• BIST 109.330
  • Altın 155,771
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 10 °C
  • Antalya 16 °C
» »

Filolarını kıble yapmadı, hiç onların 'dostu' olmadı: 'Ya özgür vatan, ya ölüm' dedi!

Filolarını kıble yapmadı, hiç onların 'dostu' olmadı: 'Ya özgür vatan, ya ölüm' dedi!
Küba'nın, Latin Amerika'nın ve tüm dünyanın büyük devrimcisi Ernesto Che Guevara'nın emperyalizm destekli güçler tarafından katledişinin 50'nci yılı. İnsanlığın yönünü aradığı günümüzde, Che de diğer yoldaşları gibi yolu aydınlatmakta...

ABC Haber Merkezi

Bolivya dağlarında devrim mücadelesi verirken 1967'de emperyalizmin maşaları tarafından öldürülen Ernesto Che Guevara, şimdi sosyalizm mücadelesinin simge ismi. Bugün o tüm dünyada anılacak.

En görkemli anmaların ise son günlerini geçirdiği Bolivya’da yapılması bekleniyor. Ülkenin solcu Devlet Başkanı Evo Morales, Che’nin 50. ölüm yıldönümünü, “Anti Emperyalist Mücadelenin Yeniden Başladığı Gün” ilan etti.

Fidel, Che ve arkadaşlarının mücadelesi, dünya halklarına emperyalizme karşı mücadelenin mutlaka başarıya ulaşacağını müjdeledi, dahası kanıtladı.

Bunun en büyük göstergelerinden biri de Che'nin 11 Aralık 1964'te Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda yağtığı ve emperyalizmi nasıl dize getirdiklerini, dahası bir daha nasıl boyun eğmeyeceklerini anlattığı tarihi konuşmasıdır. Che, emperyalizme bir kez daha hak ettiği dersi verirken, şöyle bağırmaktadır, "Ya özgür vatan, ya ölüm!"

İşte Che'nin BM'de yaptığı konuşmadan bir bölüm:

Küba’nın ve Amerika Devletleri Örgütü’nün durumundan açıkça anlaşılmayacak bir dille bahseden bazı delegelere cevap olarak Latin Amerika halklarının bu uşak ruhlu, satılık hükümetlere ihanetlerinin hesabını birgün mutlaka soracağını açıkça bildirmek isteriz. 

Sayın delegeler, kimseye zincirlerle bağlı olmayan, yabancı sermayeye bağımlılığına son vermiş, siyasetine yön verecek prokonsüllerden arınmış, özgür ve egemen bir devlet olan Küba, bu topluluğun karşısında başını dik tutarak konuşabilir ve kendisine verilen “Latin Amerika’nın özgür toprağı” adına hak kazandığını kanıtlayabilir. 

Bizim örneğimiz tüm Latin Amerika Kıtası’nda etkisini gösterecektir. Şimdiden Guatemala’da, Kolombiya’da ve Venezuala’da etkimiz görülmüştür. 

Artık yalnız başına kalmış halklar sözkonusu değildir, önemsiz düşmanlar, savsaklanabilecek güçler de var olamaz. İkinci Havana Bildirisi’nde belirtildiği gibi: 

Latin Amerika ‘da güçsüz ülke yoktur. Bizler avın sefaleti çeken, aynı duygulan paylaşan ortak düşmanlara sahibolan, aynı güzel geleceği özleyen ve dünyanın tüm dürüst insanlarının desteğinden yararlanan ikiyüz milyon çocuklu bir ailenin evlatlarıyız. 

Bu destan, acıyla dolu Latin Amerika topraklarında pek bol bulunan aç yerli halk yığınları, topraksız köylüler, sömürülen işçiler, ilerici kitleler, dürüst ve yetenekli aydınlar tarafından yazılacaktır. Emperyalizmin küçük gördüğü halklarımız, kitle halinde mücadele ve düşüncelerle, bu destanı gerçeğe dönüştüreceğinden kimsenin şüphesi olmasın. Bugüne kadar küçümsenen, önemsenmeyen halklarımız, artık emperyalistlerin uykularını bile kaçırmaktadır. Bizi hep güçsüz ve uysal bir sürü olarak gören emperyalistler, şimdi ikiyüz milyon Latin Amerikalının oluşturduğu dev sürü karşısında korkuya kapılmış, bu dev kitle içinde, yankee tekelci kapitalizminin mezar kazıcılarını görmenin endişesini yaşamaktadır. 

