• BIST 101.090
  • Altın 200,828
  • Dolar 4,7878
  • Euro 5,6116
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 25 °C

Edebiyatçılar 27 Mayıs'ı nasıl karşıladı?

Edebiyatçılar 27 Mayıs'ı nasıl karşıladı?
Tahir Şilkan, 27 Mayıs devriminin Türk edebiyatında nasıl yansıdığını 7 bölümlük bir yazı dizisi olarak ABC Kritik için kaleme aldı.

Tahir Şilkan
14 Mayıs 1950'de tek başına iktidara gelen Demokrat Parti, iktidar yıllarında giderek baskıcı bir yönetime yönelmesi, basın özgürlüğü ve akademik özgürlüğü yok sayması, Meclis'te kurduğu Tahkikat Komisyonu aracılığıyla yargı yetkisini ele geçirerek muhalefet partisi olan CHP'yi ve aydınları sindirmeye çalışması, Vatan Cephesi kurmak ve hergün radyodan bu cepheye katılanların isimlerini yayınlamak suretiyle halk arasında cepheleşmeyi kışkırtması, kardeş kavgasının önünü açması gibi nedenlerle 27 Mayıs 1960'ta Silahlı Kuvvetler içerisinde kurulan, çoğunluğunu yüzbaşı rütbesindekilerin oluşturduğu komite’lerin örgütlediği bir askeri harekât sonucunda iktidardan uzaklaştırıldı. 

27 Mayıs’tan sonra cumhurbaşkanı Celal Bayar, başbakan Adnan Menderes ve DP bakan ve milletvekilleri tutuklanarak Yassıada’da Yüksek Adalet Divanı’nda yargılandılar ve çeşitli cezalara çarptırıldılar.   

İktidarı devirdikten sonra Orgeneral Cemal Gürsel yönetiminde Milli Birlik Komitesi’ne devreden ve kısa süre içinde bir Kurucu Meclis oluşturarak 1961 Anayasasının hazırlanmasını ve halkoyuna sunulmasını sağlayan 27 Mayıs Harekâtı yakın tarihimiz açısından önemli bir kavşaktır. 61 Anayasası’nın demokratik niteliği TİP gibi sosyalist bir partinin kurulabilmesi ve Meclis’e girerek emekten yana mücadele edebilmesinin yolunu açmıştır. Yine Senato ve Millet Meclisi’nden oluşan çift meclisli parlamento düzeni, üniversite özerkliği, sendikal özgürlükler, 60’lı yılların toplumsal uyanışında etkili olmuştur.

1980 12 Eylül Darbesi kaldırıncaya kadar, bu tarihi olayın yıldönümü tatil ilan edilmiş ve 27 Mayıs Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak kutlanmıştır.

10 yıllık Demokrat Parti iktidarını deviren 27 Mayıs Askeri Harekâtı’nın zamanında ve sonrasında, nasıl nitelendirildiğine ilişkin edebiyat cephesinden bazı değerlendirmeleri bilginize sunmak istiyorum. Bu konuda yapılacak ilk tespit, 27 Mayıs'ın sanatçı ve yazarların büyük çoğunluğunca sevinç ve coşkuyla karşılanmış olduğudur. Süreç içerisinde, 27 Mayıs'ı başlangıçta coşkuyla karşılayanların önemli bir kısmının, daha sonra ”27 Mayıs Askeri Darbedir.” nitelemesini benimsediği ve yazılarında kullandığı görülmüştür. 

 ”27 Mayıs Askeri Darbedir” nitelemesi en yaygın değerlendirmeyi ifade etmektedir. Ancak, 27 Mayıs'ı “askeri darbe“ olarak niteleyen pek çok sanatçı ve yazarın, 12 Eylül'ü yaşayıp gördükten sonra, 27 Mayıs değerlendirmesini değiştirerek  27 Mayıs'a  ”hoşgörü” göstermeye başladıkları görülmektedir. 

