• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 32 °C
  • Adana 34 °C
  • Antalya 32 °C

George Orwell ayakta alkışlıyor!

Haluk ŞAHİN

Romancı Alev Alatlı, tartışmalı Saray’da yapılan bir ödül töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uyguladığı politikaları övmüş, “Sizi George Orwell ayakta alkışlıyor!” demişti.

George Orwell denince akla “1984” adlı distopik roman geliyor. “1984” edebiyat tarihinin en çarpıcı  otoriter ve totaliter rejim eleştirilerinden birisi. İnsanların sürekli gözetim altında tutuldukları, yönlendirildikleri, cezalandırıldıkları, yalanlarla kandırıldıkları, düşüncelerinden dolayı sıkıştırıldıkları bir cehennemi anlatıyor.  Orwell’in adı otoriter ve totaliter rejim düşmanları listesinin en başında geçiyor.

Alev hanıma katılıyorum. İşte bu George Orwell geçen hafta Türkiye'de olanları görse ayakta alkışlardı.

“1984’ü ve Hayvan Çiftliği’ni yazarken her türlü yöntemi düşündüm, ama bu aklıma gelmedi.  Demek ki hayalgücüm sınırlıymış!” derdi.

Gerçekten, yabancı basında çıkan haber ve yorumlara bakacak olursak, basın ve ifade özgürlüğü açısından yepyeni ufuklara koşuyor, dünyaya parmak ısırtıyoruz!

Dünyanın en deneyimli otoriter devlet yöneticilerinin bile “Bravo Türklere, bu kadarını biz düşünememiştik. Tarihe geçtiler” diyerek haset ettiklerine eminim.

                                                ***

Şöyle demişlerdir:

Basını susturma konusunda klasik önlemleri hepimiz biliyor uyguluyoruz. Ceza yasalarına sıkı maddeler koyuyor, gazetecileri onları çiğnedikleri bahanesiyle hapse atıyor, gazetelerin yayınını bir süre için durduruyor, hatta gazete kapatabiliyoruz. Tabii, gazeteci dövdürmekten öldürtmeye, ekonomik kaynaklarını kısıtlayarak boğmaya, zayıf olanlarını satın almaya  kadar başka yöntemlerimiz de var…  

Ama doğrusu ya, bu kadarı bizi aşıyor. Biz, gazetelerin 24 saat içinde ters yüz edilebileceğini sizden öğreniyoruz. 

Evet, ters yüz. Düşünebliyor musunuz, binalar aynı, makineler aynı; akşam İtalyan Komünist Partisi’nin organını alıyorsunuz, ertesi gün Vatikan’ın organı haline getiriyorsunuz!

Dün krala övgüler çeken gazete, ertesi gün sıkı bir Cumhuriyetçi olarak çıkıyor.

Dün İsrail’e yakın olmakla suçlanan gazete, oluyor Nazilerin borazanı!

Dün her şey kötüye gidiyordu manşete göre, bugün her şey iyiye gidiyor.

Dünün hainleri bugün kahraman!

Ne sihirdir ne keramet! 24 saat içinde oluyor bütün bunlar. 

Dünya basın tarihine altın sayfalar ekleniyor.

“İşte yeni simyacılık. Bu Türkler yaman adamlar!” dediklerini duyar gibi oluyorum.

George Orwell, hala ayakta alkışlamaya devam ediyor!

                                                  ***

İronimizle adamcağızı mezarında daha fazla rahatsız etmeyelim. Orwell düşünce ve ifade özgürlüğünün yılmaz bir savunucusu idi.

Şu cümle onun bu konudaki görüşlerini özetler:

“Özgürlüğün tek bir anlamı varsa o da şudur: İnsanlara duymak istemediklerini söyleme hakkı!”

Gerçekten öyledir. Hele güçlülerin etrafı, onlara yalnızca duymak istediklerini söyleyen yalakalarla doludur!  Ve onların, güçlünün duymak istemediklerini duymaması için yapmayacakları şey yoktur!     

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)