• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 16 °C

Erdoğan'dan sert çıkış: Kabul edilemez!

Erdoğan'dan sert çıkış: Kabul edilemez!
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ABD’nin Türkiye gibi stratejik bir ortağını bir kendini bilmez Büyükelçi’ye feda etmesi kabul edilemez" dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Valiler toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Recep Tayyip Erdoğan, ABD ile yaşanan vize krizi hakkında, "ABD’nin Türkiye gibi stratejik bir ortağını bir kendini bilmez Büyükelçi’ye feda etmesi kabul edilemez" dedi.

Recep Tayyip Erdoğan, polis teşkilatının ABD yapımı Sig Sauer marka tabancayı bundan sonra kullanmayacağını ve bu tabancanın yerine yerli tabanca kullanılacağını söyledi.

Recep Tayyip Erdoğan konuyla ilgili şunları söyledi: “Paramızla alamadığımız silahları terör örgütlerine bilabedel verilmesinin makul, mantıklı, tutarlı bir izahı olabilir mi? Bundan sonra artık, -sayın Bakan da burada söylüyorum- Sig Sauer diye bir silah bizim polis teşkilatımız kullanmayacaktır, kullanmamalıdır. Artık biz kendi ülkemizin silahlarını kullanmak suretiyle bu adımları atacağız. Biz artık bu tabancaları ve daha uzun mesafelileri ülkemizde yapıyoruz ve bundan dolayı kendi silahlarımızı kullanmak suretiyle polis teşkilatımızı daha diri, daha sağlam ayakta tutacağız.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile olan vize krizine ilişkin, "Bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika'nın Türkiye gibi bir stratejik ortağını bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Buna bizim evet dememiz mümkün değil. Dışişleri Bakanıma onu söyledim. Onların aldığı karar, metin neyse kelimesi kelimesine aynını onlara iade edeceksiniz dedim. Aynı şekilde uygulamayı biz de başlatacağız. 2 saat içinde biz de başlattık. Kabile devleti değiliz. Bunu kabul edeceksiniz. Biz size muhtaç değiliz. Paramızla silah istediğimiz zaman kongre diyorsun ama terör örgütüne para dahi olmadan ücretsiz olarak veriyorsun. Niye? Türkiye'yi güneyden kuşatalım diye. Geri planını söylemiyorum arka planı da var ayrı bir konu. 3 bin 500'e ulaşan TIR Kuzey Suriye'ye girmiş vaziyette bu TIR'larla bunlar oraya getirildi. Sayın Başkan'a sordum bundan haberiniz var mı? 'Olur mu öyle şey' dedi. Bunlar bizi herhalde görmez sağır zannediyorlar ama böyle bir Türkiye yok artık'' diye konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Ülkemizin yükselişini engellemek, büyük ve güçlü Türkiye'nin inşasını durdurmak için çok yönlü kirli bir plan uyguluyorlar. Bu planın içinde ekonomik tetikçilik, millet iradesin tank ve topla esir alma var. Mezhep ve etnik temelli kışkırtmalar var. Terör örgütlerine sahip çıkma, teröristleri baş tacı etme var. Figüran olarak FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C, eli kanlı çeteler de var. Medya manipülasyonları, şahsıma, hükümetimize ve devletimize karşı düzenlenen itibar suikatı da var. Diplomatik teamüllerin ayaklar altına alınması da var. Amerika ile vize gerginliği bunun ifadesidir. Bu olayı ortaya çıkaran buradaki bir büyükelçidir. Amerika'nın stratejik ortağını bir kendini bilmez büyükelçiye feda etmesi kabul edilemez. Biz kabile devleti değiliz. Biz size muhtaç değiliz. Biz sizden paramızla silah istediğimizde 'kongre' diyorsun ama terör örgütüne ücretsiz silah veriyorsun. Niye, "Türkiye'yi güneyden kuşatalım" diye.

Bunlar bizi herhalde görmez, sağır, böyle zannediyorlar. Öyle alışmışlar çünkü ama böyle bir Türkiye yok artık. Uluslararası rekabette de yerini alacak bir Türkiye'yiz. Bunun köşe taşları da sizlersiniz. Sizler dik durusanız bunlar, buralarda en ufak bir cirit atamazlar. Tüm piyonları ile yıllardır besledikleri lejyonerleri ile bunlar üzerimize geliyorlar, gelecekler ama biz sağlam duralım.

Türkiye asırlık bir hesaplaşma ile karşı karşıyadır. Gezi olaylarında duvarlara ne yazdılar, "Zulüm 1453'te başladı" diye yazılması, Kadıköy'de, asla tesadüfi değildir. Zulüm olarak görenler olsa olsa Bizans'ın çocukları olur. Bu milletin evladı olmaz.

