• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 17 °C
  • Adana 19 °C
  • Antalya 18 °C

Futbolun öldüğü gece

Alev DOĞAN

Passolig, E-Bilet, futbolda tırmanan şiddet, bu şiddeti körükleyen kulüp yönetimleri, ağzından küfür eksik olmayan 'bağzı' medya mensupları, şike, teşvik nedeni ile bir süredir can çekişmekte olan futbol, Trabzonspor-Gaziantep maçının ardından artık öldü.

Hem de huzur içerisinde falan değil, futbolu çok sevdiğini iddia eden yığınlar tarafından acı çektirilerek öldürüldü.Bizim sevdiğimiz 'oyun' ise kızlı-erkekli yaptığımız mahalle maçlarında, eski bir fotoğraf olarak kaldı.Keşke böyle olmasaydı...

***

İşin ciddiyetinin farkında olmayanlar için ufak bir dipnot; Trabzonspor-Gaziantep maçının ardından yaşananlar 'futbolu arsada değil borsada sevenlerin' futbola müdahelelerinin bir sonucudur. Ne yazık ki bu sonuç,artık normalleşmiş bir davranış kalıbı olarak okunmaktadır.

Türkiye futbolunu yöneten kurumun, Süper Lig'in açılışını Borsa'da şaşaalı törenlerle yapması aslında içinde bulunduğumuz tabloyu bizlere özetlemişti. Bu yüzdendir ki kulüp başkanları, penaltı verilmediği iddiası ile hakemleri rehin almakta, tartaklamakta ve tehdit etmekte, yine bu yüzdendir ki yine aynı kişilerce 'öleceksek adam gibi öleceğiz,kadın gibi yaşamayacağız' tarzında kadın düşmanı,cinsiyetçi açıklamalar yapılmaktadır.

İbrahim Hacıosmanoğlu ve şahsında somutlaşan tarzın futbola yakıştığını hala ısrarla iddia eden varsa, futbol konuşmayalım artık. Ama biliyoruz ki, futbolun onurunu kurtarmak için hala ısrar eden milyonlarca insan var bu ülkede. Bu yüzden hiç yaşanmamış gibi davranmayacağız, bu sefer üzerinden atlamayacağız, ısrarla savunacağız 'biz futbolu arsada seviyoruz' diye...

***

O gece yaşananları hatırlayacak olursak; Trabzonspor-Gaziantep maçında “penaltı vermedi” gerekçesiyle hakem Çağatay Şahan ve yardımcıları, başkan Hacıosmanoğlu’nun telefon talimatıyla odalarına kilitlendi.

Polis hakemleri kurtarmak için herhangi bir müdahelede bulunmazken, olayları, İbrahim Hacıosmanoğlu yine aynı pervasızlık ve rahatlıkla kendi ağzıyla anlattı; "Yöneticilerime, ‘Trabzon’un misafirperverliğini gösterin, çayını, kahvesini yemeğini ısmarlayın, sabaha kadar, ben gelene kadar o hakem, o stattan çıkmayacak’ dedim. Ama benim de saygı duyduğum, gönül bağım olan, o değerli insanın beni aradıktan sonra, ‘hem Türkiye hem dünya genelinde büyük rezillik yaşamayalım. Ama yanlışların da hesabı sorulacak’ sözü üzerine ben de arkadaşları aradım. Bizi katleden şahısların, Trabzonlu’ya yakışan şekilde en ufak fiziki müdahalede bulunulmadan bu şehri terk etmelerine izin verdik"

***

Ne eksik ne de fazlasıyla tablo ortada.

Şimdi karar biz sporseverlerin; "Ya eşit ve kardeşçe bir spor düzeni inşaa edeceğiz ya da bu pislikte hep birlikte boğulacağız"

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)