• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 15 °C

'Erdoğan sevdalısı' HDP'li Zozani: Başkanlık sistemini destekliyorum

Selahattin Demirtaş'ın 'Bizim parti içerisinde Erdoğan sevdalısı bir damar her zaman vardı' sözlerinin hedefi olduğu iddia edilen HDP'li Adil Zozani, Demirtaş'ın açıklamalarına üzüldüğünü söyledi. Zozani ayrıca, başkanlık sistemini desteklediğini de belir

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın "Bizim parti içerisinde Erdoğan sevdalısı bir damar her zaman vardı. Bunlar gizli Erdoğancılardı aslında” sözleriyle kastettiği ismin eski HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani olduğunun ileri sürülmesinden sonra konuşan Zozani,  "Böyle bir tartışmaya hiç girmeyeceğim ama Demirtaş’ın sözlerine tabii ki üzüldüm" dedi.

Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Zozani’nin söylediklerinin bir kısmı şöyle:

Selahattin Demirtaş, “Eski milletvekillerimiz arasında Erdoğanseviciler vardı” dedi. Sizi kastettiği söyleniyor. Doğru mu?

Ülkemde her gün sokakta insanlar ölüyorken, her yer yakılıp yıkılıyorken; meseleleri kişiselleştirmem doğru olmaz. Bu ortamın içinden çıkalım, Kürt halkı kendi haklarını özgürce savunabildiği bir konuma gelsin; kaybeden Adil Zozani olsun. Dolayısıyla böyle bir tartışmaya hiç girmeyeceğim ama Demirtaş’ın sözlerine tabii ki üzüldüm.

HDP 1 Kasım’da sizi neden aday göstermedi?

Zaman zaman siyasette de kan değişimine ihtiyaç duyulur. Bana göre partimizin takdiridir, Demirtaş’a göre ise bizim tasfiyemizdir.

Başkanlık sistemini savunmanız mı adaylığınıza mani oldu?

Evet. HDP içinden bazı arkadaşlarımızın ısrarla statükocu düzenin devamını savunmalarını doğru bulmadım. Ben başkanlık sistemini destekliyorum.

Peki kendinizi hâlâ HDP’li olarak görüyor musunuz?

Elbette ben bir HDP’liyim. Hiçbir güç beni halkımın mücadele değerlerinden koparamaz.

Zozani, başkanlık sistemine dair görüşlerini anlatan bir kitap yazdı. 

"DEMİRTAŞ'IN SÖZLERİNE TABİİ Kİ ÜZÜLDÜM"

Selahattin Demirtaş, "Eski milletvekillerimiz arasında Erdoğanseviciler vardı" dedi. Sizi kastettiği söyleniyor. Doğru mu? Ülkemde her gün sokakta insanlar ölüyorken, her yer yakılıp yıkılıyorken; meseleleri kişiselleştirmem doğru olmaz. Bu ortamın içinden çıkalım, Kürt halkı kendi haklarını özgürce savunabildiği bir konuma gelsin; kaybeden Adil Zozani olsun. Dolayısıyla böyle bir tartışmaya hiç girmeyeceğim fakat Demirtaş'ın sözlerine doğal ki üzüldüm. 

"PARLAMENTER SİTEM DEMOKRATİK DEĞİL"

Neden başkanlık sistemini destekliyorsunuz?

Parlamenter sistemin demokratik özden ırak olduğunu düşünüyorum. Demokrasinin tam işlemesi için erkler ayrılığı prensibinin tam işliyor olması gerekir. Bizde yargı kısmen bağımsızdır; yasama ve yürütme, yürütmenin tahakkümündedir. Türkiye'de bir parti iktidarının olduğu tüm dönemlerde kaos olmuştur.

Peki, başkanlık sistemi hangi dertlere deva olacak?

Başkanlık sistemi, erkler ayrılığı prensibine dayanır. Yasamanın yürütme üzerinde kontrol yetkisi vardır. Merkeziyetçi idare mekanizmaları yoktur. Yetkileri az olan hükümetler makbuldür. Türkiye'de Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın yetkileri, Amerika Birleşik Devletleri ABD'de devlet başkanının yetkilerinin fersah fersah yukarısında...

"Cumhurbaşkanı Erdoğan reis olursa sistem otoriterleşir" eleştirisine ne söylüyorsunuz?

Şu anda Türkiye'nin yönetimine hükmeden bir bir şahıs mevcut, o da Sayın Erdoğan'dır. Sayın Erdoğan'ı bu noktaya taşıyan, parlamenter sistemdir. Bu kadar yetkiyle donatılmış bir yürütme mekanizması, dünyanın neresinde olursa olsun tehlikelidir.

"ÖCALAN YENİDEN DEVREYE GİRMELİ"

Nevruz mektubunda Öcalan "Artık silahlı mücadele devri bitmiştir" söylemişti. O halde ne sebepten çatışma başladı? Kandil artık İmralı'nın sözünü mü dinlemiyor?

Hayır, Kandil'in farklı bir perspektifi yok. Son çatışmalı durumun Kandil'in tercihi olduğunu düşünmüyorum. Yıllardır dağ başında yaşayan insanlar, rahat koşullarda yaşamak istemez mi? Ama Sayın Öcalan yeniden devreye girmez, çözüm mekanizması yeniden işletilmezse daha tehlikeli bir noktaya geleceğiz. Kürt siyasetinin bugüne kadar eksen aldığı ortak hayat paradigması tartışmalı noktaya gelecek. Esas tehlikeli olan, ayrışmaya dayalı bir paradigmanın devreye girmesidir.

Şu an o paradigmaya geçilmedi mi zaten?

Hayır, ben umutluyum. Bölünerek çoğalma şansımız yok, birleşerek büyümeliyiz. Yeniden çözümü konuşmamız gerekiyor.

"Temel problem Terör Örgütü PKK'nin elindeki silahtır, silahlar gömülmeden barış olmaz" söylüyorlar. İyi tamam fakat Terör Örgütü PKK silahları gömdüğü vakit Kürt halkının yaşamında ne değişecek? Bu silahı lüzumlu kılan gerekçeler neyse bunları ortadan kaldıralım. Silahı lüzumlu kılan gerekçeler nedir?

Hangi talepler karşılanırsa bu çatışma nihai bulacak?

Bunun 4 ayağı mevcut:

1- Anadilde eğitim ve kamusal hizmet hakkı verilmeli.

2- Türkiye'nin idari ve siyasi yapısı değişmeli. Kürtlerin de kendilerini yönetme ve kimliksel doyum yaşayabilecekleri bir idare mekanizması geliştirilmeli.

3- Dağdan inenlere politika yolu açılmalı. Kandil'deki Kürt siyasetçiler Diyarbakır'da da politika yapabilmeli.

4- Bu haklar anayasal güvenceye kavuşmalı.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)