• BIST 106.239
  • Altın 161,217
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 12 °C

Erdebil’de Muharrem Belgeseli Üzerine (1)

Erdebil’de Muharrem Belgeseli Üzerine (1)
Batı’nın “profesyonalizmi” mi yoksa Doğu’nun “teklifsiz yardımseverliği” mi diye soruyu formüle edersem, aslında Türkiye’nin nasıl büyük bir kültürel çatışma içerisinde olduğunu da açıklamış olurum. Biz, “teklifsiz yardımseverliği” seçtik ve şükran duyduk

Ali Rıza Özkan

Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem’in 1 ve 10’u arasında Ehlibeyt taraftarı Müslümanlar Hz. Muhammed’in torunu Hüseyin ve ailesinin bugün Irak sınırları içerisinde kalan Kerbala bölgesinde Yezid’in askerleri tarafından katledilmesini lanetlemek ve anmak üzere çeşitli yas törenleri düzenliyorlar.

Alevi Düşünce Ocağı Başkanı Sayın Doğan Bermek ile bir sohbetimize İran’da bulunan Türkmen şehri Erdebil’de düzenlenen Muharrem’in 10. günü düzenlenen yas törenlerinden söz edince ilgimi çekti. Çünkü, Şah İsmail’in liderliğinde Safevi devletinin kuruluşunun da gerçekleştiği Erdebil’deki yas törenleri diğerlerine göre büyük farklılık gösteriyordu. Kökleri Orta Asya’ya kadar uzanan kültürel kodların belirlediği Erdebil’e has törenleri izlemek ve kayıt altına almak için derhal hazırlıklara başladım.

alirizaozkandetaty1.jpg

İstanbul’dan itibaren tüm İranlı yetkililer, düşüncemi açıklayınca çok olumlu yaklaştılar ve gerekli izinlerin sağlanması için kişisel inisiyatif de dahil olmak üzere, yoğun çaba gösterdiler. Yeri gelmişken söyleyeyim ki; Türkiye ve Türkler Batı’da ne kadar “istenmeyen adam” ise, Doğu’da da o kadar hatta daha da fazla sevgiyle karşılanıyor. Türkiye’nin kendi kimliğini bulması için, halklar arası dostluğu yeniden keşfetmesi için yönünü Doğu’ya çevirmesi gerektiğine bizzat tanık olduğumu burada bir kez daha yinelemiş olayım.

İzin işlemleri tamamlanınca, hiç beklemeden görüntü yönetmeni ve deneyimli belgeselci Ozan Turgut kardeşimle birlikte kendimizi ilk Tebriz uçağına attık! İstanbul lokasyonlu ve Erdebil’e en yakın havaalanı Tebriz’di, çünkü. Bizi Tebriz’de karşılayan yerel televizyon yetkilileri çekimlerimiz bitip, yeniden İstanbul uçağına yerleşinceye kadar, büyük bir dostluk ve özveri ile yanımızdan ayrılmadılar. Her isteğimizi yerine getirmek veya sorunumuzu çözmek için gerçekten samimiyetle çabaladılar.

alirizaozkandetaty2.jpg

Batı’nın “profesyonalizmi” mi, yoksa Doğu’nun “teklifsiz yardımseverliği” mi, diye soruyu formüle edersem, aslında Türkiye’nin nasıl büyük bir kültürel çatışma içerisinde olduğunu da açıklamış olurum. Biz, “teklifsiz yardımseverliği” seçtik ve şükran duyduk.

ERDEBİL; VATAN TOPRAĞI!
Şah İsmail’in ve atalarının toprağı Erdebil toprağına ayaklarımız bastığında Muharrem’in 6. günüydü. Güneşli ama deniz seviyesinden 1500 m yükseklikte soğuk bir Eylül akşamı, şehre vardık. Gün kararmaya başlamıştı. Hem yolda sohbet ettiğimiz dostlarımız ve hem de Erdebil’de bizi karşılayan TV yetkililerinden ilk öğrendiğimiz, kentteki Muharrem Matemi törenlerinin bir günlük olmadığıydı.

alirizaozkandetaty3.jpg

Erdebil’de Muharrem Matemi ayın 1’i ila 10’u arasında her gün anılıyordu. Şehrin kurucu 6 mahallesi vardı ve 1-6 Muharrem arasında, isimleri yüzlerce yıldır Tekeli, Koyunlu gibi Türkçe olan bu mahallelerin her biri bir gün şehir sokaklarında geçit alayı ile yas törenini düzenlemekten sorumluydu. Muharrem’in 7. Günü Cuma olduğu için, tüm kent yası ile birlikte ibadeti ile meşgul oluyordu.

