• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 2 °C
  • Ankara -7 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 11 °C

Emel Anne umudumuz için koşuyor…

Gaffar Yakınca

Acısı, matemi bol bir ülkeyiz. Bizim bize ettiğimizi belki el oğlunun en zorbası gelse yapamaz. Bunun için acıyı tanırız, zulmü, zorbalığı biliriz. Masumların, günahsızların kanıyla yıkanmış bir toprağın çocukları olarak en trajik olaylara bile bir miktar hazırlıklıyızdır.

Ancak yaşamın orta yerinden bazen öyle şiddetli, öyle sarsıcı hadiseler fışkırır ki tarihin bütün acılarını bir çırpıda silip tam yüreğimize oturur. Zulmün hainliği öyle kesif, öyle alçakça çöker ki üstümüze, bir kuru lokma tıkanmış gibi boğamıza soluksuz kalırız. 

Gezi günlerinde bir akşam, Eskişehir’de bir ara sokakta tekme ve yumruklarla öldürülen kardeşimiz Ali İsmail’in öyküsü de böylesi bir acıdır işte. Unutmamak gerekir, ama unutmak isteseniz bile başaramayacağınız denli ağır bir yaradır. Bir gün toplumsal bir hafıza kaybı yaşasak, şu üç beş yılda yaşadıklarımızın tamamanını unutsak bile emin olun onun adı, onun hatırası ilk günkü elemle yerli yerinde kalır. 

Çünkü Ali İsmail, tarihimizde az görülür türde bir alçaklıkla öldürülmüştür. Silahsız, masum bir gençtir. Pek çoklarımızın onun yaşlarında çocukları, kardeşleri var, Ali İsmail de işte sevgiyle, umutla, aşkla baktığımız o masum yüzlerden biridir. Ay parçası, pırıl pırıl bir fidandır; vahşice kırılmış, hoyratça yaşamdan sökülmüştür.

Ali İsmail’in katilleri bellidir. O ilk çelmeyi takandan, son tekmeyi atana, hastaneye almayıp kapı önünde bekletenden, o emirleri verene, onları televizyon ekranlarından savunanlara kadar hepsi isim isim bellidir. Bu cürmü tüm kutsal kitapların lanet edeceği türde bir fenalıkla, insan soyunun en rezil haline örnek olacak bir nefretle işlemişlerdir. Asla unutulmayacak, asla bağışlanmayacak bir suçtur bu, çünkü Ali İsmail’in şahsında öldürmek istedikleri bütün bir yurdun kurtuluş ümididir. Ali İsmail’in canına kast ederken şu topraklarda iyinin, güzelin, umut etmenin adına ne varsa onu öldürmek istemişledir. 

Üzerinden bunca zaman geçti, adı anılınca hala gözlerimiz doluyor. Babalarımız, dedelerimiz her dua edişlerinde hala onun adını anıyor, kocamış analarımız hala onun katillerine ilenip gözyaşı döküyor. Ali İsmail bu halkın öz evladıydı, bunun için matemi bizim için artık Yas-ı Kerbela derekesindedir. 

Bu acı bizim için böyle iken bir düşünün öz anası için nasıldır? Yıkılması, kırılması, yok olup gitmesi gerekirdi değil mi anasının? Böyle olsa bizler pek yadırgamazdık, katilleri de sevinirdi şüphesiz. Ancak öyle olmadı. 

Nasıl ki Ali İsmail insan sevgisiyle, cesaretiyle ve masumiyetiyle gençlerimize örnek oluyorsa, anası Emel anne de acıyı göğüsleyişiyle, kötülüğe direnişiyle analarımıza örnek oluyor. Ali İsmail’i öldürerek yok etmek istedikleri umudumuzu, gelecek güzel günlere olan inancımızı yaşatmak için çalışıyor. Emel anne her gün tüm dünyaya örnek olacak, bu çoğrafyada gördüğümüz tüm yas pratiklerini alt üst edecek bir destan yazıyor. 

Biliyorsunuz, Ali İsmail’in katledilmesinin ardından ailesinin girişimi ile Ali İsmail korkmaz Vakfı (ALİKEV) adında bir vakıf kuruldu. Ali İsmail’in “düşlerindeki özgür dünyayı” yaratmak için çalışmaya koyulan vakıf bugün 52 öğrenciye burs verecek noktaya geldi.

Şimdi de Emel Korkmaz, daha çok öğrenciye burs verebilmek için İstanbul Maratonunda koşmaya hazırlanıyor. Evet yanlış duymadınız, 50 yaşında bir kadın, gencecik yavrusunu zalimlere kurban vermiş bir anne, ağlayıp dövünmek yerine oğlu gibi gençler okuyabilsin diye maraton koşuyor. 

Eski bir uzun mesafe koşucusuyum, maraton koşmak ne demek çok iyi bilirim. Haftalarca aylarca hazırlanmanız ve buna gerçekten inanmanız gerekir. Kırk küsur kilometrelik bu koşuyu bitirebilmek dahi bir başarı sayılır. Elli yaşında bir kadın sırf spor olsun diye bile bu işe soyunsa takdir edilmesi gerekir, hele böylesi bir ruhla, böylesi bir amaçla buna kalkışmak… İnanın bu yüksek kişiliği, bu azmi, bu yüce inancı tarif edecek övgü sözcüğü bulamıyorum…

Emel anne koşuyor, sadece oğlunun anısı için değil, bizim geleceğimiz için de koşuyor. O halde bizim de boş durmamamız gerekir. Bağış yaparak, bağış toplayarak, koşuya katılarak onun adımlarına adım katalım. Unutmayalım, kazananlar ancak ve ancak mücadele edenlerdir. 

Emel Korkmaz’ın koşusuna ve ALİKEV’e destek olmak için aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz :

https://ipk.adimadim.org/kampanya/CC9584

http://alikev.org/adimadim/

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.