• BIST 108.953
  • Altın 144,293
  • Dolar 3,4840
  • Euro 4,1157
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C
  • İzmir 29 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

Emine Erdoğan 15 Temmuz gecesini ilk kez anlattı

Emine Erdoğan 15 Temmuz gecesini ilk kez anlattı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını ilk kez ABD'de anlattı. Erdoğan, “Türkiye’ye demokrasi karnesi verenler, milletimizin mücadelesini görmezden geldi” dedi.

New York’ta düzenlenen ‘Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi’ panelinde bir konuşma yapan Emine Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimine bazı ülkelerin sessiz kalmasını eleştirerek, “Böyle zamanlarda, düşmanlarınızın ne yaptığından çok, dostlarınızın ne yaptığı önem kazanır. Nitekim dost bildiğimiz bazı ülkeler, bu açık darbe girişimini kınamakta dahi çekimser kalmışlardır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 71. Genel Kurul Toplantısı’na katılmak üzere gittiği Amerika Birleşik Devletleri ziyaretine refakat eden Emine Erdoğan, New York’ta Türkiye İş Kadınları Derneği’nin (TİKAD) düzenlediği, ‘Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi’ paneline onur konuğu olarak katıldı. Harvard Club’da gerçekleştirilen toplantıyı akademisyen, gazeteci, iş kadınları ve iş adamları izledi.

ADP Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Ahu Yıldırmaz, Dünya Kadınlar Genel Konseyi Kurucusu Dilshad Dayani, Hürriyet Gazetesi Yazarı Fikret Bila, KALE Group Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ve CNN Türk Programcısı Hande Fırat’ın panelist olarak katıldığı toplantının moderatörlüğünü, William Newman Gayrimenkul Başkanı ve CUNY-Baruch College öğretim üyesi Yıldıray Yıldırım yaptı.

‘FARKLILIKLAR DEMOKRASİMİZİN BESLENME KAYNAĞI’

Panelin açılışında bir konuşma yapan Emine Erdoğan, dünya siyasetinin, çok önemli dönemeçlerden geçtiğini ifade etti. Amerika Birleşik Devletleri’nin seçimlere hazırlandığına dikkat çeken Emine Erdoğan, Amerikan toplumu için de siyasetin öncelikli gündem maddesi haline geldiğini belirterek yaklaşan seçimlerin, Amerikan toplumuna hayırlar getirmesini diledi.

Emine Erdoğan, Ortaçağ’ın büyük sosyoloğu İbn Haldun’un ‘Coğrafya kaderdir’ şeklindeki sözlerini hatırlatarak şöyle devam etti, “Gerçekten de, bir ada toplumunda yaşamakla, geniş bozkırlarda yaşamak, aynı şey değildir. Her coğrafyanın alın yazısı farklıdır. Türkiye coğrafyası da, göç yolları üzerinde bulunmanın getirdiği zenginlikleriyle, insanlık tarihinin en müstesna tecrübesini taşımaktadır. Bugün üzerinde yaşadığımız topraklar, pek çok modern ülkenin de ilgi alanına girmektedir. Zira 40’dan fazla ülke, kendi tarihini yazmak için, bizim arşivlerimizi kullanmak durumundadır. Farklılıkların bir arada yaşaması, Türkiye’de sentetik bir olgu değildir. Binlerce yıllık tarihsel tecrübeye dayanmaktadır. Bu yönüyle, modern demokrasimiz için de, doğal bir beslenme kaynağıdır.” Erdoğan, “Böylesine zengin bir geçmişi, ancak paylaşımcı bir demokrasi anlayışı ile taşıyabileceğimize inanıyoruz. Bu duygu, milletimizin tüm fertlerinde mayalanmıştır” şeklinde devam etti.

