• BIST 107.202
  • Altın 145,420
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 28 °C

Erdoğan: Fethin hesaplaşması 563 yıldır bitmedi

Erdoğan: Fethin hesaplaşması 563 yıldır bitmedi
İstanbul Yenikapı'da gerici 'fetih şöleni'nde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım konuştu. Etkinlikte tam anlamıyla bir ortaçağ ilkelliği sergilendi. Erdoğan konuşması yine nefret söylemi şeklinde gelişti.

İstanbul Yenikapı'da AKP'nin başını çektiği gerici "şölen" başladı. Gerici etkinlikte konuşma yapan Başbakan Binali Yıldırım, sözlerine Erdoğan'ı överek başladı. Binali Yıldırım'ın ardından söz alan Erdoğan, "İstanbul, 563 yıl önce fethedildi. Ama şundan emin olun, bu fethin hesaplaşması 563 yıldır bitmedi" dedi.

İstanbul'un fethinin 563. yıldönümü kapsamında Yenikapı'daki miting alanında Fetih Şöleni düzenlendi. Devletin zirvesi şölende buluştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, "İstanbul 563 yıl önce fethedildi ama şundan emin olun bu fethin hesaplaşması 563 yıldır bitmedi. İstanbul’da ezanlar okunduğu sürece bu hesaplaşma bitmeyecek" diyerek, kenti hala kendi vatanı olarak benimsemeyen bir tutum sergiledi. Silah zoruyla ele geçirilen bir kentin aynı yöntemle geri alınabileceğini kabul eden Ortaçağ hukukuna özgü bir anlayışı ortaya koydu. Erdoğan konuşmasında, siyasal ve ekonomik nedenleri olan bir tarihsel olguyu dinsel bir yaklaşımla ele aldı. 

Öte yandan vatandaşlar miting alanını doldururken Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gelişi sırasında 'Gençlik başkanlık istiyor' yazılı dev pankart açıldı.  

Binali Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"Peygamberimize şükranlarımızı sunuyoruz. Buraya teşrif eden, bu güzel günü bizlerle paylaşan siz değerli, vefakar, cefakar kardeşlerimizi saygıyla selamlıyorum. Siz değerli İstanbullu kardeşlerimi de televizyonları başında bizleri de izleyen aziz milletime saygılarımı iletiyorum. Aziz İstanbullular, bizim inancımızda fetih hakkın, doğrunun, adaletin, iyiliğin kapısını açmaktır. Fetih benden bize ulaşmak, beni biz içinde eritmektir. Farklılıklarımızı, zenginlik saymak her renkten, her inançtan milletin insanını bir arada barış içinde yaşatmaktır. Adaletin önündeki engelleri önünden kaldırmaktır.

"Fetih, yeniden tarihi yazmaktır. Fetih, çağ kapatıp çağ açmaktır. Fetih mazlumun yanında ve yakınında olmak, düşeni kaldırmaktır. Ezilen halkların minnet dolu bakışlarına, yürek burkan yakarışlarına derman, çare olmaktır. Diriliş ateşini yakmaktır. Fetih demek, bu necip millete hizmet etmek demektir. Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü yapmaktır. Osman Gazi Köprüsünü yapmak, iki kıtayı birleştirmek demektir. Diriliş ateşini tutuşturmak, geleceğe umutla, kararlılıkla yürümektir. Miskinlik örtüsünden sıyrılmak, doğrularak yeniden tarih sahnesine çıkmaktır fetih. Sayın Cumhurbaşkanım, saygı değer İstanbullu hemşerilerim, bir zamanlar dünyada bizdik ve dünya biz idi. Zulme uğrayan biri, bizi hatırlar, bizden yardım isterdi. Her mağdur ilk önce bizi hatırlar, her gözü yaşlı bize sığınırdı.

"Her dilden, her dinden insanların özgürce yaşardı. Özellikle biz insanların şefkatli sığınağı ve hamisidir. Bizim ecdadımız olmadan adil bir dünya olmazdı. Hz. Ömer, Selahattin Eyyubi gibi büyük fatihler gayrimüslimlere adalet dağıtırken, ilkel dünyaya insanlık dersi verdiler. Bütün kültürler, milliyetler medeniyetler varlıklarını ancak ve ancak bizim kurduğumuz dünyada gerçeğe dönüştürdüler. Bir zamanlar bu misyonu kurmanın şerefiyle tarih yazmışız. İnsanları huzur ikliminde buluşturmuşuz. Düzeni çarkı bozuk dünyaya nizam vermişiz. Azmanlaşan kibirlenen lere karşı şerif bir iradeyle karşı koymuşuz. Ancak, fethin ruhuyla direnerek Çanakkale'de destan yazmış, yedi düvele fetih ruhuyla var oluşun taşlarını döşemişiz. Şimdi yeniden fetih ruhuyla ayağa kalkmanın zamanıdır. Öyle değil mi İstanbul?

