• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 24 °C

Erdoğan Cemaat yüzünden hangi bakanlarını dövdü?

Erdoğan Cemaat yüzünden hangi bakanlarını dövdü?
Milli Görüş Camiasına yakın Gazeteci Fehmi Çalmuk, HÜRSES gazetesindeki yazı dizisinde Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlıkta bazı bürokrat hatta bakanları cemaatle ilişkileri nedeniyle tokatladığı iddiasına yer verdi.

Milli Görüş Camiasına yakın Gazeteci Fehmi Çalmuk, HÜRSES gazetesindeki yazı dizisinde Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlıkta bazı bürokrat hatta bakanları cemaatle ilişkileri nedeniyle tokatladığı iddiasına yer verdi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın da hükümete girişilen yargı darbesinin ilk artçılarını atlatabilmek için Ankara içinde günlerce dönemin Başbakanı Erdoğan'ın makam aracıyla gezerek çalıştığı iddia edildi.

"HER İHALEDE CEMAAT AKREDİTESİ"

Çalmuk'un yazıdizisinin üçüncü bölümünden bazı pasajlar şöyle:

"-2010 referandumunda Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun üye sayısı '7 asıl 5 yedek' üyeden '22 asıl 12 yedek' üyeye çıkarılırken F. Gülen cemaati yargıda bağımsızlığını ilan etti. Hakimler savcılar değişti. Bakanlar bile hakim savcı atarken, tayin ederken cemaatten tezkiye  istemeye başladı. Bu yalnızca yargıda değildi.

Ekonomi yönetiminden Hazine’ye dış ticaretten dış politikaya kadar her alan cemaatin belirlediği bürokratlara teslim edildi. Hükümetin para hortumları cemaate akmaya başladı. Gireceğiniz ihalede bile cemaat akreditesi gerekiyordu. 'Ne istediler ise verdik' sözü bu dönemi anlatır."

"ERDOĞAN TOKAT ATTI" İDDİASI

"-Yıl 2011…Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlıkta kimi bakanları cemaate verdikleri destekler, maddi çıkarlar için azarladığı hatta tokat attığı konuşulmaya başlandı. Haziran ayında yapılan genel seçimler Erdoğan için 2002 den bu yana girdiği seçimlerden farklıydı. İlk kez başarısının altında yalnızca ve yalnızca kendi imzası vardı.

Başarısına kimseyi ortak etmedi. Cemaat ile ilişkileri yavaş yavaş  soğutmaya, bürokrasiyi dizginlemeye kararlıydı. Aldığı yüzde 50’e yakın oy Erdoğan’ın düğmeye basmasına neden oldu. Artık bürokrasi üzerinde yapılan zaaf analizinin gereğini yerine getirme zamanı gelmişti. Cemaat gazeteleri Erdoğan’ı eleştirmeye de başladı. Ancak Başbakan  Yardımcılığına Bülent Arınç getirildi. Cemaat ile direkt ilişkili olan Arınç’a kamu adına yayın yapan kamu kuruluşları Basın Yayın ve Vakıflar Genel Müdürlüğü verildi. Kadrolaşma had safhaya ulaştı."

BİAT

"-Şike davası parti içindeki cemaat ve Erdoğan yanlıları arasındaki mücadelenin gün yüzüne çıkmış haliydi. Erdoğan’ın hasta yatağında olduğunu bile bile Arınç, yardımcılığını yaptığı Başbakan’a 'Ben Tayyip Erdoğan'a biat etmemiş bir adamım. Ben Erbakan Hoca'ya biat etmedim, edilseydi, ona ederdim' diyordu. Halbuki Ak Parti kurulurken Erbakan’a atıfta bulunarak 'Erdoğan’a hiç şefkat göstermedi. Aslanım civanım diye' övüyordu."

"HAKAN FİDAN GÜNLERCE ANKARA'DA OTOMOBİL İÇİNDE ÇALIŞTI"

"-Yıl 2012…Oslo’da Başbakan tarafından görevlendirilen MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve devlet görevlilerinin terör örgütü PKK yetkilileriyle yaptığı görüşme beş yıl sonra savcıların harekete geçmesine neden oluyordu. Şubat ayında Müsteşar Fidan ve 4 MİT görevlisi için 'gözaltı kararı' çıkartan cemaat savcıları, İstanbul'daki bölge başkanlığına polisi gönderdi. Başbakan Erdoğan ise ikinci ameliyatını erteleyip devletteki krizi bizzat yönetti.

"Fidan günlerce Başbakan’ın makam arabasında gezdirildi. Aslında Erdoğan’ın ameliyatında faydalanıp MİT Müsteşarını içeriye almak bir bürokratik darbe girişimiydi. MİT Müsteşarının işkence altındaki ifadeleriyle Başbakan Erdoğan vatana ihanetten yargılanacaktı. Ancak daha önce sızdırılan Oslo görüşmeleri için 'Fidan’ın gelecekteki başbakanlığını cemaat yaktı' sözü dilden dile dolaştı."

"GÜLEN ERDOĞAN'DAN KORKTUĞU İÇİN GELEMEDİ"

"-Yıl 2012… Erdoğan Haziran ayında katıldığı Türkçe Olimpiyatlarının kapanış töreninde Fethullah Gülen’e yurda dön çağrısı yapmıştı.. Gülen ise korkuyordu. Türkiye emin yer değildi. Tutuklanacağı korkusu sarmıştı. Erdoğan’dan korkuyor, çekiniyordu."

CEMAAT İLE AKP'NİN YOL AYRIMI: TABLET İHALESİ

"-Yıl 2013…Başbakan Erdoğan 2012 yılının Şubat ayında eğitimde dönüm noktası olarak nitelendirdiği Fatih Projesini hayata geçirmişti... Hükümet ile cemaat arasındaki krizde böylelikle patlak verdi. Daha önce akıllı tahta ihalesinde yaşanan kriz bu kez tablet ihalesinde oluyordu... Cemaat 8 milyar doları istiyordu. Artık kavganın fitili de ateşlenmiş oldu. Milli Eğitim’e ilişkin ikinci adım Erdoğan’dan gelecek, dershanelerin okula dönüştürme projesi hayata geçecekti. Cemaat de boş durmadı. Halkı isyana teşvik edip, ekonomiyi sarsmayı planlıyordu."

(...)

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)