• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 6 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 14 °C

Fatih Terim neden şu an Bodrum'da?

Fatih Terim neden şu an Bodrum'da?
Ali Kaya Soysal, Euro 2016'daki son maçların teknik analizini yaptı.

Ali Kaya Soysal 

16'ların 4. maçında evsahibi Fransa ile İrlanda Cumhuriyeti Lyon'da karşılaştı ve Horozlar maçın başında Avrupa Şampiyonalarının en erken golüyle yenik duruma düşmelerine rağmen üstün bir oyunla 2-1 galip gelip kendilerini çeyrek finale taşıdılar. 2. dakikada Brady'nin penaltı golü Stade de Lyon'da şok etkisi yaptı ama kalite şok filan tanımıyor. Fransa hemen direksiyonu eline aldı, ancak disiplinli İrlanda savunması karşısında net pozisyon bulamadılar. İlk yarı teknikle fizik güç savaşı oldu diyebilirim. Hatta fizik mücadele ve kontralar 21'de Murphy ve 42'de Duffy'yle ikinci gole çok yaklaştırdı adalıları. Fransa ilk pozisyonunu 45+1'de bir karambolde yaşadı, ama 5 saniye içinde önce Payet sonra Griezmann etten duvarı geçemediler ve devre 1-0 bitti.

İkinci yarı bu görünüm devam etti, ancak İrlanda'nın konsantrasyonunun kaybolduğu 3 dakikada 58 ve 61'de Griezmann'ın golleri ev sahibini 2-1 öne geçirdi. 66'da rakibinin kırmızı kartla bir eksik kalmasını da  iyi değerlendiren Fransa 90 dakikayı topa sahip olmada % 76'ya 24 gibi açık ara bir istatistikle galip bitirdi ve adını semi-finale haklı olarak yazdırdı.

ALMANYA KENDİ SİKLETİNDE OLMAYAN SLOVAKYA YI 3-0 LA GEÇTİ

Lille'de oynanan bu maç için çok fazla analiz yapmaya gerek yok. Çünkü bir tarafta futbolun tüm gereklerini yerine getiren, rakibini adeta kendi yarı alanına hapseden, uzun bir süre  2/4/4 oynayan Panzerler, diğer yanda ise en önemli futbolcuları Hamsik'in bile adım atamadığı Slovakların arasında o kadar çok kalite farkı vardı ki. 12'de Boateng, 43'de Mario Gomez ve 63'de sahanın yıldızı Draxler'in golleri yetti Slovakya'ya... 12. dakikada Mesut Özil'in kaçırdığı penaltıdan söz etmeye bile gerek yok. Özetle bu maçın teknik yorumunu yazmak için harcanan mürekkebe yazık..( biraz da nostalji izninizle )..
 
BELÇİKA ADIM ADIM GELİYOR

Dünün son maçı Toulous'da benim 3 nolu favorim Belçika ile grubundan lider çıkan Macaristan arasında oynandı. Müthiş bir maç oldu. Macarların şimdiye kadar ki performansını tesadüf olarak gören otoriteler var, ancak tesadüf bir olur, iki olur, haydi üç olur diyelim. Ama dün gece yıldızlar topluluğu Belçika karşısında Macaristan sahaya öyle bir tempo, direnç, baskı ortaya koydu ki, maçı izlemeyen birisi 4-0'lık skora bakıp aldanmasın.

Sonucu bir tarafa bırakıp, oynanan oyundan bahsetmek gerekirse; ilk yarı 10. dakikada Belçika'nın Alderweilerd'le bulduğu ölü top golünden sonra Macaristan devrenin bitimine kadar kalecisi 41 yaşındaki Kiraly'ye şükretmeli fark açılmadıysa. Ancak ikinci devre sahneye öyle bir Macaristan çıktı ki, uzun bir dönem oyunun hakimi oldular ve beraberlik golüne çok yaklaştılar girdikleri sayısız net pozisyonlarla....İşte bu süreçde ısınırken sakatlanan en etkili futbolcuları Kleinheisler'den yoksun olmalarının dezavantajını yaşadılar tek başına  Dszcuszcak'ın gayreti yetmedi.
 
78. dakikaya kadar rakibine ecel terleri döktüren Macaristan sahanın yıldızı Hazard'a teslim oldu diyebilirim. Bu oyuncunun 1.5 dakikada attığı 2 gol maçı bitirdi, 90+1'deki Carrasco vuruşu ise adeta Kiraly'nin tüm emeklerine son noktayı koydu: 4-0 Ve Belçika Galler ile çeyrek final oynamaya hak kazandı.

Bu noktada Macaristan'a bir parantez açma gereği duyuyorum; 40'lı yılların sonu ve 50'li yıllarda komşusu Avusturya ile birlikte futbolun ilk diziliş taktiği olan "WM"i keşfeden, yani eski tabirle, iki bek (back), bir santraf ( center-half), sağ haf, sol haf, sağ iç, sol iç, sağ açık, sol açık ve tabiki santrafor ( center - for). onbiriyle "wonderteam"in ( harika takım ) yaratıcısı  Macarlar futbolda çıkış içinde olan ülkelerden bir tanesi. İlerideki dönemde bunu hep beraber göreceğiz. Nasıl bir yapılanma içinde olduklarını ben biliyorum ama esas bilmesi ve araştırması gereken dünyanın en çok parasını kazanan teknik adamlarından biri olan ülkemizin Futbol Direktörü, yani "imparator" ..

İmparator demişken, bildiğim kadarıyla kendisi şu anda Bodrum'da evinde. Peki niye?  4  yılda bir organize edilen Avrupa Şampiyonasının bitimine daha 12 gün var. Orada kalıp , kalan maçları izlemek , tecrübesine katkıda  bulunmak varken,  futbolumuzun başındaki kişi niye geri döndü? Ben emekli biri olarak ABC okurlarına saygımdan dolayı tüm maçları izliyor ve şu anda  saat 01.00 olmasına rağmen yazıyorken hocamız niye denize girmeyi tercih ediyor, acaba "ben ders almam, veririm" egosundan dolayı mı?

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)