YILDIRIM'IN ARDINDAN ERDOĞAN SAHNEDE
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Güneydoğu'daki çatışmalara ilişkin olarak, "​Bölücü terör örgütünü koç başı gibi kullanıp ülkemize saldıranların derdi ne Kürt kardeşlerimizdir, ne de o bölgedir. Onların derdi fethin intikamını almaktır. Kullandıkları kuklalar, açtıkları çukurlara gömüldüler" dedi.​7

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

"İstanbul, ey İstanbul, iki kıtanın gözdesi İstanbul. Güleni şöyle dursun, ağlayanı bahtiyar İstanbul. Her semtinde her sokağında ayrı güzellikleri sinesinde barındıran İstanbul. Deniziyle, yeşiliyle, tarihiyle kendini gören herkesi kendine hayran bırakan İstanbul. Minareleriyle, camileriyle, saraylarıyla, çeşmeleriyle medeniyetimizin şahikası İstanbul. Hepsinden önemlisi insanıyla aziz İstanbul. Seni kalpten selamlıyorum.

'ÇAĞ KAPATIP ÇAĞ AÇTIK'
"Her bir ilçeni ayrı ayrı selamlıyorum İstanbul. Ülkemizin ve dünyanın dört bir yanından gelerek sığınmış, kendisine yeni bir hayat kurmuş herkesi selamlıyorum. Saraybosna'dan Bakü'ye kadar tüm kardeş başkentleri selamlıyorum. Şam'dan Bağdat'a, Kahire'den Trablus'a kadar boynu bükük tüm şehirlerimizi selamlıyorum. Dünyanın neresinde olursa olsun kardeşlik, insanlık adına derdini derdimiz acısını acımız bildiğimiz herkesi selamlıyorum. Bize eğilmek yakışır mı? Bizde eğilmek var mı? Biz sadece Rabbimizin karşısında, huzurunda, rükuda eğiliriz. Başka eğilmek yok. Fetih, 563'üncü yıl dönümü coşkusunu birlikte kutlamak için Yenikapı'da burada bir araya gelmiş sizleri selamlıyorum. Allah'ın selamı, bereketi üzerinize olsun. Değerli kardeşlerim, İstanbul'u çekip alırsanız, şairler, ilhamsız ve sözsüz şiirler eksik kalır. İstanbul'u anmadan tarih yazmaya kalkarsınız mürekkebiniz kurur, kaleminiz körelir. İstanbul'u yaşamadan geçen ömür eksiktir, tatsızdır. Onun için bu şehrin kıymetini çok iyi bilmeliyiz. İstanbul, bizim için sevgili peygamberimizin övgüsüne, müjdesine mahsar olmasıyla ayrıca önemlidir. Çağ kapatıp, çağ açan tarihin gördüğü en muhteşem zaferlerden birisi olan İstanbul'un fethinin 563'üncü yıl dönümü mübarek olsun, kutsu  olsun. Rabbim, bu şehri fetheden komutan Fatih Sultan MehmetHan'dan, onun manevi rehberleri olan Akşemsettin'den MollaGürani'ye kadar herkesten razı olsun.

"Her köşesi bir başka evliyanın, gönül sultanının mekanı olan bu şehrin üzerindeki manevi zırhı kıyamete kadar muhafaza eyle. Kimsesizlerin kimsesi, gariplerin son sığınağı olan bu şehri koru. Ya Rabb, bu şehrin ve vatanımızın fethi için korunması için asırlardır bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen şehitlerimizin şehadetini sen kabul eyle. Allah, dualarımızı kabul etsin. Allah, sizlerden razı olsun. 

'FETHİN HESAPLAŞMASI BİTMEDİ'
"İstanbul, 563 yıl önce fethedildi. Ama şundan emin olun, bu fethin hesaplaşması 563 yıldır bitmedi. İstanbul semalarında ezanlarımız okunmaya, ay yıldızlı bayrağımız dalgalanmaya devam ettiği sürece bu hesaplaşma bitmeyecek. Bu hesaplaşma devam edecek. Kardeşlerim, bu şehri, sadece şehirlerden bir şehir sananlar nasıl bir gaflet içinde olduklarını bilseler, inanın bana gözyaşlarıyla nedamet getirirler. İstanbul'u anlamak için Mekke'yi gözünüzün önüne getirmelisiniz. Medine'nin huzurunu içinizde yaşamalısınız. Kudüs'ün acısını kalbinizde hissetmelisiniz. 1075 yılında İznik'te coğrafyamızdaki ilk devletimizi kuran Süleyman Şah'ın ufkunu çözebilmesiniz. Söğüt'te temelleri atılan dünyanın en uzun soluklu devletinin kurucusu Osman Gazi'nin rüyasına vakıf olmalısınız. Elbette, İstanbul'u anlamak için fethin ne demek olduğunu bilmelisiniz. Sayın Başbakanımız fetihle alakalı çok geniş detay tanımlar verdi. Birileri fetih kanla, fetih ölümle süregiden bir süreç olarak anlatıyor. Fetih, Batı'nın aşılmaz sandığı duvarların aşılmasıdır. Fetih, 21 yaşındaki sultanın bin yıllık Bizans'ı dize getirmesidir.

