• BIST 102.270
  • Altın 149,552
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 20 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

Ecevit Lozan hakkında ne söylemişti?

Nahit DURU

AKP'li eski Meclis Başkan'larından Mehmet Ali Şahin açıklama yapmış... " Sayın Cumhurbaşkanı'mız onu söylemek istemedi" gibilerinden.

Bir defa, Şahin hangi sıfatla bu açıklamayı yaptığını açıklamalıdır. Bir de Başbakanlığı döneminden beri, Erdoğan bir şeler söylüyor, sonra birileri, " onu demek istemedi" diye ortaya çıkıyor.

Akif Beki'nin danışmanlığından beri böyle geliyor. 

Sanki Erdoğan'ın tercümana ihtiyacı var. 

Erdoğan gündemi değiştirmek istiyorsa, başka bir konu bulsaydı da yetkili yetkisiz siyasiler, düzeltmeye kalkmasalardı.

Lozan konusunda, Erdoğan gibi düşünenlere eski Başbakan'lardan Bülent Ecevit yıllar önce yanıt vermiş.

Nasıl mı...
12 Eylül döneminde ARAYIŞ dergisini çıkartıyorduk. Ecevit yasaklıydı, ancak kimi konularda uzman görüşleri ile arada bir yazı yazıyordu.

Lozan konusu da öyle gelişti. 

Eski Dışişleri Bakanlarından, Devletler Özel Hukuku profesörü Gündüz Ökçün'ün katkıları ile  Bülent Ecevit tarafından Lozan Antlaşmasının 58'inci yıldönümünde bir yazı kaleme alındı.

Günümüzde birilerinin beğenmediği, eleştirdiği, ülkenin yararına olmadığını iddia ettiği Lozan Antlaşması konusunda Ecevit, Arayış dergisinin 22'nci sayısına imzasız şu yazıyı yazdı:

"...Bu antlaşma, en başta Birinci Dünya Savaşında yenik düşen Osmanlı İmparatorluğunun Devletler tüzesinden ( devletler hukukundan) silinmesini belirleyen uluslararası bir belgedir.
Daha da önemlisi, bu antlaşma, Türk Ulusunun, Türklerin anayurdunu aralarında paylaşmak için anlaşmış devletlere ( itilaf devletlerine ) karşı Mustafa Kemal önderliğinde verdiği Kurtuluş Savaşının İsmet Paşa başkanlığındaki Türk heyetinin diplomasi anlamında ulaştığı başarıyla perçinlenmesidir.

... Lozan'da Türk'ün yenilmezliği, bağımsız yaşayacağı iyice anlaşılmış; yüce bir ulus olduğu ve tüm ulusal hakları devletlerince tanınmıştır."

Ecevit yazısının önemli bir bölümünde Lozan antlaşmasının başladığı günden, kesintiye uğramasına ve sonuçlanmasına ilişkin gelişmeleri özetledikten sonra şöyle sonlandırıyordu yazısını:

" Lozan Barış Antlaşmasında, özet olarak Bulgaristan, Yunanistan, Suriye sınırları çizildi, kapitülasyonlar kaldırıldı. Osmanlı borçları, İstanbul ve Boğazlar sorunları ile Musul konusu, azınlıklarla ilgili anlaşmazlıklar çözüme kavuşturularak 24 Temmuz 1924 günü Lozan'da imzalandı.

Antlaşmanın tüzesel - hukuki - değeri büyüktür. Anadolu'da yeni bir Türk devletinin Devletler Tüzesinde yerini almasını, kazanılan Kurtuluş Savaşı utkusunun füzeye yansıyan değerinin biçimlenmesini sağlamıştır. 

Bundan başka, Lozan Antlaşması TBMM hükümetinin yeni bir Türk devleti kimliğinde tanınması ve Devletler Tüzesinde alanında ilk kez bayrağını çektirmesi, Kurtuluş Savaşında gücüyle aldığı Hakkı, Lozan'da yüze gücüyle tamamlamasıdır. 

Bu onurlu utkuları bizlere armağan eden, Mustafa Kemal Paşa'yı, İsmet Paşa'yı ve arkadaşlarını saygı ile anmak ulusal borcumuzdur." 

Ecevit böyle yazmış. "Atatürk, İnönü ve arkadaşlarını saygı ile anmak ulusal borcumuzdur" demiş.

Ancak, devletler hukukunu bilmeyenlerin, özellikle de Lozan'ın, "Birinci Dünya Savaşında yenik düşen Osmanlı İmparatorluğunun Devletler tüzesinden ( devletler hukukundan) silinmesini belirleyen uluslararası bir belge" olmasını hazmedemeyenlerin, Osmanlıcılık oynayanların, bu antlaşmayı karalamaya çalışmaları normal değil mi?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)