Güney sınırımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun amacının DEAŞ'la mücadele olduğunu kim iddia edebilir. Terör koridoru sadece Türkiye'yi kuşatmaya yöneliktir. Rejim, PKK'ya oradan 'yanınızdayız', Barzani'ye 'yanınızdayız' diyor. Barzani ile çatışan PYD şimdi 'beraberiz' diyor.

‘SIG SAUER SİLAHLARINI BUNDAN SONRA KULLANMAYACAĞIZ’
Böyle bir yerde kavgaya girdiğiniz zaman atılan yumruk sayısı sayılmaz. Kalkacak bize karşı böyle bir tavrı takınacaklar, ondan sonra da orada şu kadar kayıp, bu kadar kayıp varmış. Öğrenci burada Amerika'ya gidemiyor, gidemeyebilir. Mesele burada vatandır, gerisi teferruattır.

Uluslararası hukukun temelinde egemen devletlerin eşitliği ilkesi vardır. Biz mevcut çarpık sistemi kabul etmedik, etmiyoruz. Bugüne kadar hiçbir ülke ile dostluğumuza halel getirecek bir tutumun içine girmedik, girmiyoruz.

Teröristleri ülkelerinde saklayan, bu ülkelerden başka ülke var mı? Bir taraftan demokrasinin ana vatanı diyeceksin, teröristi saklayacaksın, ondan sonra FETÖ ile irtibatlı olan ülkemizdeki diplomat vasfı olmayan, konsolosluğunda saklanan kişinin kendine göre hakkını arayacaksın. FETÖ ile açık net her şeyi ile ilişkili, bağı irtibatı var. Bunları koruyacaksınız. Böyle bir şey olamaz? Benim bankamın genel müdür muavinini hiçbir şey olmadan tutuklayacak, vatandaşımı yargılayıp itirafçı olarak kullanmak isteyeceksin.

‘ABD'Yİ BÜYÜKELÇİ YÖNETİYORSA YAZIKLAR OLSUN’
Lafa geldi mi koskoca Amerika'sın. Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanını terör örgütleri mensupları rahatsız ediyor ve bu ülkenin vatansever evlatları da orada onları engellemek isterken bizim evlatlarımızı tutukluyorsun, teröristleri birkaç gün geçince serbest bırakıyorsun, o evlatlarımız hala içeride. Adalet bu mu? Bunları kendilerine söylediğimiz zaman talimatları verdik diyor, biz de talimatları verdik. Yargı sürecinde olan değil, onun dışında olana verdik. Koskoca ABD'yi bir büyükelçi yönetiyorsa yazıklar olsun. "Sen benim stratejik müttefikime böyle diyemezsin" demeleri lazımdır. Büyükelçi "hükümetin adına bu adımı attım" diyorsa, sayın Başkan da savunuyorsa, biz de şu anda aldığımız kararın sonuna kadar arkasındayız.

Kimsenin Türkiye'ye hukuk devleti dersi vermeye hakkı yoktur. Kandil'deki terör baronları ile doğrudan hat kuranlar bize hukuk dersi veremez. Adli süreçleri tamamen anayasa ve yasalara uygun şekilde yürütüyoruz.

Diplomatik dokunulmazlığı olmayan bir kişi ile ilgili hukuki süreç de yine teamüllere, anlaşmalara ve Viyana Sözleşmesi'ne uygun yürütülmüştür. Ne kendi yakınları ne avukatının herhangi bir görüşme talebi olmamıştır. Sadece dün, kendisinin bir görüşme talebinin olduğu savcılığa ulaşmıştır. Olayın aslı bana ulaştığı kadarıyla bu.

Türkiye atılan adımlar karşısında mütekabiliyet esasına göre hareket etmiştir. Sorunu büyüten asla biz değiliz.

Buradan bakanımıza da söylüyorum. Sig Sauer diye silah bundan sonra emniyet teşkilatımızda kullanılmayacak. Kendi silahımızı kullanacağız. Bunlar Türk milletine diz çöktürme planlarıdır.

Bu tarz hezayanlar, bir ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanından çıkıyorsa, artık bu zatı ben yerli ve milli göremeyeceğim gibi, bu ülkenin hassasiyetlerine kulak veren birisi olarak görmem de mümkün değildir. Bu zor günler aynı zamanda eleme, elenme ve ayrışma günleridir.

Vize olayıyla ilgili ülkemizin kaybı "50 milyar lira" diye açıklama yapıyorlar. Neye göre bu hesabı yapıyorlar?

 

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)