‘BİR MİLLETİN DEMOKRASİ YOLCULUĞU’

Güncel gelişmelere bakarak, ‘Türkiye’de neler oluyor’ sorusunun akla geleceğini ifade eden Emine Erdoğan, “Türkiye’de yaşanan, bir milletin demokrasi yolculuğudur. Bu öyle bir yolculuktur ki, Türkiye Cumhuriyeti’ni, kuruluşunun 100. yılında, vesayetlerden arınmış, her açıdan güçlü bir ülke olmaya hazırlamaktadır. Yoldaki bozuk satıhlar zaman zaman bizleri sarssa da, bazen birileri menzile varmamızı engellemek istese de, motive olduğumuz temel mesele, budur. 2023’te, ekonomisiyle ve demokratik kazanımlarıyla, yaşadığımız coğrafyanın hakkını verecek bir noktaya varabilmektir” dedi.

Emine Erdoğan, Türkiye’yi yakından takip eden dostların demokrasimizi hedef alan darbeler tarihini çok iyi bildiğini belirterek, “Ne yazık ki çeşitli vesayet odakları, her on yılda bir, milletimizin iradesini yok sayan girişimlerde bulunmuştur. Her darbe, ülkemizin enerjisinden çalmış, milletimize yıllar kaybettirmiştir. Ta ki, 15 Temmuz’a kadar… 15 Temmuz darbe girişimi, demokrasi tarihimiz için bir dönüm noktasıdır. 55 yıl önce, kendi seçtiği Başbakan’ın idam edilmesine engel olamayan bir millet, 15 Temmuz’da, mücadelesini bizzat tankların yürümesine engel olarak vermiştir. Bu gelişmenin tesadüf olmadığına inanıyorum” şeklinde konuştu.

‘GENCECİK İNSANLAR SOKAĞA ÇIKTI’

Türkiye’nin 2002’den bu yana, ‘millî iradeyi hâkim kılmak’ felsefesiyle yönetildiğine dikkat çeken Emine Erdoğan şöyle devam etti, “Bu iktidarın, milletten başka hiçbir dayanağı olmamıştır. Bütün yatırımını da, ‘milli irade’ bilincini güçlendirmeye yapmıştır. Yani demokrasiyi, ilmek ilmek dokumuştur. Nitekim 15 Temmuz, bu yatırımın ne kadar değerli olduğunu hepimize göstermiştir. Gencecik insanlar, kadınlar, bir gece yarısı, herhangi bir silahları olmaksızın, sadece bayraklarını alarak, donanımlı tankları durdurmak üzere sokağa çıkmıştır. Burada biraz durup, düşünmenizi isterim. Parlamentoyu bombalayacak, Cumhurbaşkanı’na suikast düzenleyecek kadar gözü dönmüş hainlerin karşısına, sadece bayrağınızı kuşanarak çıkıyorsunuz. Ölümü göze alıyor, hayatınızı ülkenize siper ediyorsunuz.”

‘GÖZLERİMİZDEN KARARLILIĞIMIZ OKUNUYORDU’

Milletin bu tavrının tek başına rasyonel bir akılla izah etmenin mümkün olamayacağını dile getiren Emine Erdoğan, “15 Temmuz gecesi, biz de Cumhurbaşkanımızla birlikte, tepemize bombalar yağdırmak üzere bekleşen F-16’ların arasından geçerek Marmaris’ten İstanbul’a gittik. Yolculuğumuz boyunca, gözlerimizden okunan tek şey, yürüdüğümüz yolun değerine olan inancımız ve kararlılığımızdı. Her ne yaşayacaksak, milletimizle birlikte yaşayacaktık. O gece, tarihe bir demokrasi hareketi olarak geçeceğine inandığım ‘demokrasi nöbetlerine’ karışarak İstanbul’a indik” dedi.

Darbe girişimi sırasında 173 sivil, 63 polis ve 5 askerin hayatını kaybettiğini; 2 bin 194 vatandaşın yaralandığını kaydeden Emine Erdoğan, “Acımız hâlâ taze. Buraya gelmeden önce, bayram vesilesiyle gazilerimizi ve şehit ailelerimizi ziyaret ettik. Ve kendimizi yine milletimizin geniş yüreğinde teselli ettik. Zira bütün acılarımıza rağmen 15 Temmuz’a dair en büyük tesellimiz, ‘milli irade’ mayasının, bu ülkede ne kadar sağlam şekilde tuttuğunu görmek oldu. Bu süreçte, vesayet odaklarına yaşam alanı kalmamıştır” şeklinde devam etti.

