• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 21 °C
  • Antalya 22 °C

Erdoğan'dan 'MİT TIR'ları' itirafı

Tayyip Erdoğan, Türkmenlere gittiği iddia edilen MİR TIR'larının Özgür Suriye Ordusu'na gittiğini ilk kez açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'ye giderken Adana ve Hatay'da durdurulan MİT TIR'larının Özgür Suriye Ordusu'na (ÖSO) gittiğini ilk kez itiraf etti. 

3 rütbeli subaya daha MİT TIR'ları sorgusu

Önceki gün Cumuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'üün yanı sıra soruşturma savcıları ile operasyona katılan jandarmaların da tutuklanmasına neden olan MİT TIR'ları operasyonu, AKP iktidarının Suriye'deki terör çetelerini desteklediği yönündeki iddialar konusunda önemli deliller ortaya koymuştu.

ÖNCE İÇİNDEKİ MALZEME İNKAR EDİLDİ

AKP iktidarı ve Erdoğan, önce durdurulan MİT TIR'larının içinde silah ve mühimmat olduğunu inkar etme yoluna gittiler. Ancak AKP Siirt Milletvekili Yasin Aktay, 7 Haziran seçim çalışmaları sırasında Siirt'te HDP'liler tarafından 'MİT TIR'ları IŞİD'e silah götürüyordu' diye sıkıştırılınca "Hayır o TIR'lar Özgür Suriye Ordusu'na gidiyordu" itirafında bulunmuştu. Ancak AKP'li Aktay'ın bu itirafına rağmen, TIR'ların içindeki malzeme ve gittiği adres konusunda gerek Erdoğan gerekse AKP iktidarı sürekli inkar politikası ile TIR'ların Suriye'deki Türkmenlere insani yardım taşıdığını iddia ettiler.

RUSYA OPERAYONU BAŞLAYINCA SİLAH İTİRAFI GELDİ

Ancak, Rusya'nın geçtiğimiz ekim ayı içinde Suriye'de IŞİD'e ve diğer terör örgütlerine yönelik operasyonlara başlaması ve Türkmen Dağı bölgesinde silahlı cihatçı Türkmen gruplara da uzanınca, Başbakan Davutoğlu söz konusu TIR'ların taşıdığı yük hakkında ilginç bir itirafta bulundu. Davutoğlu, TBMM'de gazetecilere yaptığı açıklamada Türkmen Dağı'nda yaşananlarla ilgili, "Diğer bölgelerden gelen kardeşlerimize kucak açtıysak Bayırbucak'tan gelecek kardeşlerimizi MİT TIR'larına operasyon yapanlar bu katliamlardan sorumlulardır. Türkmenlere sahip çıkmak, sadece Türkmencilikten bahsetmekle olmaz. O gün tavır almayanlar, bugün konuşma hakkına sahip değildir." diyerek Bayırbucak Türkmenlerine silah yardımı yapıldığını itiraf etti.

SONUNDA ERDOĞAN DA İTİRAF ETTİ

AKP iktidarının önce 'insani yardım malzemesi' dediği, daha sonra ise askeri mühimmat olduğunu ancak Türkmenlere gittiğini iddia ettiği MİT TIR'larının aslında Suriye'deki diğer gruplara da gittiğini sonunda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da itiraf etti. Erdoğan, bugün Balıkesir'de yaprığı açıklamada " Milli İstihbarat Teşkilatımızın kalkıp da Bayırbucak Türkmenlerine, Özgür Suriye Ordusu'na götürmekte olduğu yardımları ihbar etmek suretiyle adeta Milli İstihbarat Teşkilatımızı sanki bir düşman güç, kurum gibi gösterme gayretlerini görmezlikten gelemeyiz" diyerek TIR'ların Özgür Suriye Ordusu'na gittiğini açıkça kabul etti.

