• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 16 °C

Edebiyatımızda 15-16 Haziran Direnişi; Hulki Aktunç‏

Edebiyatımızda 15-16 Haziran Direnişi; Hulki Aktunç‏
Devrimci bir dalganın doğmasına yol açan 15-16 Haziran Direnişi edebiyatımıza doğrudan yansımıştır. 15-16 Haziran işçi direnişini konu alan şiir ve yazılardan örnekler vereceğimiz yazı dizimizde anlatılan son isim Hulki Aktunç‏

Tahir Şilkan

Hulki Aktunç, roman, öykü, şiir, deneme kitaplarının dışında, on yılı aşan bir emek vererek hazırladığı "Büyük Argo Sözlüğü" ile edebiyatımızda iz bırakmış  yazarlardandır. 1949 İstanbul doğumlu olan Hulki Aktunç, 2011 yılında İstanbul'da yaşamını yitirmiştir.

Askeri okullardaki eğitiminin ardından Hukuk Fakültesine devam etmiş ancak eğitimini tamamlamamıştır. Roman, öykü ve şiir dallarında önemli edebiyat ödüllerini kazanmış bir yazar olarak, kendine özgü bir edebiyat dili yakalamıştır. İki öyküsü, filme dönüştürülmüştür: “Aşka Kimse Yok” (yönetmen Osman Sınav), “Bir Yer Göstericinin Hayatı” (yönetmen Tülay Eratalay).

Hulki Aktunç, 15-16 Haziran direnişini ''Kurtarılmış Haziran" başlıklı öykü kitabının, "Beyoğlu'nun Kirli Tarihi" adını taşıyan öyküsünde hikaye eder.

 Hulki Aktunç, Beyoğlu'nun, Galata'nın geçmişten bu yana banka ve bankerlerin yönetim merkezleri olduğuna dikkat çektiği öyküde, finans kapitalin kirlettiği Beyoğlu'nu " temizleyecek güç" olarak nitelediği işçilerin Beyoğlu'na da gelmesini arzulayan bir anlatı ortaya koyar.

 " şimdi uzaktalar, köprüdeler, Ankara yolundalar, Londra asfaltındalar, Sanayi Mahallesinin oralardalar..."

Hulki Aktunç, Cağaloğlu-Eminönü yoluyla Köprüye ulaşan işçilerin birleşmesini engellemek için köprüleri açanların da işçi olduğu gerçeğine dikkat çeker.:

 "Aralarında buyruk alıp köprüleri açanlar da vardı."

Hulki Aktunç öyküsünde çeşitli semtlerden yürüyüş başlatan işçilerin birleşme çabasını anlattığı satırlarda, çatışmada ölen işçilerin isimlerini de yazarak sürdürür:

" Ayazağa yolunda da 3 bin kadar işçi vardı. Zincirlikuyu yönünde yürümeye başladılar. Oradaki polis ve asker barikatını yararak Şişli'ye yöneldiler. Ama  Şişli'nin surları vardı. O, Beyoğlu'nu korur.

 Bakırköy ve çevresinden binlerce işçi Ömüryoğurdu önünde toplandılar. Orada büyük sapaklar vardır. Onlara şiddetli ihtarlar yöneltildi. Ama Bakırköy'e yine de yürüdüler. Türlü yönlere dağıldılar. Silahtarağa çevresindeki fabrikalardan bir çok işçi çıktı. Eyüp yolunu izledi. Taşlıtarla alanına geldiklerinde onlara çok kişi katıldı. 7 binden fazla oldular.Alibeyköy üzerinden Silahtarağa'ya döndüler. Bir kazan fabrikasının önünde olaylar oldu. Polis Yusuf Kahraman ile ile işçi Yaşar Yıldırım, Mehmet Gıdak ile lokantacı Abdurrahman Bozkurt öldü. Hastahaneye kaldırılmış olan  işçi Mustafa Bayram da öldü..."

Hulki Aktunç, İstiklal Caddesi, Beyoğlu'nun önemi vurgulayarak öyküyü bitirir.

" Gerçi Cadde-i Kebir hiçbir zaman iş dünyası olmadı ama buradan çok şey yöneltildi. Ankara bilem buradan yönetildi. Ya Duyun-u Umumiye, ya Union Française, ya Osmanlı Bankası nereden yönetildi? Ya altın sesleri içinde öksüren İgnace Corpi'nin oturmak için yaptırdığı saray yavrusuna Amerikan Büyükelçiliği ne zaman taşındı..."

 Hulki Aktunç öykünün başında sorduğu "Buraya gelebilecekler mi?" sorusunu yeniden sorar.

Emeğin ve Umudun Şairi Sennur Sezer,  bu yazı dizisini hazırlarken geniş ölçüde yararlandığımız,"68'in Edebiyatı Edebiyatın 68'i" başlıklı inceleme kitabında; 15-16 Haziran başlıklı bölümde, Hulki Aktunç'un öyküsünü anlattığı bölümü tamamlarken "Buraya gelebilecekler mi?" sorusunun yanıtını verir.

15-16 Haziran Direnişini anlattığımız yazıları, Sennur Sezer'in 68'in Edebiyatı Edebiyatın 68'i  kitabındaki sözleriyle tamamlayalım. 

" Beyoğlu kirlenmişliğiyle, merakla bekler. Buraya gelebilecekler mi? Gelirlerse tüm ezilenler katılacaklardır onlara. Ama gelmezler/ gelemezler."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • TEOG bahane oyun şahane! (1)28 Eylül 2017 Perşembe 13:36
  • Orhan Kemal (4)28 Eylül 2017 Perşembe 10:03
  • Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı?27 Eylül 2017 Çarşamba 22:01
  • Orhan Kemal (3)27 Eylül 2017 Çarşamba 00:01
  • Orhan Kemal (2)26 Eylül 2017 Salı 07:07
  • Akrep sahibine döndü: AKP kendi cihatçısıyla savaşacak!25 Eylül 2017 Pazartesi 11:47
  • Orhan Kemal (1)25 Eylül 2017 Pazartesi 11:26
  • Kalkıp göç eyleyeli 32 yıl oldu ama... Ruhi Su’nun sesi bugüne nasıl ulaştı?20 Eylül 2017 Çarşamba 17:00
  • Tarık Akan'a gecikmiş bir veda yazısı16 Eylül 2017 Cumartesi 13:39
  • Hudutların Kanunu / Lütfi Akad Yılmaz Güney'i ve Sinamasını anlatıyor-416 Eylül 2017 Cumartesi 13:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)