‘SÜREÇ İLMEK İLMEK ÖRÜLDÜ’

Vesayet odaklarının çeşitli güç merkezleriyle yaptıkları hain ittifaklarla, Türkiye’yi darbeye hazırladıklarına dikkat çeken Emine Erdoğan, “Son üç yılda Türkiye’de yaşanan olaylara baktığınızda bu konuda sistemli bir gayret olduğunu görürsünüz. Gezi olayları, 1725 Aralık hadiseleri bunun adımlarıdır. 15 Temmuz darbe girişimi itibarıyla, olayları geriye doğru sardığınızda, birilerinin de darbeyi meşru gösterecek süreci ilmek ilmek ördüğünü görürsünüz. Geldiğimiz noktada, şunu kesin olarak biliyoruz ki; 15 Temmuz darbe girişimi, 50 yıldır ülkemizin maddi ve manevi birikimini sömüren Fetullahçı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu konuda hiçbir kuşku yoktur. Örgüt mensuplarının itirafları bunu göstermektedir. Yargı, emniyet ve askerî kurumlardaki FETÖ yapılanması, bunu açık biçimde ortaya koymaktadır” dedi.

‘BAZI DOSTLARIMIZ SESSİZ KALDI’

Panele katılanlarla 15 Temmuz sürecinde yaşanılan büyük bir hayal kırıklığını da paylaşmak istediğini dile getiren Emine Erdoğan, “Yüzlerce insanımızı kaybettiğimiz, binlercesinin yaralandığı, parlamentomuzun bombalandığı bir olayda ne yazık ki, bazı dostlarımız sessiz kalmıştır. Böyle zamanlarda, düşmanlarınızın ne yaptığından çok, dostlarınızın ne yaptığı önem kazanır. Nitekim dost bildiğimiz bazı ülkeler, bu açık darbe girişimini kınamakta dahi çekimser kalmışlardır. Türkiye’ye her fırsatta demokrasi karnesi veren kurum ve kuruluşlar, milletimizin kararlı mücadelesini görmezden gelmiştir. ‘Kim kazanırsa…’ bekleyişi içinde, yarım ağızlı kınamalar yapmış, hatta darbenin kurgu olduğunu söyleyecek kadar ileri gitmişlerdir. Bu akla ziyan yorumların, ölümle burun buruna gelmiş bir milletin hissiyatında neler uyandırabileceğini, vicdanlarınıza bırakıyorum” şeklinde konuştu.

‘LÜTFEN EMPATİ YAPIN’

“Lütfen bir empati yapın. Benzer bir hadise, Birleşik Devletler’de yaşansaydı, mesela Brooklyn Köprüsü tanklarla kapatılsaydı, Amerikan devleti ne yapardı Ya da Capitol binası bombalansaydı, sorumluların tespiti için nasıl bir seferberlik başlatılırdı” diye soran Emine Erdoğan, şöyle devam etti, “Ankara’da, İstanbul’da yaşananlar da bunlardır. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin, Meclisimizin ve önemli devlet kurumlarının bombalanması, film sahnelerinden alınmış görüntüler değildir. Tankların sokaklarda sivilleri ezmesi, F16’ların milletimizin üzerine bombalar yağdırması gerçeğin ta kendisidir.”

Toplantıda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya da bir konuşma yaptı ve 15 Temmuz gecesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaşananları anlattı. ‘Büyüyen Türkiye, Gelişen Demokrasi’ paneline ayrıca Sümeyye Erdoğan Bayraktar, İstanbul Milletvekili Ravza Kavakçı, Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak’ın eşi Şule Kaynak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun eşi Hülya Çavuşoğlu, BM Daimi Temsilcisi Yaşar Halit Çevik’in eşi Nihal Çevik, Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç’ın eşi Sinem Kılıç ve TİKAD yönetim kurulu üyeleri katıldı. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)