• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C
  • İzmir 34 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 31 °C

Erdoğan'dan itiraf: Suriye'ye Esed'in hükümdarlığına son vermek için girdik

Erdoğan'dan itiraf: Suriye'ye Esed'in hükümdarlığına son vermek için girdik
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs toplantısında konuştu. Erdoğan, Suriye operasyonunun Esad'ın hükümdarlığına son vermek için yapıldığını söyledi.

İsrail'deki ezanın kısıtlanmasına yönelik tasarıyı değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kudüs toplantısında konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: 

15 Temmuz’da bizim için ellerini semaya açan, sokaklara meydanlara koşan tüm Filistinlilere şahsım ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. 

İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa'ya sahip çıkmak sadece sıkılı yumruklarından ve ellerindeki taşlarından başka hiçbir silahı olmayan Filistinli çocukların görevi değildir. Filistin davasını sahiplenmek, Kudüs'ü korumak tüm Müslümanların müşterek davasıdır, müşterek vazifesidir. Kudüs nice peygamberin vatanıdır. Kudüs barış ve esenlik yurdudur. Kudüs, Miraç hadiseyle aşr-ı alaya açılan kapasıdır.

Bu toplantı sadece Filistin için değil, tüm bölge için kritik bir öneme sahiptir. Sizler gayretlerinizle Filistin sorunlarını gündeme taşıdınız. Bir millet düşünün yüzyıllardır kendi öz yurtlarında horlanıyor, parya mumalemesi görüyor.

 

"EZAN TARTIŞMASI TEHLİKELİ"

Bizim beklentimiz Filistinlilere baskılar yapılmasına kendilerine ait olan toprakların iadesi için gerekli adımların atılmasıdır. Kudüs’te üç dinin kutsal mekanları vardır. Harem-i Şerif sadece Müslümanlara aittir, öyle kalacaktır.

Filistin gibi hayati bir konuda yıllardır aldığı kararları hayata geçirmekten aciz bir kurumun günümüz meselelerine çözüm bulma ihtimali yoktur, bunu beklemeyiniz. Bu durum bilhassa Müslümanlar nezdinde uluslararası sisteme ve kuruluşlara karşı büyük bir güven kaybı oluşturdu. BM Güvenlik Konseyi gibi çatı kuruluşlara yönelik bu güven sorunu, DEAŞ gibi sapkın akımlara istismar zemini sunuyor. Dünyanın birçok ülkesinde dini kavramları kendine maske yapan terör örgütlerinin en kullanışlı söylemleri Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı baskıdır, işgaldir, zulümdür. Ortadoğu'nun kalbindeki bu yara tedavi edilmeden bölgenin huzur ve sükuna kavuşması düşünülemez.

Filistin'de her gün kendini tekrar eden bir zulüm ve baskı düzeni vardır. Maalesef bu adaletsizlik bütün dünyanın gözü önünde sayısız Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen yarım asırdır katmerlenerek devam ediyor. Bir milyar 700 milyonluk bir büyüklüğe sahip İslam aleminin içini yaralayan bu tablo değişmediği sürece, coğrafyamızın kalıcı huzura ve istikrara kavuşması da mümkün değildir. Nitekim bölgede yaşanan pek çok gerilimin temelinde Filistin meselesinin, buradaki hak gasbının yattığı aşikardır.

Bilhassa yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Bu yönde parlamentoda karar alınması bir yana, böyle bir tartışmanın varlığı dahi akıl ve vicdan dışıdır. Ötekileştirmeyi derinleştirecek, din ve vicdan hürriyetini ayaklar altına alacak bu tartışmanın kimseye faydası yoktur. Bu tarz bir uygulamaya gidilmesi, sadece Filistinlileri değil, onlarla birlikte tüm Müslümanları rencide etmektedir. Bölgemizin yeni gerilimlere, yeni provokasyonlara değil, barışa katkı sağlayacak hamlelere ihtiyacı var. Bu konuda endişelerimizi, böyle bir tasarının yasalaşması halinde, ne tür tehlikeli sonuçlara sebep olabileceğini çeşitli kanallardan İsrailli yetkililere ilettik.

İsrail Cumhurbaşkanı’na açıkça ifade ettim. İsrail Parlamentosu'nun aklı selimle hareket edeceğini düşünüyorum. Ezan bir çağrıdır. Bu çağrıyı engellemeniz sıkıntılara yol açar.

Ortadoğu'da kalıcı barış için tek yol 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasıdır. Bunun için uluslararası toplumun Filistin'e verdiği desteği artırması şarttır. Arşivlerimizdeki Kudüs tapularını Filistinli kardeşlerimize verdik.

Müslümanların kudüs'ü ve Mescid-i Aksa'yı yeterince ziyaret etmediiğini düşünüyorom. Unutmayın, gitmediğiniz yer sizin değildir.

Ben BM'den adalet beklemiyorum, böyle bir adalet de oradan çıkmaz. Suriye meselesinde Güvenlik Konseyi bir adım atabiliyor mu? Şu anda 600'lü rakamlar konuşuluyor ama hayır. Bana göre Suriye'de 1 milyona yakın insan öldü. Bu ölüm hala devam ediyor. Çocuk, kadın, erkek ayrım yapmaksızın devam ediyor. Nerede BM, ne yapıyor? Irak'ta var mı yine yok. Biz sabır, sabır, sabır dedik en sonunda dayanamadık ve Suriye'ye Özgür Suriye Ordusu ile beraber girmek zorunda kaldık. Niçin girdik? Bizim Suriye'nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın gerçek sahipleri topraklarına sahip olsunlar, bunu sağlamak için. Yani orada bir adaletin tesisi için varız. Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek için biz oraya girdik, başka bir şey için değil.

Bizim asabi bir milliyetçiliğe olumlu bakmamız mümkün değil. Bizim dinimiz İslam. Irak'ta, Suriye'de ne oluyor? Mezhep çatışmaları. Buna seyirci mi kalalım? Atmamız gereken adımları atalım, bir yerlerden çekinmeyelim. 

Biz 15 Temmuz'da yaşadık. Milletim, F-16'ların, helikopterlerin, tankların, topların modern silahların insanoğluna işmemediğini gösterdiler. Elhamdürüllah FETÖ hedefine ulaşamadı, ulaşamayacak. Bazı Müslüman ülke buna zemin hazırlıyorlar. bu hoca falan değil, şarlatandır. Diyorlar ki o bize şah damardan daha yakındır. Tweet adının önünde profesör yazıyor. Profesör olsan ne yazar? 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)