• BIST 106.648
  • Altın 146,938
  • Dolar 3,5228
  • Euro 4,1374
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 35 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 30 °C

Eren Erdem'e atılan iftira fezlekede çöktü

Eren Erdem'e atılan iftira fezlekede çöktü
Tayyip Erdoğan ve Davutoğlu'nun "Türkiye'yi 'IŞİD'e sarin gazı sattı' diyerek yabancı basına ihbar etti" diyerek suçladıkları Eren Erdem hakkında hazırlanan fezlekede bu ifadelerin kullanılmadığı tescil edildi.

CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem'in Rus devlet televizyonu RT'ye verdiği röportajda IŞİD'in sarin gazını Avrupa'dan temin ettiğini söylemesine rağmen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu ve AKP sözcüleri tarafından "Türkiye IŞİD'e sarin gazı sattı diyerek ülkemizi yabancı basına şikayet etti" denilerek hakkında bir linç kampanyası başlatılmıştı.

Eren Erdem hakkında hazırlanan savcılık fezlekesi ise, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve Erdem'in böyle bir söz sarfetmediği hukuki olarak da tescil edilmiş oldu.

Eren Erdem ise yaptığı açıklamada "İnsanların nasıl hedef gösterildiğini böylece görmüş olduk. Şahsıma yönelik bu alçak iftira kampanyasının çöküşüne de tanık olduk." dedi.

İşte Eren Erdem'in açıklaması:

Henüz milletvekilliğimin ilk aylarında, TBMM çatısı altında yaptığım 'sarin gazı iddianamesi' eksenli açıklamam ve akabinde, yabancı medyaya verdiğim demeçler sonrası; Cumhurbaşkanı, Başbakan, AKP Milletvekilleri ve havuz medyası şahsımla ilgili büyük bir linç kampanyası başlatmış, 17 aylık bebeğimin dahi 'veled-i zina' olduğunu dolayısıyla öldürülmesi gerektiğini yazan, bu bağlamda ev adresimi paylaşan AKP Gençlik kolları üyelerinin de katkısıyla, benim ve ailemin can güvenliği açık biçimde tehdit edilmişti.

Tüm bu linç kampanyası, Cumhurbaşkanı'nın bir miting kürsüsünde söylediği şu sözle başlamıştı; "sen nasıl olurda Türkiye DAEŞ'e sarin gazı SATTI dersin."

Akabinde, Başbakan, Bakanlar ve tüm AKP vekilleri; yabancı basına verdiğim demeçte; "Türkiye'yi şikayet ettiğimi, Türkiye IŞİD'e sarin gazı SATTI" dediğimi ifade etmişti.

Başlatılan bu linç kampanyasında, onlarca AKP üyesinin savcılara taşıdığı suç duyuruları akabinde hakkımda bir soruşturma başlatıldı. Ve soruşturma tamamlanıp, fezlekem düzenlenerek TBMM'ye gönderildi.

Peki, o fezlekede ne yazıyor?

Fezlekede, yabancı basına verdiğim demeç teknik analizleri yapılıp aktarılmış olarak çok net biçimde yer almaktadır. Yabancı basına, bu kampanya esnasında da ifade ettiğim gibi; "IŞİD sarin gazı hammaddesini Avrupa'dan temin ediyor. Batılılar bu konuda ikiyüzlüdür. Suriye'de sarin gazını kimin kullandığını Batılılar biliyor. Batılılar kendilerini sorgulamalıdır. Türkiye burada sadece temin edilen malzemenin üzerinden geçtiği ülkedir" dediğim, Ankara Cumhuriyet Başsavcı vekili Hüseyin Şahin tarafından açık biçimde tescillenmiştir.

Dolayısıyla, hakkımda fezleke düzenleyen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na teşekkür ediyorum.

TBMM'ye gönderilen bu fezlekemde, "Türkiye hükûmeti IŞİD'e sarin gazı sattı" demediğim, açık biçimde tescil edilmiştir.

Şimdi soruyorum; bu lafı ettiğimi söyleyen Erdoğan, hukuken yalancı mı ilan edilmiştir?

Davutoğlu, Bakanlar, Milletvekilleri ve açık biçimde bu lafı ettiğim iddiasıyla, günlerce beni manşete taşıyan, bu alçak iftirayı gerçekleştiren kişiler, savcı tarafından yalancı mı ilan edilmiştir?

Evet! Bu fezleke, saydığım isimlerin, sahtekâr, yalancı, üçkağıtçı olduğunu tescillemiştir. Bu isimlerin yalancılığıyla beraber, kumpasçı bir şebeke olduğunu da ortaya koymuştur.

İşin daha önemlisi, saydığım bu isimler, söylemediğim bir şey üzerinden beni vatan hainliği ile itham ederek SUÇ İŞLEMİŞLERDİR. Bu suç, Ankara Cumhuriyet başsavcılığı tarafından resmen TESCİL edilmiştir.

Suç, toplu halde işlendiğinden, bu bir örgütlü suçtur. Ve bu örgüt; halkın bir bölümünü, öteki bölümüne düşmanlaştırdığından, bir terör örgütüdür.

Dolayısıyla, savcılığın açıkça tescillediği bu gerçek üzere;  benim o sözü söylemediğim halde, örgütlü bir biçimde suç işleyen, ve terör suçu işleyen bu kanlı, bebekleri öldürtmek üzere hedef göstertecek kadar gözü dönmüş güruh hakkında, savcılığın TBMM'ye gönderdiği fezlekemle birlikte davalar açacağımı, aylardır dişimi sıkarak sabrettiğim, gerçekleri haykırdığım halde yazmayan havuz medyasından da bunun hesabını hukuk önünde soracağımı, ailemi can endişesine gark eden AKP Gençlik Kollarından da Türkiye ve eğer netice alamazsam AİHM dahil tüm yollarla hakkımı arayacağımı bildiririm.

İnsanların nasıl hedef gösterildiğini böylece görmüş olduk. Şahsıma yönelik bu alçak iftira kampanyasının çöküşüne de tanık olduk.

Elbette bu terör örgütü, muhakkak yargılanacak, işledikleri bu suçların hesabını ödeyeceklerdir.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)