• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 35 °C
  • Adana 33 °C
  • Antalya 31 °C

Erdoğan kaymakamı muhtarlara şikayet etti: Sen kendini ne sanıyorsun?

Erdoğan kaymakamı muhtarlara şikayet etti: Sen kendini ne sanıyorsun?
Ak Saray'da bir kez daha muhtarlara seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazinin evraklarını işleme koymayan kaymakamı şikayet etti. Erdoğan, "Ey kaymakam sen kendini ne sanıyorsun? Sen orada kalıcı mısın sanıyorsun'' ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 35. kez muhtarlarla buluştu. Erdoğan, Güneydoğu'daki bazı DBP'li belediyelere kayyım atanmadan önce Batı'dan gelen heyetlerin ziyaret ederek destek olduğunu belirterek eleştirilerde bulundu. Erdoğan "Ey Batı, siz bunları savundunuz be. Sizin bu dünyada özgürlük diye bir derdiniz yok, sıkıntınız yok. Özgürlük bu değil ya. Özgürlük, bu insanlara insanca yaşama erdemini huzurlarına getirmek. Özgürlük Marmaray'dan geçer, Avrasya Tüneli'nden geçer, özgürlük Osmangazi Köprüsü'nden geçer, özgürlük inşallah dünyanın en büyük havalimanından geçer" diye konuştu.

"Dün gece yaşadığım bir hadiseyi anlatmak istiyorum. Bir telefon geldi. Ardından ben de gazimizi aradım. Gazimiz evraklarını gönderiyor ama evraklar işleme konmuyor veya ağırdan alınıyor" diyen Erdoğan, "Tabii ilgili yerlere de durumu bildirdim. Şimdi de buradan sesleniyorum, ey kaymakam. Sen kendini ne sanıyorsun ya, sen orada kalıcı mısın ya. O gazi kendini niçin feda etti? Bu vatan için feda etti. Köprünün üzerine niçin yürüdü, bu millet için yürüdü. Sen eğer o makamda varsan o gazi için varsın. Haddini bilmediğin zaman sana haddini bildirirler. Nitekim İçişleri Bakanıma da söyledim, öyle zannediyorum ki gereği yapılacaktır" açıklamasında bulundu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Türkiye'nin özellikle geçtiğimiz 150 yılı sürekli yönetim tartışmalarıyla geçmiştir. Tanzimattan Meşrutiyet'e, Cumhuriyet'in alanından çok partili siyasi sisteme kadar pek çok yol denenmiş, arayış hiç bitmemiştir. Bu sırada yaşanan darbeleri, darbe girişimlerini de unutmamak gerekiyor. Türkiye'nin gündeminde olan anayasa değişikliğiyle yöneldiği yeni sistem arayışı bu ihtiyacın neticesidir. Meclis'teki sürecin ardından konu milletimizin huzuruna gelecek, herkes izahını milletimize yapacaktır. Demokrasinin ilk adımı muhtarlıktır, oradan başlıyor. Son kademesi cumhurbaşkanlığıdır. Ülkemiz açısından bu kadar önemli bir meseleyi istişare etmesi gerekenlerin en başında cumhurbaşkanı olarak şahsım ve muhtarlarımız geliyor.

'ARTIK ÖNCELİK SIRALAMASI YAPMAKTA ZORLANIYORUZ'

"40 yıllık siyasi hayatım, özellikle de son yıllarda yaşadığım hadiseler şunu gösterdi; gönlünü, gözünü ve kulağını milletimizden ayıran hiç kimsenin bu topraklarda kök salma şansı yoktur. Milletimizle olan irtibatımızı güçlendiren siz muhtarlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ülke ve millet olarak kısa sürede o kadar çok önemli hadiseyi üst üste yaşadık ki artık öncelik sıralaması yapmakta zorlanıyoruz. Aynı anda hem terör hem ekonomi cephesinde mücadele ediyor, uluslararası saldırılara karşı direniyoruz. Aslında yaşadığımız sorunların hiçbiri bize mahsus olmamakla birlikte bizi diğer ülkelerden ayıran çok önemli farklılıklar vardır. Mesela tüm terör örgütlerinin hedef aldığı tek ülke Türkiye'dir.