AÇTIKLARI ÇUKURLARA GÖMÜLDÜLER
"​Bu memleketi bizden koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bölücü terör örgütünü koç başı gibi kullanıp ülkemize saldıranların derdi ne Kürt kardeşlerimizdir, ne de o bölgedir. Onların derdi fethin intikamını almaktır. Kullandıkları kuklalar, açtıkları çukurlara gömüldüler.

"Onları üzerimize salanların akibeti aynı olacaktır. İstanbul, ekranları başında bizi izleyen aziz milletim, bu millet 100 yıl önce hasta adam ilan ettikleri Osmanlı'nın küllerini havaya savurmanın keyfiyle Çanakkale'de Kutul Amere'de üstüne saldıranlara cevabını vermiştir. Küllerinden doğan son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti 93. yıl dönümünü geride bırakıyor. 2023 hedeflerimize ulaşarak 100 yıl öncesinin hasta adamının varisini geleceğin en büyük 10 ekonomisinden birisi haline getireceğiz.

"Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Karar da sizindir, söz de sizindir. Batılı ülkeler, ihtiyacımız olan sanayi ürünlerini, teknoloji, savunma sanayi ürünlerini vermezlerse elimiz böğrümüzde oturup kalacağız sandılar. Öyle mi? Asla. 13 yılda yaptığımız yatırımlarla Türkiye'yi her alanda kendi kendine yeter ülke haline getirme konusunda önemli adımlar attık. Bize bizden başka dost yok. İşte şimdi Osman Gazi Köprüsü bitiyor mu? Açılışı yakın, açıyoruz. Osman Gazi'yi bir yerle bütünleştiriyoruz. 40 kilometre yok tamam, Orhan Gazi ile birleştiriyoruz. Bu yol, nereyle bütünleşecek? İstanbul, İzmir'le bütünleşecek. Sayın Başbakanın milletvekili olduğu ille bütünleşecek. 8,5 saatte gidilen bu yol 3 saat 15 dakikaya inecek. Ak binenin, kılıç kuşananındır bunu böyle biliniz. Biz sizlerle gurur duyuyoruz.

"Bir tarafta yollar da bitiyor. Ama bir şey daha var, dünyanın bir numaraları havalimanı da bitiyor. Yüzde 25'i bitmiş vaziyette. Geçenlerde gittik Sayın Başbakanla beraber gezdik. Hızlı gidiyor gayet, nereden nerelere? Bize bunu layık görmeyenler şimdi aslını görüyorlar. Bizim fiilimizin ulaştığı yere, ülkemizdeki birileri var ya onların hayalleri bile ulaşamaz. Dünyada bizi seven var, sevmeyen var. Bize çok dua eden toplumlar da var. Ama maalesef hiçbirinin imkanı bizden daha ileri değil. Onlar da ümitlerini Türkiye'ye, size, bize bağlamış durumdalar.

"Çünkü dost ve kardeş ülkelerde kendi sorunları konusunda benzer sıkıntılara maruz kalıyorlar. Biz hem kendimize yeteceğiz, hem de kardeşlerimizin ihtiyaçlarını gidereceğiz. Kardeşlerim, sizlere Fatih'in torunlarına bu yakışır. Gereğini hep beraber yapacağız. Çünkü Fatih İstanbul'u fethederken toplardan güllelere kadar her şeyin çoğunu bizzat kendisi tasarlayacak yapmıştır. Eğer fetih için diğer devletlerin imkanlarına ihtiyaç olsaydı Fatih o güne kadar aynı niyetle gelenlerin yaptığı gibi İstanbul'u uzaktan seyreder, geri giderdi.

