• BIST 103.328
  • Altın 193,733
  • Dolar 4,6527
  • Euro 5,4829
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 24 °C

Erdoğan'dan Irak Başbakanı'na: Sen benim kalitemde değilsin, haddini bil, Musul operasyonuna da katılacağız!

Erdoğan'dan Irak Başbakanı'na: Sen benim kalitemde değilsin, haddini bil, Musul operasyonuna da katılacağız!
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "FETÖ hem itikadi sapkınlığıyla, hem de eğitim ve ticaret yöntemleriyle Müslümanlar ve tüm dünya için DEAŞ kadar önemli bir tehdittir" dedi.

"Hem terör örgütlerinin hem de Batı’da yükselen Müslüman karşıtı görüşlerinin İslam’ı yer altına itme çabası taşıdığını düşünüyorum" diyen Erdoğan, "Tüm dünyaya nizam vermeye çalışan Batı ülkelerinin Müslümanlara tecridi ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Dünyanın her yerinde farklı inanç grupları tarafından yapılan terör eylemleri yapılabiliyor. Sadece yapan Müslümansa bunun adı İslami terör olarak niteleniyor" ifadesini kullandı.

Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı'nda düzenlenen "Avrasya'da İslam; Din İstismarına Karşı Birlik, Dayanışma ve Gelecek Perspektifi" temalı 9. Avrasya İslam Şurası'nın açılışında konuşuyor.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

15 Temmuz'u farklı kılan husus darbe girişiminde kendilerini dini bir cemaat olarak görüyor olmalarıdır. Kan akıtacak kadar gözlerini karartan meseleri göz önünde bulundurmalıyız. DEAŞ, El-Kaide gibi örgütleri de unutmamalıyız. FETÖ, hem itikadı hem de eğitim ve ticaret odaklarıyla DEAŞ kadar önemli tehdittir.

Kendi milletine ve ülkesine silah doğrultacak sebepleri çok iyi tahlil etmeliyiz. Bu tehdit sadece Türkiye’ye mahsus bir tehdit değildir. İslam coğrafyasını kana ve ateşe bulayan El Kaide gibi, DEAŞ gibi örgütlerin de çok ulvi gayelere hizmet ettiğini düşünen kişilerden oluştuğunu unutmamalıyız. FETÖ hem itikadi sapkınlığıyla, hem de eğitim ve ticaret yöntemleriyle tüm dünya için DEAŞ kadar önemli bir tehdittir.

Erdoğan'dan Irak Başbakanı'na: "Sen benim zaten muhattabım değilsin, seviyem de değilsin":

Ülkemizin önde gelen alimlerini, din adamlarını ve eğitimcilerini bir araya getiren Olağanüstü Din Şurası’nda önemli tespitler yapıldı. FETÖ’nün cemaat ya da dini grup olmadığında görüş birliğine varılmıştır. Bu örgüt dini istismar eden, şaibeli kaynakları olan, ümmeti parçalamak için çalışan bir fitne hareketidir. Avrasya coğrafyası FETÖ’nün ülkemiz dışındaki ilk açılım alanıdır. Doğu Avrupa ve Orta Asya’da uzun fetret dönemi ardından elde edilen özgürlük ortamı alabildiğince istismar edilmiştir.

Özellikle Ortadoğu’da, Kuzey Afrika’da yaşanan terör eylemlerinde ölenlere bakıyorsunuz Müslüman, öldürülen Müslüman. Öldüren Allahu Ekber diyerek öldürüyor, ölen Allahu Ekber diyerek son nefesini veriyor.

Mezhepçilik fitnesi İslam dünyasına müdahalelere kapı açan önemli bir gerekçeyi oluşturuyor. Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da, Türkiye’de aynı oyun oynandı, oynanıyor. Burada bir kez daha tekrarlıyorum. Benim yanlış anlamalar, vesaire olabilir ama söyleyeceğim. Benim Sünnilik, Şiilik diye bir dinim yoktur. Benim dinim İslam’dır. İslam’ın tüm sahih yorumları benim için hürmete layıktır. Benim de tabi olduğum bir yorum var ama asla bu yorumu dinimin, yani İslam’ın üzerine çıkarmadım. Çıkaramam. Maalesef yanlış ve tehlikeli bir şekilde bunu yapan gruplar ve ülkeler olduğunu biliyoruz, görüyoruz. İslam dünyasının içine saçılan fitne tohumları Müslüman kanının dökülmesi olarak karşımıza çıkıyor. El Kaide, DEAŞ, Boko Haram gibi örgütler kendilerine alan açıyor. Taraftar topluyor.

Canlı yayın:

İslam dünyası kendi içinde birlik olsa, sorunların çözümünü çatışmalarda değil, istişarede, saygıda, hoşgörüde arasalar bu terör örgütleri asla varlık gösteremezler. Bu örgütlerin aynı zamanda proje yapılar olduğunu da biliyoruz ancak her şeyi dış güçlere, küresel odaklara bağlama kolaycılığına da kapılmamalıyız. Bu projeye hayat veren kendi içimizdeki husumetlerdir, hatalardır. Sorunun asıl kaynağını önce kendimizde aramalıyız. İslam düşmanlığı yapanlara malzemeyi kendi ellerimizle verdiğimiz sürece dökülen Müslüman kanlarının önüne geçemeyiz. Burada çeşitli Avrupa ülkelerinden Asya’ya kadar Müslümanların azınlıkta olduğu ülkelerden gelen kardeşlerimiz var. 11 Eylül 2001’de yaşanan terör saldırıları sonrasında başlayan İslam karşıtlığı, daha açık ifadesiyle Müslüman düşmanlığı etkisini artırarak devam ediyor.

DEAŞ’ın Irak ve Suriye’deki eylemleri, her ne kadar arkası karanlık da olsa Batı’daki İslam karşıtı düşüncenin güçlenmesine yol açıyor. Hem terör örgütlerinin hem de Batı’da yükselen Müslüman karşıtı görüşlerinin İslam’ı yer altına itme çabası taşıdığını düşünüyorum. Tüm dünyaya nizam vermeye çalışan Batı ülkelerinin Müslümanlara tecridi ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Dünyanın her yerinde farklı inanç grupları tarafından yapılan terör eylemleri yapılabiliyor. Sadece yapan Müslümansa bunun adı İslami terör olarak niteleniyor.

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)