• BIST 107.921
  • Altın 153,999
  • Dolar 3,8353
  • Euro 4,5054
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 6 °C
  • Adana 7 °C
  • Antalya 9 °C

Gerçekten yazar olabilmiş bir insan asla ölmez

Gerçekten yazar olabilmiş bir insan asla ölmez
Albert Camus’un 'Başkaldıran İnsan'ını çevirdiği için ya da sistemi yeren pek çok romana imzasını attığı için Tahsin Yücel’in ölse dahi adını anmamak gerekir. Onların dünyasında kararlar bu şekilde verilebilir ve bir yazarın ölümü görmezden gelinebilir. A

Çağdaş GÖKBEL

Sarsıcı bir duygudur sayfaları çevirirken bir anda insanın 17 Şubat 2073 sabahında kendisini buluyor olması. Yaşadığınız kentin gökdelenler tarafından kuşatılması, tanıdığınız pek çok insanın kişiliğini metalarda araması ve yaşlı adamların birer yılkı atına dönüşmesi yıkıcı bir etki bırakır üzerinizde.

Sanki paragöz işadamı Temel Diker’i bir yerlerden tanır gibisiniz ya da iş bilir avukat Can Tezcan karakteri bir yerlerde sizinle konuşmuş ve yanınızdan öylece geçip gitmiştir. Romanda yol aldıkça kendi gerçekliğinize biraz daha yaklaşır ve dehşete kapılırsınız. Neo liberal politikaların kentlerimizin çehresini değiştirmek bir yana bireyleri nasıl birer canavara dönüştürdüğüne tanık olursunuz.

Tahsin Yücel, 'Gökdelen' romanında edebiyatın güçlü bir eleştiri silahına nasıl dönüşebildiğini bize kanıtlamak istemiştir. Gökdelen romanını değerlendirirken bildiğimiz pek çok hikayeden ve alışıldık anlatıdan uzaklaşmak gerekmektedir. Çünkü 'Gökdelen', günümüz Türkiye’sine ışık tutan bir distopyadır. 

“Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler” mantığının insanlığı nasıl bir felakete sürüklediğinin yalın bir anlatısıdır. Yaşadığımız dönemin bağrına saplanmış bir hançerdir 'Gökdelen' ve Tahsin Yücel gibi bir isimle tanışmamı sağlayan kitabın adıdır da aynı zamanda.

Kapitalist sistemi eleştirirken kendimi hep şu şekilde ikiye ayırırım; Tahsin Yücel okumadan önce yaptığım eleştiriler ve Tahsin Yücel’i okuduktan sonra yaptığım eleştiriler.

Türkiye toplumunu anlatırken bize dev bir ayna tutar Yücel ve onu okumamış olmak aslında hem kendinizi hem de yaşadığınız toplumu tanımakta size büyük zorluklar katar.

"Kumru ile Kumru" adlı romanında ise köyden kente göçen kumrunun yaşam mücadelesine tanık olursunuz. Tahsin Yücel’in yaratılan yeni bireyle amansız bir uzlaşmazlığı vardır. Bu yüzden hayat verdiği karakterlerde yaşadığımız yüzyıl insanının trajikomik çatışmasını işler.

Çevremizde Kumru'ya benzer pek çok insan dolaşmakta. Öyle profesyonel gözlemci olmanıza da gerek yok. Teknoloji mağazalarına girip insanların aldıkları cihazlarla nasıl birbirleri ile yarıştıklarına ve o akıllı aletlere nasıl hayranlıkla baktıklarına dikkat etmeniz yeterli.

Kumru, Vestigos marka buzdolabının kapılarını hayranlıkla açıp kapatırken onun bu davranışı okuyucuya garip gelmemelidir. Aslında pek çoğumuz aldığımız malların çoktan esiri ve hayranı olmuş durumdayız. Bu nedenle Kumru'yu suçlama kolaycılığına kaçmamakta fayda var.

Bizlerin hikayesini sözü dolandırmadan ve yalancı düşler üretmeden bize aktardığı için başarılı bir yazardır Tahsin Yücel. Şimdi onun yokluğuna alışmak gerçekten çok koyuyor insana.

Raflarda duran romanlarına ve çevirdiği pek çok kitaba bakabilmek artık eskisi kadar kolay olmayacak.

Tüm bunların yanında televizyonlarda bir alt yazı bile kendisine çok görülüyor bu da bir Tahsin Yücel okuru olarak bana daha ağır gelen bir sürecin kapısını aralıyor.

Albert Camus’un 'Başkaldıran İnsan'ını çevirdiği için ya da sistemi yeren pek çok romana imzasını attığı için Tahsin Yücel’in ölse dahi adını anmamak gerekir. Onların dünyasında kararlar bu şekilde verilebilir ve bir yazarın ölümü görmezden gelinebilir. Ancak unuttukları bir şey var ki o da gerçekten yazar olabilmiş bir insan asla ölmez.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)