 ”Sol” cepheden 27 Mayıs'a “hoşgörü” değerlendirmesi artarken, liberal, sağcı, gerici cephenin giderek artan bir dozda 27 Mayıs'a yönelik tepkiyi artırdığı, 27 Mayıs'ta 10 yıllık iktidarı son bulan Menderes'in “Demokrasi şehidi, kahramanı” sıfatlarıyla yüceltildiği, askeri müdahaleler içerisinde de en büyük eleştirinin 27 Mayıs'a yapıldığı görülmektedir.

“27 Mayıs İhtilali”, bu nitelemeyi yapanların çoğu 12 Eylül'ü de “ihtilal” olarak nitelendiren bir dil kullanmışlardır. 

27 Mayıs'ı “Devrim” olarak niteleyenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çoktur. “Devrim” nitelemesi yapanlar, Ordu'nun Cumhuriyetin, Atatürk devrimlerinin koruyucusu ve savunucusu olduğunu, 27 Mayıs öncesinde Atatürk ve Cumhuriyete yönelik tehditlerin en üst düzeye ulaştığını ve Ordu'nun bu durumda Cumhuriyeti korumak için harekete geçtiğini ifade etmektedirler.

“27 Mayıs Askeri Müdahalesi” bir başka nitelendirmeyi ifade eder. “12 Mart, 27 Nisan muhtıraları” İkincisi E-Muhtıra olarak nitelenir. Bir de 28 Şubat var.

27 Mayıs sonrasında; Albay Talat Aydemir'in başarısız olan askeri müdahale girişimlerini de saymak gerekir. Siyasete son 56 yıl içinde 7 kez “askeri müdahalede” bulunulduğunu söyleyebiliriz. 

 27 Mayıs Askeri Müdahalesi pek çok yönden diğer Askeri müdahalelerden ayrılır. Öncelikle askeri müdahalelerin ilkini oluşturur. Emir komuta zinciri içinde değil, düşük rütbeli subayların ordu hiyerarşisi dışında örgütlenmeleriyle yapılmıştır. 

Yazarlarımızın burada aktarmaya çalışacağımız 27 Mayıs değerlendirmeleri süreci daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır diye düşünüyorum.

TURAN EMEKSİZ’İN ŞİİRİNİ YAZAN ENVER GÖKÇE

"Senin emekçin olaydım

  Şen olası türküsü

  Dost kokusu, dost selamı Türkiye"

Şair Enver Gökçe’nin zindanlardan, sürgünlerden kurtardığı ve bize kalan dizeleri arasındadır. 1920 Erzincan doğumludur. Tüm öğrenim hayatı Ankara'da geçen Enver Gökçe, Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi, Türkoloji bölümünü bitirmiştir.

Enver Gökçe genç yaşta devrimci mücadele içerisinde örgütlü biçimde yer almış, bunun bedelini de çok ağır bir biçimde ödemiştir. Edebiyata genç yaşlarında ilgi duymuş ve şiir yazmaya başlamıştır. 

Enver Gökçe Eğin'lidir. Fakülte bitirme tezi, "Eğin Türküleri" üzerinedir. Şiirleri, yazılışlarının üzerinden otuz yıla yakın zaman geçtikten sonra "Dost Dost İlle Kavga" kitaplaşmış ve geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. 70’lerde yazdığı, tek sözcüklük dizelerden oluşan şiirleri ise "Panzerler Üstümüze Kalkar" kitabını oluşturmuştur.

Enver Gökçe, hapishaneyle öğrencilik yıllarında tanışmış, üniversiteyi bitirdikten sonra yalnızca bir yıl Kredi Yurtlar Kurumu'nda memur olarak çalışabilmiştir. 1951 TKP Tevkifatında tutuklanmış ve ağır işkencelerden sonra uzun yıllar hapishaneye kapatılmıştır.  Tüm yaşamı acılar, sürgünlerle geçmiştir. 1981 yılında Ankara Seyranbağları Huzurevi'nde yaşamını yitirmiştir.

