• BIST 97.546
  • Altın 144,163
  • Dolar 3,5678
  • Euro 4,0002
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 23 °C

Fetih ordusu dağıldı

Fetih ordusu dağıldı
28 Mart 2015 tarihinde Hatay’ın sınır komşusu olan Suriye’nin İdlib kentini ele geçirmek için kurulan Fetih Ordusu içerinde yer alan cihatçı terör grupları arasında şiddetli çatışmaların başladığı belirtiliyor.

Ömer Ödemiş/ Haber Analiz

Türkiye Moskova anlaşması ile garantörlüğü üstlendiği cihatçı güçleri hizaya sokmaya çalışıyor. 28 Mart 2015 tarihinde Hatay’ın sınır komşusu olan Suriye’nin İdlib kentini ele geçirmek için kurulan Fetih Ordusu içerinde yer alan cihatçı terör grupları arasında şiddetli çatışmaların başladığı belirtiliyor.
Astana görüşmeleri öncesinde, başlayan tartışmaların kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştüğü, tarafların birbirlerinin karargâhlarına dönük yoğun saldırılar başlattıkları vurgulanıyor. 
Türkiye;  Rusya ve İran arasında imzalanan Moskova mutabakatı çerçevesinde ilan edilen ateşkes anlaşmasında garantör olarak imza atmış ve bu grupların ateşkese uyacağı taahhüdünde bulunmuştu.
 

ÖZELLİKLERİ 

Türkiye sınırları civarında etkin olan ve tamamına yakını cihatçı olan bu terör örgütlerin Moskova anlaşmasına uyması istenmiş uymayanlar ciddi olarak uyarılmıştı.

Fetih Cephesi içerinde yer alan Şam Fethi Cephesi(Nusra Cephesi), Ecned eş-Şam, Ahrar uş-Şam, Nureddin Zengi Hareketi, El-Hakk Tugayı, Ceyş el-Sünnet, Şam Şahinleri Tugayı, Türkistan İslam Partisi, Feylak eş-Şam, Cund el-Aksa örgütlerinin bu anlaşmaya uyması istenmişti.

İlk tepkiyi Nusra cephesi göstererek, Ateşkesi kabul etmediğini, Astana görüşmelerine katılmayacağını duyurmuştu. Ardından Ahrar Şam örgütü de ateşkese uymayacağını beyan etmişti. Türkiye kendi organizasyonu ile İdlib kentine giren ve bu kenti karargah haline getiren bu örgütlerin, gelinen süreçte kontrolünden çıkmasını kabullenmeyerek, kendine bağlı silahlı gruplarla bu güçlerin tasfiyesine giriştiği belirtiliyor.
ÖSO’nun Nusra cephesi mevzilerine ağır silahlarla saldırması sonucu daha da şiddetlenen çatışmaların Astana görüşmelerine denk gelmesi, Türkiye’nin garantörlüğünün tartışıldığı anlamına gelmektedir. Türkiye Suriye sahasında etkili olduğunu söylediği cihatçı güçler tarafından Astana da yalnız bırakılmış, taahhütlerini yerine getiremez durumuna düşürülmüştür.

Özellikle Halep sonrasında, cihatçı terör gruplarının önemli bir kısmı üzerinde ağılığı olduğunu açıklamaktan geri durmayan AKP hükümeti, bu çerçevede Rusya ve İran’a teminatlar vermişti.  Ancak gerek ateşkes sürecinde gerekse de Astana görüşmeleri içerisinde, cihatçı bu güçlerin önemli ölçüde Türkiye’nin kontrolünden çıktıkları görülüyor. Özellikle sağladığı desteklerle, birebir kurduğu ilişkilerle yaklaşık 6 yıldır Suriye sahasında birlikte olduğu cihatçı güçler, kendi egemenliklerini ilan ederek, Türkiye’nin tek belirleyici olamayacağının vurgusunu yapıyorlar.
İdlib çatışmaları böylesi bir sürecin kaçınılmaz sonucu olarak gündeme gelmiş görünüyor. Türkiye’nin daha yakın ilişkiler içerisinde bulunduğu ÖSO, İdlib kentinde Nusra Cephesine karşı başlattığı saldırılarda başarısız olması durumunda Türkiye,  İdlib kentinde ki egemenliğini kaybetmiş olacaktır. Diğer bir ifadeyle oluşturmaya çalıştığı güvenli bölgeyi, kontrolünden çıkmış bir cihatçı güce kaptırmış olacaktır.
Türkiye bölgede ki kirli ve yanlış politikaları sonucunda, adı terörle anılır olmuş ve lider olma iddiasıyla çıktığı yolda, tüm etkinliğini kaybetmiştir.