Muharrem’in 8. günü ise, merkezde bulunan Serçeşme mescidinden başlayarak, biraraya gelen insanlar Haz. Hüseyin ve beraberinde katledilen Eylibeyt evlatları için mersiyeler-ağıtlar okuyor, sonra mescid önünden alay kurularak hep beraber bir diğer mescide ellerde meşalelerle gidiliyor, orada da bir süre mersiyeler-ağıtlar okunduktan sonra yine aynı şekilde orada bulunanların da katılımıyla bir diğer mescide geçiliyordu. Bu Erdebil’de bulunan 41 mescidin ziyareti ile tamamlanıyordu. Sabaha karşı ancak tamamlanan bu anma her bir mescidden toplananlarla birlikte binlerce insanın biraraya geldiği ve hep beraber Ehlibeyt evlatlarının ardından ağıtlar yaktığı büyük bir kitlesel yasa dönüşüyordu.

SONSUZ YAS: KERBALA!
Muharrem’in 9. günü, Safeviliğin kurucusu Safiyüddin Şah’ın dergâhının da bulunduğu ve “Alî Kapı” denilen bölgede 6 mahallenin tamamı toplanıyor ve hep beraber katledilen Ehlibeyt evlatlarının ardından mersiyeler-ağıtlar okuyorlar; gözyaşı döküyorlar. Bugün düzenlenen yas törenlerine her mahalle farklı ve çeşitli semboller kullanarak katılıyor. Kimisi at üzerinde Zehra Ana’yı temsil ediyor, kimisi ise Ehlibeyt evlatlarını korumak için canını vermeye hazır, kıpkırmızı kostümüyle bir askeri canlandırıyor. Ve her yerde, herkesin kalbine işleyen büyük kötülüğü haber veren monoton ve sürekli kendisini tekrarlayan bir ağıt… Büyük davullar, ziller ve bir çeşit kaval ile bir çığlığa dönüşüyor.

alirizaozkandetaty4.jpg

Muharrem’in 10. günü, tüm Ehlibeyt sevenlerin kara, matem günü. Çünkü, Muaviye’nin oğlu Yezid’e biat etmeyi kabul edip, kan dökmeye yemin ettirilen 4500 askere karşılık günlerdir çevreleri sarılı, aç ve susuz bırakıldıkları halde “yolundan dönmeyen” Haz. Muhammed’in torunu Hüseyin ve beraberindeki 72 masum insan katledildi. Erdebil meydanında ve diğer tüm köy ve kasabalarda Muharrem’in onuncu günü sadece “şebih” adı verilen bir canlandırma ile anılıyor. Meydanlarda yeniden canlandırılan “o an”ı hep birlikte izleyen Erdebilliler yine hep beraber gözyaşı döküyor.

Erdebil’de Muharrem Matemi denilince dünya kamuoyuna aşina olan “zencirleme” ve “sineleme” adı verilen ritüelleri sadece sembolik düzeyde gördüğümüzü belirtmeliyim. Ancak, bunun yerine, tüm şehre, hatta tüm bölgeye özgü daha önemli bir şey ise, “ihsan” adı verilen hayır lokması dağıtımıydı. Neredeyse bütün şehir sokaklara dökülmüş hayır lokması sunuyordu. Çaydan kakaolu süte, helvadan aşa, herkes imkânı ölçüsünde yiyecek içecek hazırlamıştı. Birinci Muharrem’den başlayarak sürdürülen bu gelenek çok büyük bir toplumsal dayanışma sinerjisi yaratıyor.

Erdebil’de Muharrem Matemi üzerine yazımız devam edecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
    • Diplomasi dili ve anti emperyalizm29 Ekim 2017 Pazar 12:26
    • Erdebil’de Muharrem Belgeseli Üzerine (1)16 Ekim 2017 Pazartesi 12:32
    • Türkiye solunun kısa tarihi bu kitap içinde13 Ekim 2017 Cuma 22:40
    • Ben Hıristiyan değilim ama ilahi olan herşeye ibadet ediyorum07 Ekim 2017 Cumartesi 13:52
    • TEOG bahane, oyun şahane (2)07 Ekim 2017 Cumartesi 13:03
    • Dindarlık mı cehalet mi?04 Ekim 2017 Çarşamba 12:40
    • O tartışmayı bir de böyle okuyun: Semih mi, Meltem mi?04 Ekim 2017 Çarşamba 12:29
    • TEOG bahane oyun şahane! (1)28 Eylül 2017 Perşembe 13:36
    • Orhan Kemal (4)28 Eylül 2017 Perşembe 10:03
    • Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı?27 Eylül 2017 Çarşamba 22:01
    • 123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)