"Küresel ekonomik kriz, gelişmiş ülkeler dahil herkesi etkilerken Türkiye, yaşadığı tü sıkıntılara rağmen mali disiplininden taviz vermemiş, büyümesini belli bir seviyenin altına düşürmemiştir. Darbe girişimiyle, ekonomik baskıyla Türkiye'nin, öyle birkaç fiskeyle yıkılmayacak ulu bir çınar olduğunu cümle alem görmüştür. Biz millet olarak bugün bulunduğumuz yere 2 ayda gelmedik, bizim arkamızda iki bin yıllık devlet geleneğimiz var. 1400 yıllık medeniyet müktesebatımız var. Tarihimizin en son ve en genç devleti olan Cumhuriyetimiz dahi 93 yılını geride bıraktı. Biz göçebe devlet değiliz, kökü mazide olan bir devletiz. Bugün sahip oldukları güce, zenginliğe güvenerek dünyaya meydan okuyanlar, yarın mevsim değiştiğinde hayatta kalabilecekler mi göreceğiz"

"Ne diyor atalarımız; zulümle abad olanın ahiri berbat olur. Biz büyüklerimizden haksız davada zirve olmaktansa, haklı davada zerre olmayı öğrendik. Farkımız bu. Onun için bugün yaşadığımız sıkıntılar canımızı yakabilir ama asla bizim için yıkım sebebi olmaz. Olmayacaktır. Ne demiş Yunus, Ölürse ten ölür, canlar ölesi değil. Dünyaya gelen gider, baki kalası değil diyerek şehitliği en büyük mertebe kabul ederek mücadeleye devam edeceğiz.

'SEN ORADA KALICI MISIN YA'

"Dün gece yaşadığım bir hadiseyi anlatmak istiyorum. Bir telefon geldi. Ardından ben de gazimizi aradım. Gazimiz evraklarını gönderiyor ama evraklar işleme konmuyor veya ağırdan alınıyor. Tabii ilgili yerlere de durumu bildirdim. Şimdi de buradan sesleniyorum, ey kaymakam. Sen kendini ne sanıyorsun ya, sen orada kalıcı mısın ya. O gazi kendini niçin feda etti? Bu vatan için feda etti. Köprünün üzerine niçin yürüdü, bu millet için yürüdü. Sen eğer o makamda varsan o gazi için varsın. Haddini bilmediğin zaman sana haddini bildirirler. Nitekim İçişleri Bakanıma da söyledim, öyle zannediyorum ki gereği yapılacaktır.

'ÖZGÜRLÜK MARMARAY'DAN, AVRASYA TÜNELİ'NDEN GEÇER'

''Sizin bu dünyada özgürlük diye bir derdiniz yok, sıkıntınız yok. Özgürlük bu değil ya. Özgürlük, bu insanlara insanca yaşama erdemini huzurlarına getirmek. Özgürlük Marmaray'dan geçer, Avrasya Tüneli'nden geçer, özgürlük Osmangazi Köprüsü'nden geçer, özgürlük inşallah dünyanın en büyük havalimanından geçer. 18 Mart'ta Çanakkale Köprüsü'nün temelini atacağız. Bu da dünyada bir ilk olacak. Evelallah bu millet küllerinden doğarak sizi yine boğar. Ne fikir özgürlüğüne ne inanç özgürlüğüne ne düşünce özgürlüğüne bu ülkede bugüne kadar yasak gelmemiştir''

'HANS'IN GEORGE'NİN HAZIRLADIĞI RAPORLAR BİZİ BAĞLAMAZ'

''Ben bu milletle onur duymayacağım da gurur duymayacağım da kiminle duyacağım. Kısa bir sürede bitebilecek El Bab operasyonunun bu kadar uzamasının arkasındaki nedenleri biliyoruz. Herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı var. Atalarımızın da dediği gibi 'Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.' Bizim fiziki sınırlarımız başkadır, gönül sınırlarımız bambaşkadır. Gönül sınırlarımızın hududu yoktur. Bir devlete ihanet olacak ve bu hainler hala devletin içinde olacak, böyle bir şey olamaz. Daha bu temizlik bitmiş değil, çok işimiz var. Hans'ın, George'un hazırladığı raporlar bizi bağlamaz, bizi Mehmet'in, Ayşe'nin hazırladığı raporlar bağlar.''

'ÜLKEMİZİ MUHTARLARIMIZLA AYAKTA TUTACAĞIZ'

''Şu an Cudi'de kimler var? Mehmetimiz var. Şehilerde kim var? Polisimiz var. Atacakları kurşunları kalmadı. Bir kez daha ilan ediyorum, Türkiye savunma durumunu terk edip hücum pozisyonuna geçmiştir. Bugün 55 bine yakın muhtarımızla ülkemizi ayakta tutacağız.''

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)