"Bu anlayışın Türkiye'de iktidarda olduğu 13 yıl içinde Cumhuriyet tarihinin en büyük kalkınma seferberliğini biz gerçekleştirdik. Bize ne dediler? Boğazın altından metre, tünel yapamazsınız dediler. Niye yapamayalım? Benim ecdadım Osmanlı, projesini yapmış bunlar yapamayız diyorlar. Noldu? Yaptık mı? Yaptık. Ah sevgili İstanbul, şu 3 yılda şu metrodan kaç kişi geçti biliyor musunuz. 130 milyon İstanbullu, dünyalı geçti. Ama bitmedi ki. Şimdi bir de Avrasya Tüneli'ni yapıyoruz, yıl sonunda açıyoruz. Araçlar geçecek. Niye? İstanbul ulaşımda daha sağlıklı olsun diye."

'DOKUNULMAZLIK YARGI KARARIYLA'
"Bildiğiniz gibi dokunulmazlıklarla ilgili parlamentoda, iktidar partisinin vermiş olduğu teklif görüşüldü. 376 kabulle geçti. Bu yargı parlamentoya fezlekeleri gönderiyor ve bu fezlekeler rafa konuyordu. Şimdi, rafa konmuyor, o tarih itibariyle bu fezlekeler değerli kardeşlerim 168 milletvekini kapsayan fezlekeler, bu fezlekeleri parlamento oyladı ve yargıya gönderiyor. Meclis Başkanlığı'nda şimdi. Bundan sonra yargıda karar. Sizin bu isteğiniz yargı kararıyla yerine gelecek. Sivil anayasayı gördüm. Kardeşlerim, hatırlayınız, Gezi Olayları sırasında ne yazmışlardı duvarlara? Zulüm, 1453'te başladı diye yazmışlardı. Ankara'da ODTÜ önünde Malazgirt Bulvarının açılışını engellemek için Bizans askerlerinin miğferlerini giyerek güvenlik güçlerine saldırmıştı. HDP'nin eş başkanı İTÜ'ye gittiğinde kendisini kontra soykırımla karşılamışlardı.

"Mazlumlara, fetih ruhunu irade ve şuurunu taşıma zamanıdır. Yedi düvele karşı adaleti ve hakkı söyleme zamanıdır. Dünya halklarını, mazlum ve hakkı gasp edilenlerin dualarını alarak yeniden kutlu yürüyüşe devam zamanıdır. Tarih inancımızın bize yüklediği sorumluğun gereğini yeniden yapmak, tarihin öznesi olma zamanıdır. Yeni bir fetih ruhu filizlenmesin diye terörü başımıza bela ettiler. Devlet içinde devlet oluşturarak paralel güç yarışına girdiler. Okyanus ötesinden Türkiye'ye yol biçmeye kalktılar. Sinsice ülkenin damarlarına zikrettiler. Masum görünümlü şebekeler, kuzu postundaki ihanetleriyle milleti kalbinden vurmaya çalıştılar.

"Milletimizin evlatlarını kandırarak teröre bulaştırdılar. Gezi ile gençlerimizi sokağa döktüler, 6-8 Ekim olaylarıyla bu milletin çocuklarını sokağa döktüler. Şehirleri vandallara teslim ederek panik havası yapmaya çalıştılar. Bu milletin liderini ve kadrolarını yok etmeye çalıştılar. Sevgili İstanbullular millet, bunları yemedi. Halkın irfanı tuzakları yendi. Milletin adamı, liderimiz, Recep Tayyip Erdoğan'a sahip çıkarak vefasını gösterdi. Burada olduğu gibi. Şimdi bizi tökezletmek isteyen, birliğimize kardeşliğimize kastedenlere karşı dimdik durmanın zamanıdır, değil mi kardeşlerim? Yeniden fetih ruhuyla şahlanmanın, hizmetin, ülkenin her köşesine götürmenin zamandır.

"Yıkmanın değil, yapmanın, inşa etmenin, imar etmenin zamandır. Sınırlarımızı aşarak, her mazlumun avuç dolusu dualarında yer alma zamanıdır. Fetih heyecanını bir kez daha yaşamanın zamandır. İstanbul'un fethini hatırlayarak milletçe bir ve bütün olduğumuzu herkese göstermenin tam zamanıdır. İstanbul'un şahsında Türkiye'yi yeryüzü cennetine çevirmenin, dünyaya müjdeler dolusu mesaj vermenin zamanıdır. Buradan, Yenikapı meydanından. Türkiye'nin her rengini bünyesinde taşıyan, dünyanın vicdanını ve izanı olan İstanbul fethiniz tekrar mübarek olsun. Yeni vesilelere, vesile olsun. El ele yürek yüreğe yeni fetihlere doğru bu duygularla fetih coşkusunu bir kez daha kutluyor, sevgi ve saygıyla selamlamadan önce diyorum ki ey Fatih Sultan Mehmet Han, sen bu aziz İstanbul'u fethetmek için gemilere karadan gezdirdin, senin torunların Tayyip Erdoğan ve arkadaşları trenleri arabaları denizin altından geçirdi."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)