28 NİSAN’IN ŞİİRİ

Demokrat Parti'nin iktidarında, 1951 yılında İstanbul Tevkifhane'sinde tabutlukta işkence gören, zulümle karşılaşan Enver Gökçe, 1960'a kadar olan yıllarda cezaevi ve sürgünlerle geçen bir hayat yaşamıştır. 27 Mayıs öncesi günlerde, İstanbul sokaklarında, Beyazıt Meydanı'nda, Adnan Menderes'e karşı yapılan gösteri ve mitinglere katılan Enver Gökçe, Turan Emeksiz'in polis kurşunuyla yaşamını yitirdiği 28-29 Nisan gösterilerinde yer aldığını, Turan Emeksiz şiirini o günlerde yazdığını ifade etmektedir.

“Bir yürüyüş eylediler sabahtan

Ilgıt ılgıt kan gidiyor loy loy!
Dayan dizlerim dayan!
Ağla gözlerim ağla!
Namlu puşt olmuş, at ayağı puşt
Yine düşman elindeydi vatan

Vay anam vay!
Bu belalı başınan
Kime ne diyem
Nerelere gidem
Ya derdime derman,
Ya katlime ferman

28
Nisandı
Yavri
Hey!
Ham
Meyvayı
Kopardılar
Dalından.”

KÖYDE RADYODAN DUYULAN 27 MAYIS

Enver Gökçe, banda kaydedilen anılarında, 27 Mayıs öncesi günlerde bir gün evinden alınarak Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğünü, tutuklandığını, sonra sıkıyönetim bölgesi dışında, kendi istediği bir yere sürgün gitmek koşuluyla serbest bırakıldığını anlatır. Biraz nefes alabilmek için memleketine, Kemaliye’deki Çit köyüne gider. 

 27 Mayıs'ı devrim olarak değerlendiren Enver Gökçe, "Köyün radyosundan devrimin yapıldığı okundu. Menderes'in de yakalandığı duyuruldu. Bundan sonradır ki, şuraya buraya sürgün edilen arkadaşlar da özgürlüklerimize kavuştuk. Böylece ikinci sürgün de bitince hayat kavgasının içinde yer aldık" diyor.

27 Mayıs sonrası yıllarda da güç bela bulduğu, geçici bir süre için olsun çalışarak ekmek parasını kazandığı işlerden "sakıncalı" olması nedeniyle sık sık çıkartılır. Yazdığı çocuk kitaplarını ve çevirdiği kitapları takma isimlerle yayınlar. Enver Gökçe, Demokrat Parti'nin iktidar yıllarının bir özetini "Meri Kekliğim" şiirinin son dizelerinde yapar:

"Kore dağlarında tabakam kaldı

   Mapus damlarında özgürlüğüm

   Hey meri kekliğim

   Yeter çektiğim."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Seçimlerde Kürt denklemi13 Mayıs 2018 Pazar 16:55
  • Parti sözcülerimize öneriyorum…13 Mayıs 2018 Pazar 08:58
  • Orta Doğu’da kovboy diplomasisi...09 Mayıs 2018 Çarşamba 07:44
  • Bir soygunun hikayesi: GSS08 Mayıs 2018 Salı 16:55
  • Kitap Eleştirisi: Bora Abdo - Öteki Kışın Kİtabı08 Mayıs 2018 Salı 13:57
  • Bugün herkesten beklenebilecek olan nedir?08 Mayıs 2018 Salı 13:11
  • Abdullah Gül'ün imzaladığı mektup02 Mayıs 2018 Çarşamba 10:25
  • Başka bir toplum mümkün29 Nisan 2018 Pazar 18:53
  • 24 Haziran’a doğru: Muhalefet ne yapmalı?23 Nisan 2018 Pazartesi 17:00
  • Fethullahçı bir Amerikan Uşağının Hikayesi15 Nisan 2018 Pazar 17:00
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)