Şimdi, Latin Amerika Kıtası’nın her tarafında, intikam zamanının geldiğini gösteren apaçık belirtiler ortaya çıkmıştır. Şimdi bu adsız kitle, bu rengarenk kıtanın her yerinde aynı acılan, aynı hayal kırıklıklarını dile getiren şarkılan söyleyen bu rengarenk Latin Amerika, yüzü gülmeyen, kaderine sessizce razı olmak zorunda bırakılan bu Latin Amerika artık tarihini kendi yazmak istiyor. Kendi tarihine geçmek, tarihini kanıyla yazmak, bu uğurda acı çekmek ve ölmek istiyor. 

Bugün Latin Amerika’nın dağlarında ve ovalannda, yaylalarında ve vahşi ormanlarında, ıssız köşelerinde büyük kentlerindeki trafik karmaşasının ortasında, okyanuslarının ve nehirlerinin kıyısında, insanlar uyanıyor, kı kıpırdıyor. Kendilerine ait olan ne varsa onun uğruna canını vermeye hazır, 500 yıldır şunun bunun tarafından birer birer gasp edilen hakları yeniden almaya hazır, kaygılı eller ileriye doğru uzanıyor. Şimdi, tarih Latin Amerika’da yaşayan yoksullarını, tarihlerini kendileri yazmak kararındakileri , horlananları hesaba katmak durumundadır. Onlar şimdi yolda, yayan, hergün, yüzlerce kilometrelik bitmek tükenmek bilmeyen bir yürüyüşle yönetim “doruğuna” ulaşmaya, haklarını elde etmeye doğru gidiyorlar. 

Onlar şimdi silahlı. Taşlarla, sopalarla, machetelerle, şu ya da bu yönde, hergün topraklan işgal ediyor, kendilerinin olan toprağa daha da sarılıyor, onu canları pahasına olsa dahi hiç korkmadan savunuyorlar. Onlar şimdi pankartlar, bayraklar, sloganlar taşıyor, bunları dağların rüzgarında, ovalar boyunca dalgalandırıyorlar. Adalet isteyen bu öfke dalgası, bastırılmış kinlerin, ayaklar altına alınmış hakların bu kabaran dalgası, Latin Amerika topraklarından yükselen bu devrim dalgası hiçbir zaman durmayacak, yenileri eklenerek devam edecektir. Geçen her gün, bu dalga daha da büyüyecektir. Çünkü en büyük sayıdan, her yönüyle çoğunluktan, emeğiyle zenginlikleri biriktirenlerden, değerleri yaratanlardan, tarihin tekerleklerini döndürenlerden, uyutulduktan sersemletici uzun uykudan artık uyananlardan oluşmaktadır. 

Çünkü bu büyük insan kitlesi “Yeter!” demiş ve yürüyüşe geçmiştir artık. Devlerin bu yürüyüşü gerçek bağımsızlığa, uğruna birşey elde edemeden binlerce kez öldükleri gerçek özgürlüğe kavuşmalarına dek duracağını beklemeyin. Bugün ölenler, Playa Giron’daki Kübalılar gibi, biricik, gerçek, vazgeçilmez, asla geri vermeyecekleri bağımsızlıktan uğruna öleceklerdir. 

Tüm bu olanlar, Sayın Delegeler, tüm kıtanın bu yeni iradesi, kitlelerimizin mücadele kararlılığının dile getiriliş şekili olan, istilacının silahlı kolunu felce uğratan çığlıkla özetlenebilir. Bu çığlık, tüm dünya halklarınca, özellikle de Sovyetler Birliği’nin liderliğindeki sosyalist kamp ülkelerinde anlaşılmış ve benimsenmiştir. 

YA ÖZGÜR VATAN, YA ÖLÜM! 

İzlenme: 3261
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)