• BIST 109.330
  • Altın 156,024
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 13 °C
  • Antalya 11 °C

Erdoğan: Davutoğlu Brüksel'de, umarım parayı alıp döner

Erdoğan: Davutoğlu Brüksel'de, umarım parayı alıp döner
"Hak-İş Dünya Kadınlar Günü" etkinliğinde konuşan Erdoğan, mülteci zirvesi için Brüksel'de bulunan Davutoğlu'na 3 milyar euroyu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da, "Hak-İş Dünya Kadınlar Günü" etkinliğinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da, "Hak-İş Dünya Kadınlar Günü"etkinliği kapsamında katıldığı toplantıda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı konuşmasında mülteci göçüne de dikkat çekerek, "Dünya beşten büyüktür BM Güvenlik Konseyi üzerine düşen görevi yapmıyor. 195 ülke 5 ülkenin dudağı arasında sıkıştırılmış durumda. Biz sığınmacılara bugüne kadar 10 milyar dolar harcadık. Avrupa Birliği mülteciler için destek verecek ama hala vermediler. Şuanda Başbakan Davutoğlu orada, umarım parayı alıp döner" dedi.

İşte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:
Sizler kadınların sadece cinsiyeti kullanılmadn istismar edilmeden, kendi hak etttiği değerlerle hak ettiğini alabileceğinin ispatısınız. Sizlerin kadının cinsiyetinden önce insan sıfatıyla sahip olduğu haklar konusunda vermiş olduğunuz mücadeleyi saygıyla selamlıyorum. Bizim inancımızda, kültürümüzde kişiler cinsiyetleriyle değil insan sıfatıyla muhatap alınır. Çünkü bizde insan eşref-i malukattır. Yani yaradılmışların en şereflisidir. Kadına insan sıfatıyla yaklaşılan bir yerde onu korumak için başka hiçbir şeye ihtiyaç yoktur. Asıl olan kadının insan sıfatıyla kabul edilmesidir. İşte Kur-an'ı Kerim, bir sureyi kadına ayırmıştır. Nisa suresi...İşte o zaman eşitliği değil, adaleti tartışmaya başladığımızı göreceğiz.

"ANNELERİN AYAKLARININ ALTI ÖPÜLÜR, BEN ÖPTÜM"
Kadının olmadığı yerde insan da yoktur. Kadın olmak, eşiyle imtiyazlı olmak demektir ve kadın çocuk doğurduğu için cezalandırılmaz tam aksine mükafatlandırılır. Bizim değerlerimizde cennet, babaların ayakları altında değil annelerin ayakları altındadır. O yüzden annelerin ayaklarının altı öpülür, ben öptüm siz de öpün. İnsanoğlu kadına hak ettiği değeri vermek mecburiyetindedir. Kadına haksızlık eden tüm insanlığa haksızlık etmiş olur.

"MEDENİYETİMİZDE EMEK KUTSALDIR"
Bizim medeniyetimizde ve tarihimizde emek kutsaldır. O yüzden çalışana hakkının alınteri kurumadan verilmesi emredilir. Nasıl dünyanın her yerinde zalimlere karşı mazlumların yanındaysak aynı şekilde adalaet arayan kadınların da yanındayız. Bugün ülkemizde örgütlenme Batı kültürüne dayansa da temelini inancımızdan almış bir sendikalaşmanın gerektiğine inanıyorum. Geçtiğimiz 14 yılda çalışanların, emekçilerin özellikle de kadınların haklarını gözeten birçok yeniliği gerçekleştirdik. Geçtiğimiz dönemde en büyük başarıyı kız çocuklarımızı okullaşma oranında yakaladığımızı düşünüyorum.

"KADINA İNSAN OLDUĞU İÇİN DEĞER VERDİK"
Siyasi hayatı boyunca kadınlrdan büyük destek görmüş birisi olarak kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha fazla yer alamaları gerektiğine inanıyorum. Bu topraklara kirli ne kadar düşüncesi varsa toplatıp kadın diye sunanların en büyük düşmnı olduğuna inanıyorum.  Kadına insan olduğu için değer verdik, kılığına kıyafetine bakmadık. Bunların kadını özgürleştirmekten anladıkları kendi dünyalarına göre köle yapmaktır. 

"BAŞBAKAN DAVUTOĞLU ORADA, UMARIM PARAYI ALIP DÖNER"
Dünya beşten büyüktür BM Güvenlik Konseyi üzerine düşen görevi yapmıyor. 195 ülke 5 ülkenin dudağı arasında sıkıştırılmış durumda. Biz sığınmacılara bugüne kadar 10 milyar dolar harcadık. Avrupa Birliği mülteciler için destek verecek ama hala vermediler. Şuanda Başbakan Davutoğlu orada, umarım parayı alıp döner. 

"PARLAMENTOYA GELEN SİLAHLA MÜCADELE DERSE GEREĞİNİ YAPARIZ"
Yürütülen terör operasyonları bölücü terör örgütü terör estirdiği sürece devam edecektir. Terör örgütünün yaptığı özgürlükçü bir mücadele değildr. Özgürlük insan öldürerek elde edilmez. Parlamentoya gelen de silahla mücadele derse gereğini yaparız. Eğer gerçekten insan hakları savunucularından söz edilebilseydi Suriye'de onlarca kadının çocuklarıyla beraber katledilmesine sessiz kalınmazdı.

"ONLAR YAŞANAN DRAMIN EN BÜYÜK ŞAHİTLERİDİR"
Kamplarımızda kalan Kürt, Türkmen, Arap, kadın mülteciler yaşanan dramın en büyük şahitleridir. Biz meseleye ne onlar gibi bakabiliriz ne de sessiz kalabiliriz. Cellatına aşık kurbanların ihanetine rağmen bölgede kurulmak istenen düzene asla izin vermeyeceğiz.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)