• BIST 101.892
  • Altın 189,295
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 23 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

Erdoğan’ın Lozan üzerinden 2 taktik hedefi

Mehmet Ali Güller

Erdoğan geçen yol Lozan’la ilgili şöyle demişti: “Bugüne kadar Lozan’ı bize zafer diye yutturmaya çalıştılar. Bunun neresi zafer!

Erdoğan bu yıl ise “İstiklal destanı, Lozan Antlaşması ile tescil edilmiştir” dedi.

Bir yılda ne değişti peki?

Erdoğan’ın Lozan’a bakışında bir değişiklik yok elbette. Değişen, iktidarı sürdürebilmesi için hangi kuvvetlerin desteğine ihtiyaç duyduğudur. (Teslim edelim, Erdoğan’ın iktidarının ihtiyaçları için ittifak bulabilme ve muhalefeti tuzağa düşürebilme kapasitesi yüksektir.)

Peki Lozan konusu Erdoğan’ın Yunanistan ziyaretinde neden konuşuldu? Çünkü Erdoğan Yunan basınına röportajında “Lozan güncellenmeli” dedi. Bunun üzerine Yunanistan Cumhurbaşkanı da ortak basın toplantısında “bir hukukçu” olarak “Lozan’ın güncellenmesi” talebinin mümkün olmadığını söyledi.

Baştan belirtelim: Lozan konusu öyle üzerinde düşünülmüş ve çalışılmış olarak Atina’ya götürülmedi, Erdoğan tarafından “bir ihtiyaç” gereği apar topar dile getirildi.

Şuradan belli: Erdoğan’ın Lozan açıklamalarında pek çok yanlış var! Danışmanları geçtik, Dışişleri diplomatlarının da önüne gelmediği belli.

5 YANLIŞ

1) Bir kere “uluslararası bir anlaşma” teknik olarak güncellenmez. Erdoğan’ın dış politika başdanışmanın telefonun yazılımı güncellenebilir ama uluslararası bir anlaşma güncellenmez. Ne olur? Taraflardan biri gücüne güvenerek “artık bu anlaşmayı tanımıyorum” der, “yeni bir anlaşma yapalım” der, karşı taraf da muhatabının gücü nedeniyle kabul etmek zorunda kalır, ancak o zaman…

Tabi anlaşma çok uluslu olduğu için, diğer muhatapları da yeni bir anlaşmaya mecbur etmek gerekir.

2) Bir hukukçu olarak Lozan’ın güncellenemeyeceğini söyleyen Yunanistan Cumhurbaşkanı’nın sözlerine Erdoğan’ın yanıtı da çalışılmamış: “Belki hukukta yoktur ama siyaset hukukunda var.”

Türkiye’nin devlet ve diplomasi birikimi açısından büyük üzüntü!

3) Öte yandan Erdoğan anlaşmanın 11 ülke arasında yapıldığını söylüyor ki, doğru değil. Anlaşma esas olarak 8 ülke arasında imzalandı. 3 ülke ise eklenmiş protokollerle vs. ilgili imzacılardır.

4) Erdoğan Japonya’nın o 11 ülke içinde neden yer aldığını bile sorguluyor. Japonya dünyanın bir ucu diye düşünmüş olmalı. Anlatılmamış ve çalışılmamış demek ki, Japonya 1. Dünya Savaşı’nın taraflarındandır.

Lozan ise 1. Dünya Savaşı’nın sonucunda Osmanlı yönetimine imzalatılan Sevr Antlaşması’nın Kurtuluş Savaşı ile yırtılmasıdır!

5) Erdoğan’ın Lozan’la ilgili gündeme getirdiği müftülük seçimi konusu ise “Lozan Sulh Muahedenamesi”nin değil, 1913 tarihli Atina anlaşmasının konusudur!

ERDOĞAN LOZAN’I NEDEN TARTIŞMAYA AÇTI?

Ziyaret öncesi çalışılmadığı her halinden belli bir konu neden masaya konuldu peki?

1) Birincisi Erdoğan’ın iktidarını sürdürebilmesinin konjonktürel ihtiyacı nedeniyle. Sarraf dosyası ve Man Adası dekontları nedeniyle kamuoyu nezdinde puan kaybeden, hatta bir araştırma şirketinin yeni anketine göre MHP’nin oylarıyla bile yüzde 50+1’i bulamayan Erdoğan’ın acilen “milli bir mesele” üzerinden destek bulmaya ihtiyacı vardı!

Yunanistan’la bir konuda çekişmek, o ihtiyaç için iyi bir fırsat olacaktı.

2) Birincisinin bütünleyeni olarak ikincisi, Erdoğan’ın bir dış meselede zafere ihtiyacı var. Halep 82. il olamadı, Kerkük 83. il olamadı, Musul 84. il olamadı; en azından Yunan topraklarında müftü seçimi ile bir zafer kazanmak istiyor!

YUNANİSTAN LOZAN’IN GÜNCELLENMESİNE NEDEN KARŞI ÇIKTI?

Türkiye’nin tapu senedi olan Lozan Antlaşması’nın “güncellenme” adı ile tartışmaya açılmasına haliyle itirazlar var.

AKP ise bir yandan itiraz edenleri “Yunancı” diye suçlayarak birinci maddedeki “iktidarı sürdürme ihtiyacının” gereği ucuz bir propaganda yapıyor, bir yandan da kitlelere “Bak Yunanistan istemedi, demek ki Lozan’ı güncellemek doğru” diyor.

Elbette Yunanistan şu saatte Lozan’ı güncellemek istemez. (Bu arada Lozan Antlaşması biizm olduğu kadar Yunanistan’ın da tapu senedidir.) Çünkü Yunanistan fiilen Lozan’ı delerek Lozan’a aykırı kazanımlar elde etmiştir. Şimdi “güncelleme” ile o kazanımları riske etmek istemiyor.

Nedir o kazanımlar? Öncelikle AKP döneminde sessiz sedasız ele geçirdiği 147 adet ada, adacık ve kayalık. Ve elbette o adacıkların kıta sahanlığı…

Türk egemenliğindeki bu ada ve adacıklar, AKP dönemi boyunca tek tek Yunanistan’ın denetimine girdi: Yunan bayrakları asıldı, asker yerleştirildi ve Yunanistan genelkurmay başkanı ile savunma bakanları tarafından ziyaret edildi…

“Yerli ve milli” propagandası yapan, Sarraf’ı “milli mesele” ilan eden AKP’nin asıl milli mesele olan bu adalar konusunda Atina’ya hiçbir itirazı yok! Dahası alttan altta kitlere “o adalar Lozan’da kaybedildi” yalanını bile propaganda ediyor!

Oyda Atina biliyor ki Lozan tartışmaya açılırsa Antlaşmanın içinde oldukça detaylı, isim isim yer alan adalar konusu yeninden masaya gelir ve AKP döneminde elde ettiği kazanımları kaybedebilir! Bu nedenle “Lozan güncellenemez” diyor!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Yazarın Diğer Yazıları
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)