını da aktarmıştı.

Bülent Ecevit ve Dışişleri Bakanı Turan Güneş Kıbrıs Barış Harekatından bir kaç saat önce Türkiye ile Yunanistan arasında arabuluculuk rolü üstlenen, ABD’nin Dışişleri Bakan Yardımcısı Joseph Sisco ile yaptığı görüşmede ABD Büyükelçisi Macomber da  hazır bulunacaktı.

Bu görüşmeler yapılırken, Türk donanması çıkarma için hazırlanmış, Kayacan'dan gelecek emri bekliyordu. 

Ecevit'e Sisco'un 20 temmuz sabahına doğru ne anlattığını sormuş, özetle şu yanıtı almıştım:

"Sisco, "Sayın Ecevit sizi anlıyoruz. Yunanistan da durumun ciddiyetinin farkında. ABD olarak da, sessiz kalarak, Enosis'in karşısında olduğunu anlatmaya çalıştık. Yunan tarafı her türlü müzakereye açıktır." dedi.

Sisco, ABD dışişleri bakanı Kissenger'in mesajını da iletiyor Ecevit'e:

"Tüm fikirlere açığız. ABD Türkiye'nin her zaman müttefiki olmuştur"

ABD Büyükelçisi Macomber ise, Ecevit'e hümanistliği üzerinden yaklaşacak. "Harekat yapacaksanız bir gün erteleyiniz. Bu yolla hayatları kurtaracağız" diyecekti.

Sisco da,  kendisinin Atina'ya gidip son bir görüşme yapması için Ecevit'i iknaya çalışmış, ancak ne olumlu ne de olumsuz bir tepki alamamıştı.

Ecevit, yalnızca Makarios'un Güvenlik Konseyi toplantısındaki konuşmasını ve Kıbrıs halkının can güvenliğinin tehlikede olduğu söylemini anımsatmakla yetinmişti. 

Sisco ve Macomber, Başbakanlığın arka kapısından gazetecilere görmeden ayrılırken zaman kazandıklarını düşünmüşlerdi.

Ecevit ve Güneş, bakanlar kurulu odasına geçerek, olayı özetleyecekler, sonra, hazırlıkları Genelkurmay Başkanı ile görüştükten sonra, sabaha karşı verilen emirle, Türk donanmasına ait çıkarma gemileri Girne'ye doğru hareket edecekti. aynı saatlerde Türk hava kuvvetlerine ait jetlerin korumasında paraşütçü birlikleri de Kıbrıs'a inmeye başlayacaktı.

Tarih 20 Temmuz 1974'ü gösterirken, Kıbrıs harekatı başlamıştı ve artık dönüşü yoktu...

Harekat başladıktan sonra, başbakanlığa kimler çağırılacak, siyasi parti liderleri ne diyecekti?

Son bölümde bu sorular yanıt bulacak. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)