• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 27 °C
  • İzmir 33 °C
  • Adana 34 °C
  • Antalya 33 °C

Erdoğan ve AKP iktidarında sonun başlangıcı

Torun Ahmet TÜRKMEN

Recep Tayyip Erdoğan ve yakın çevresi  toplumsal yeniden yapılanma için çalışmalarına son şeklini vermeye başladılar. Dindar siyasal akımı  temsil ettiği bile tartışmalı elit bir iktidar gücünün ülkenin  tüm ekonomik potansiyelini ele geçirme operasyonu da diyebiliriz buna. Tam bir talan ve el koyma ekibi. Hiçbir hukuk tanımadan, vahşi güç kullanılarak yapılan bu dönüşüm sürecinin hukuki, siyasal ve toplumsal altyapısı oluşturuluyor. Ve bu süreç adeta “Yangından mal kaçırılır” gibi yapılıyor. 

Daha önce defaatle yazdım, bir kez daha belirtiyorum, görülsün ve tedbir alınsın diye; AKP iktidarı sonun başlangıcı sürecine girdi. Toprağın altlarından kaymakta olduğunu görüyorlar.

Veriler bunu gösteriyor. Ekonomi analizi yapanların verilerine baktığımızda ekonomik durumun durağanlıktan çöküşe doğru hızla yol aldığını görürüz. Döviz açığı 2015 yılında 50 milyar dolar olduğu, 2016 yılında ise bu rakamın 80 milyar doları bulacağı yorumları yapılıyor. Turizm ve tarım sektörünün hali ortada. Genel üretim her geçen gün geriliyor. 

Yeni olgu olarak AKP içerisinde Erdoğan’a karşı “sorgulayan” bir eğilim ortaya çıktı ve bu eğilim gün be gün güçleniyor. Parti içi kaynamaya başladı. “Davutoğlu hangi nedenle uzaklaştırıldı” “ Erdoğan eliyle parti İslam’dan uzaklaştırılıyor” türü eleştiriler karşılık buluyor. Bugüne kadar sessizliğini koruyan Abdullah Gül ses vermeye konuşmaya başladı.

Tüm bu olgular tek adam diktatörlüğünü bir an önce kurumsal kimliğe büründürmek isteyen Erdoğan’ı sıkıştırıyor. Adeta bunaltıyor. Sorgulamaya başlayan tabanını nasıl tutarım arayışına itiyor. Yine her zamanki argümanına sarılıyor. Toplumu gererek tabanını “istim üzerinde” tutmaya çalışıyor. Son günlerde yeniden “Taksim kışlası” olayını ortaya atmasını bu yanıyla da görmek gerekiyor. Bununla beraber tabanını kilitleyebilmek için laik kesime karşı “Rövanşist” duygulara da sesleniyor.

Hala çok güçlü oldukları, istediklerini yapma güçlerinin olduğu algısını vermeye çalışıyorlar. Gerçekte Erdoğan ve AKP yönetiminin gücünün ve moralinin olmadığını görmemiz gerekiyor. Bugün ne  ülke konjonktürü, ne de dayandığı güçler  buna uygun. Abesle iştigal ediyorlar. Akıldan, mantıktan uzak bir görüntü veriyorlar. 

Rejim daha da sertleşme sinyalleri veriyor. Varlıklarını ve iktidarlarını ancak bu yolla koruyabileceklerini düşünüyorlar. Baskı şiddet daha da artabilir. Hatta ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu’nun önüne mermi konması ve Firuzağa  olayında görüldüğü gibi hazırlanmakta olan “Paramiliter” guruplar daha aktif hale getirilerek şiddette yeni bir evrenin oluşumuna kapı aralayabilirler. Kamuoyunun bu yönüyle fazla tartışmadığı bu olguyu dikkatle izlemek gerekiyor. 

Artık Erdoğan ve AKP karşıtı toplumsal ve siyasal muhalefet ülkenin ve AKP’nin içinde bulunduğu bu durumu iyi görmeli ne yapacağını bilen bir özgüvenle hareket etmelidir. Tünelin içinde güçlü bir ışık var. Bu ışığın güçlenip bir alev topuna dönmesi muhalefetin neyi, nasıl yapacağına bağlı. Siyasi iktidar karşıtı güçler birlikte hareket etmeyi başarırlar ve buna uygun aktif, örgütlü güçlerden başlayarak toplumsal muhalefeti harekete geçirebilirlerse bu başarılabilir. Bunun için Anayasal zeminin henüz uygun olduğunu bilelim.
    

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)