İşte Erdoğan'ın Balıkesir'de yaptığı konuşmada öne çıkan konular:

"Hatay'ın yanı başındaki Bayırbucak Türkmenleri zulüm altında ezilirken Türkiye yüzünü başka tarafa çevirip oturamaz. Türkiye elinden gelen her türlü yardımı yaptı ve yapacak. Ama birilerinin, Milli İstihbarat Teşkilatımızın kalkıp da Bayırbucak Türkmenlerine, Özgür Suriye Ordusu'na götürmekte olduğu yardımları ihbar etmek suretiyle adeta Milli İstihbarat Teşkilatımızı sanki bir düşman güç, kurum gibi gösterme gayretlerini görmezlikten gelemeyiz. Ecdadımızın bize bıraktığı en önemli miras, dünyanın neresinde olursa olsun mağdurun, mazlumun yanında olmaktadır. Dünyada bizim kadar geniş bir alanda insani yardım faaliyeti sürdüren herhalde pek nadirdir. Bugün Suriye'den gelen göçmenlerle ilgili olarak ülkemiz topraklarında belki 100'e yakın ülkeye mensup yardım kuruluşunun faaliyeti var ama biz bunların çoğunun geri planda başka hesapları bulunduğunu gayet iyi biliyoruz. Buna rağmen güvenliğimizi tehdit edecek bir durum ortaya çıkmadıkça onlara engel olmuyoruz."

"DAİŞ üzerinden küresel bir hesaplaşma söz konusu"

1. Dünya Savaşı sonrası hiçbir tarihi, insani ve ahlaki ölçü gözetilmeksizin, tamamen proje ürünü olarak belirlenen sınırların, aradan geçen bir asır boyunca sadece acı ürettiğini ve sorun çıkardığını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugün Suriye halkı bir taraftan Esed rejiminin diğer yandan DAİŞ ve diğer terör örgütlerinin, bunlarla birlikte bölge üzerinde farklı hesapları olan çeşitli güçlerin zulmü altında adeta inim inim inlemektedir. Rejimin 380 bin masumu alçakça katletmesi karşısında seslerini çıkarmayanlar, devlet terörü estiren katil Esed karşısında seslerini çıkarmayanlar proje ürünü olduğu her halinden belli olan bir örgütü bahane ederek bu suça ortak olacak bir tavır içerisine girmektedirler. Buradan bir kez daha ifade ediyorum, Esed rejimi ile DAİŞ terör örgütü arasında hiçbir fark yoktur. Aynı şekilde, Esed rejimi ile PYD, YPG terör örgütleri arasında hiçbir fark yoktur. El Nusra arasında hiçbir fark yoktur. Bunların hepsi de Suriye halkına karşı işlenen insanlık suçlarının ortaklarıdır. Doğrudan veya dolaylı olarak Esed'in, DAİŞ'in, PYD'nin, YPG'nin, PKK'nın arkasında yer alanlar da aynı insanlık suçunun failleridir. Kimse kimseyi kandırmasın. 'Suriye bizi çağırdığı için gittik.' Kusura bakmasınlar 380 bin insanı, vatandaşını öldüren bir terör devletinin davetine gitmeye mecbur musunuz? Mecbur değilsiniz. İsterseniz gidersiniz isterseniz gitmezsiniz. Orası mağdur değil ki mazlum değil ki gayrimeşru olan bir terör devleti var ortada. 'Çağırdı gittim.' Sebep başka, dert başka. Onun perde arkasını biz gayet iyi biliyoruz. Onun için kimse kimseyi aldatmasın. Bugün artık Suriye'de DAİŞ ile mücadele değil, bu örgüt üzerinden küresel bir hesaplaşma söz konusudur."

Bayırbucak Türkmenlerinin olduğu bölgede, Lazkiye'nin kuzeyinde "DAİŞ" diye bir terör örgütünün bulunmadığını idia Erdoğan, kimsenin kimseyi aldatmaması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, "Bakın son aldığım bir bilgiyi sizlerle paylaşayım. Ekranları başında izleyen milletim de bunu duysun. Bayırbucak Türkmenleri kardeşlerimize biz kapılarımızı açtık. Ne diyorlar biliyor musunuz? 'Hayır biz gelmeyeceğiz' diyorlar. Niye? 'Biz bu topraklarda şehit olacağız ama gelmeyeceğiz' diyorlar. Tablo bu" dedi.