Türkiye’nin gözetiminde Bölgede etkin olan cihatçı terör gruplarının önemli olanları şunlardır:

1-Cebhetun Nusra (Nusret Cephesi) El Fetih Ebu Muhammed El Colani liderliğindeki Nusra Cephesi’nde biat esastır. Nusra’ya giren mücahitler, komutanlarına biat ederler. Burada talimatların yerine getirilmesi zorunludur. El Kaide’ye bağlı olan Nusra Cephesi’nin lideri mücahitlerden birisinden “canlı bomba” olmasını istemiş ise, mücahidin bu talimatı yerine getirmesi gerekmektedir. Aralık 2011’de ismini ilan ederek operasyonlara başlayan Nusra Cephesi, Şam ve Halep güvenlik güçlerini hedef alan canlı bomba eylemleri düzenledi. On binlerce Suriyelinin katledilmesine yol açan intihar saldırıları ile sık sık gündeme gelen Nusra Cephesi, son dönemlerde ciddi kayıplar vermesine rağmen etkin bir güç konumunda. 2016 yılında ABD’nin terör listesini alınması sonrasında adını değiştirerek Şam Fethi Cephesi ismini almıştır.

2- Ahraru’ş Şam (Şam’ın Özgürleri) Selefi cihadın Suriye’deki önde gelen örgütlerinden Ahraru’ş Şam, İdlib şehrinde etkili olduğu biliniyor. Diğer örgütlerin aksine liderinin kim olduğu bilinmiyor. Ahraru’ş Şam savaşçıları, Özgür Suriye Ordusuna bağlı olanların aksine kameralar karşısına, tıpkı Nusra Cephesi gibi maskeli çıkıyorlar. Sayılarının 3000 civarında olduğu tahmin edilen bu örgütün son dönemlerde ciddi kayıplar verdiği belirtiliyor. Ahraru’ş Şam’ı Cephetun Nusra’dan ayıran en önemli özellik, 
Ahraru’ş Şam’da biatın olmamasıdır. Ahraru’ş Şam’da biat yerine “anlaşma” var. Ağırlıklı olarak Suriyeli olmayan cihatçıların yer aldığı bu grubun en büyük avantajı Türkiye sınırına yakın bölgelerde etkinlikte bulunmasıdır. Türkiye’de de önemli katılımların olduğu Ahraru’ş Şam Cephesi’nin El Kaide ile yakın ilişkilerde olduğu biliniyor. 

3- Türkmen Tugayları: Türkmenlerden oluşan ve Türkiye sınırındaki kamplarda bulunan grup, Türkiye tarafından ciddi olarak destekleniyor. Türkiye’ye sık sık girip çıkan ve Türk istihbarat güçleri tarafından eğitilip yönlendirildiği iddia edilen bu grubun askeri olarak çok etkin olmadığı belirtiliyor. Sayılarının 10 bin civarında olduğu iddia edilen Türkmenlerin aylık olarak maaş aldıkları ve Türkiye’deki kampları da aktif olarak kullandıkları biliniyor. Lazkiye kırsalını kaybettikten sonra şimdi Azez ile Bab El Hawa bölgesinde ağırlıklı olarak bulunuyorlar.

 4- Özgür Suriye Ordusu: İçinde yüksek rütbeli subayların yer aldığı grup, özellikle İdlib, Bal El Hawa, Humus kırsalı, Halep kırsalın da etkin olarak bulunuyor. Silahlı grubun merkez üssü Türkiye’de bulunuyor. 20 bin silahlı üyesi olduğu tahmin edilen ÖSO’nun Selefi görüşüne sahip olduğu biliniyor. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)