• BIST 108.953
  • Altın 144,354
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 22 °C
  • Adana 23 °C
  • Antalya 25 °C

Erzincan Ergenekon (tertibi) rezaleti de kesinleşti

Böyle bir soruşturmayı yürütenlerin, davayı açanların ve hüküm verenlerin belasını kim verecek?

Bir tertip ve aşağılık gerici proje daha çöktü. Toplumun böyle açık ve aşağılık bir komplo karşısından tepkisiz olması gercçeği önümüzde dururken, Erzincan Ergenekon davasına Yargıtay "balyoz" gibi kararlarla son noktayı koydu. 

Odatv'den Müyesser Yıldız'ın haberine göre; Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Gülen ve mahmut Hoca cemaatlerine yönelik soruşturma yürüten dönemin Erzincan başsavcısı (son iki dönemin -halen- CHP Milletvekili) İlhan Cihaner, 3. Ordu Komutanı Org. Saldıray Berk ile Erzincan İl Jandarma Alay Komutanı emekli Kurmay Albay Recep Gençoğlu başta olmak üzere tüm sanıklar hakkında beraat kararı verirken, soruşturma ve kovuşturma sürecinde hukuksuzluklara imza atan savcılar, diğer yargı mensupları ve kamu görevlilerinin tüm hakkında HSYK'ya suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

11. Ceza Dairesi davanın "meşhur" gizli tanıklarının koruma kararlarını da kaldırdı.

Kararları açıkladıktan sonra 11. Ceza Dairesi Başkanı "Herkese geçmiş olsun" dedi.

GENÇOĞLU: NE SİLAH ARKADAŞLARI VE SAVCILAR GÖRDÜK

Erzincan'dan ayrıldıktan sonra Eskişehir İl Jandarma Komutanıyken gözaltına alınıp, "Ergenekon terör örgütü" üyeliğinden tutuklanan Albay Recep Gençoğlu karardan önce yaptığı savunmada çarpıcı açıklamalarda bulundu. Gençoğlu, savunmasında şunları söyledi:

"Bizi Erzurum'da Merkez Komutanlığı'nın bir odasında, kaçmayalım diye kapının önünde üç askerin bulunduğu, eksi 25 derece soğukta, buz gibi suyla yıkanmak zorunda bırakan ve bize vebalıymış gibi davranan bir silah arkadaşımızın yanında 4 gün ifade vermek için bekleten savcılar gördük. Vicdanı bir hakimin gerçeği o günden görerek serbest bırakmasının ardından üç gün sonra aynı mahkemenin başkanı tarafından ilave hiçbir delil olmadığı halde verilen tutuklama kararını bekletip, sırf eşimin yanında tutuklamak için yolda giderken arkamızdan polisleri gönderen savcılar gördük. İfade sırası beklerken, koruma polisinin telefonunu kayıt yapacak şekilde yanımıza bıraktırıp, aklımızla alay etmeye kalkan savcılar gördük. İddianameyi bilgisayarda yazarken yapacağı tezgâhı not olarak yazan, sonra da silmeyi unutarak geceyarısı iddianame dağıtan savcılar gördük. Soruşturma dosyasını bir gecede kaçırmaya çalışan savcılar gördük. Bu dosyayı, sırf cezaevinde daha fazla yatalım diye Erzurum, Diyarbakır arasında komedi filmlerine taş çıkartacak şekilde defalarca götürüp getiren savcılar, hakimler gördük. 3. Ordu'nun koruduğu askeri cezaevinde yatarken, Erzurum çıkışında konvoy sırası bekleyen askeri araçları, askeri cezaevini basıp, içerdekileri kurtaracak sanıp, bir de bunu resmi yazıyla askeri makamlara soran, komutanın kendi kışlasını kendi askeriyle basıp, kendi kontrolündeki askeri cezaevinden kendi rütbelilerini kaçıracağını ciddi ciddi düşünen savcılar gördük.

AMİRLERİMİZ BİZİ DEĞİL KUMPASÇILARI DİNLEDİ

Kararınız ne olursa olsun bize şunu söyleyin lütfen; Bu bizim ailemiz, ülkemiz ve vatandaşlarımız için hayati önem taşımaktadır. Bize bu davanın bir kurgu olduğunu, bir kumpas olduğunu, böyle bir suç olmadığını söyleyin. Sadece suçsuz olduğumuzu söylemeyin. Bunun planlanmış bir tuzak olduğunu hukuki dille söyleyin bize, dileğim budur. Bu dava 6 yıl önce yani 2009 yılında, 2015'te ülkemizin başına neler geleceğinin sanıklar tarafından tespit edilerek, yazılı olarak devlet yöneticilerine iletildiği, ama vurdumduymaz idarecilerin bunu önemsemediğinin görüldüğü bir davadır. Biz o tarihte devletin içindeki bu garip yapılanmayı delilleriyle ortaya koyduk, komutanlarımıza, amirlerimize ilettik. Mülki amirler bizi dinleyeceğine, bize kumpas kuranlara yardımcı olup, para mükafatı dağıttılar. Sabahleyin teşekkür ederek imzaladığı operasyon planını, öğleden sonra bir bahaneyle getirtip, bütün nüshalarını yırtan, sonra da 'ben izin vermedim' diyen yöneticiler gördük. Operasyon günü denetlemeye gelip, durumu görünce acele kaçan, sonra da 3 ay yanımıza uğramayanları gördük. Bunun yanında korkusuz, delikanlı savcılar gördük, kocasına sonuna kadar inanan, 'ne olursa olsun arkandayız' diyen asker karısı, babasıyla gurur duyan çocuklar gördük. Genç bir Harp Okulu öğrencisiyken belime sarılıp, askerlik yemini eden, yıllar sonra o elini bırakmayan devre arkadaşı ile bir telefonla Erzurum'a gelen cesur avukatlar gördük.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Maçka İlçe Jandarma Komutanı gözaltına alındı23 Ağustos 2017 Çarşamba 18:34
  • Rejim değişti mi değişmedi mi? Erdoğan bakın yine ne yaptı?23 Ağustos 2017 Çarşamba 17:13
  • Polise anlamazsa gözaltına alabilecek!23 Ağustos 2017 Çarşamba 15:58
  • Atatürk'ü eleştirmek isteyen Şamil Tayyar, eline yüzüne bulaştırdı23 Ağustos 2017 Çarşamba 15:00
  • 78 kuşağı önderlerinden Bülent Uluer hayatını kaybetti23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:44
  • AKP'de bir istifa daha!23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:40
  • TSK orayı terk mi ediyor?23 Ağustos 2017 Çarşamba 14:09
  • Atatürk'e 'Mason' dediği iddia edilmişti: Tutuklama kararı!23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:35
  • Yandaş yazar Sedat Peker’e arka çıktı!23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:19
  • Cübbeli'yi öldürme talimatı verilmiş23 Ağustos 2017 Çarşamba 12:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)