Birilerinin binlerce kilometre öteden gelerek, Suriye üzerinde söz sahibi olmaya çalıştığını söyleyen Erdoğan, buna karşılık Türkiye'nin de akrabalık ilişkisi bulunduğu bölgeden, tecrit edilmeye uğraşıldığını kaydetti. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kimse kusura bakmasın, biz buna asla rıza göstermeyiz. Hele egemenlik haklarımızın ihlaline, tecavüzüne asla izin vermeyiz. Egemenlik haklarını koruduğumuz için bizi eleştirenler hele hele ülkemde bakıyorsunuz ana muhalefeti de terör örgütünün arkasında olan parti de kalkıp bizi eleştiriyorlar. Maalesef oradaki kardeşlerimize bomba yağdıranları savunuyor, onların yanında yer alıyorlar. Siz kimden yanasınız? Böyle bir günde bile eğer biz bir, beraber olamıyorsak ne zaman bir, beraber olacağız?" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir kabile devleti olmadığını vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Biz egemenlik haklarımızın ihlaline sürekli izin verirsek iz olur, orası bizim toprağımız olmaktan çıkar. Eğer hava sahamızın ihlaline bir değil, iki değil, üç değil, dört değil, ses çıkarmazsak iz olur iz. Onun için egemenlik haklarımızı korumalıyız. Biz bu konuda geçmişte gerekli müsamahayı ziyadesiyle gösterdik, görüşmelerimizi yaptık, ihlallerin tekerrür etmemesi için her düzeyde ikazlarımızı açıkça yaptık. Buna rağmen, ihlallerin devam etmesinin dostlukla, iyi niyetle, misafirlikle bir ilgisi yoktur. Davetsiz misafir olmaz."

"Hiçbir zaman çatışmanın, gerilimin tarafında olmadık"

Hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaşanan hadiseden dolayı gerçekten üzgünüz. Biz, böyle olmasını arzu etmezdik, istemezdik ama maalesef böyle bir şey oldu. Temenni ederim ki bundan sonra böyle bir şey olmaz" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye olarak hiçbir zaman gerilimin, çatışmanın, husumetin ve acının tarafında yer almadıklarını, almayacaklarına vurgu yapan Erdoğan, bölgede ve tüm dünyada barışı, huzuru yaşatmanın, güvenli bir geleceğin peşinde olduklarını, bu anlayışla da yola devam edeceklerini bildirdi.

"BM İklim Değişikliği Zirvesi bir fırsat olabilir"

Türkiye'nin egemenlik haklarına dokunulmadığı sürece, mücadeleyi diplomatik kanallarla uluslararası hukuk ve antlaşmalar çerçevesinde sürdürmekte kararlı olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"Rusya ile aramızda baş gösteren meselenin büyümesi, yıpratıcı bir hal alması belki de geleceğe yönelik 'bizleri üzücü neticeler doğurmasın' diyoruz. Bu noktada tarafların çok daha olumlu bir şekilde yaklaşım göstermesini de özellikle istiyoruz. Rusya'ya diyoruz ki 'gelin bu meseleyi de aramızda kendi sınırları içinde konuşalım ve çözüme kavuşturalım. Konuyu tüm ilişkilerimizin zarar göreceği bir boyuta vardırıp, kimseyi de sevindirmeyelim'. Pazartesi günü, Paris'te yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Zirvesi, ilişkilerimizin tamiri için bana göre bir fırsat olabilir. Bunu fırsata dönüştürmek suretiyle orada bu görüşmeleri yapma imkanımız da olabilir.

Rusya, Türkiye için önemli olduğu kadar, unutmayalım Türkiye de Rusya için o denli önemli bir ülkedir. Her iki ülkenin, diğerini gözden çıkarma lüksü yoktur. Biz, bu konuda istekli ve ümitliyiz. Rus tarafının da en kısa sürede bu çizgide olmasını, bu çizgide buluşmamızı ümit ediyorum."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)