• BIST 94.541
  • Altın 194,542
  • Dolar 4,7355
  • Euro 5,5009
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C
  • İzmir 21 °C
  • Adana 20 °C
  • Antalya 21 °C

Gericilerden silahlanma çağrısı: AKP ne yapmaya çalışıyor?

Gericilerden silahlanma çağrısı: AKP ne yapmaya çalışıyor?
ABC Günün Analizi

Bırakın hukuk devleti olmayı Türkiye’de gerçek anlamda bir kamu düzeni var mı? Kuşkulu! Peki Türkiye bir kanun devleti mi? Çok tartışmalı. Örneğin; sosyal medya üzerinden (20 Ekim 2016 tarihinde) yapılan "Erdoğan ve AKP adına silahlanma" çağrılarına karşın, "ne oluyor" diye soran bir yetkili, konu hakkında işlem yapan  bir savcı çıkmadı.

Oysa, "#AkSilahlanma" başlığıyla yapılan silahlanma çağrılarını yurttaşların can ve mal güvenliğini sağlamakla görevli olanlar görmezden gelse de, internet ortamında en çok tartışılan konu bu oldu. Böyle oldu çünkü, halkın büyük bölümü gündelik yaşamın sıcak akışı içinde, ülkenin nasıl bir felakete doğru sürüklendiğini, kendilerine yönelen tehdidi sezgileriyle de olsa, hızla kavrıyordu. 

Diğer taraftan; Siyasal İslamcı hareket tarafından teslim alınan toplumun bir bölümü de adeta aklını yitirmiş durumda kendi cehennemini hazırlıyor. 

Tablo açık aslında; Türkiye gericiliği bir iç savaşa hazırlanıyor. Cumhuriyeti (geriye ne kaldıysa) tamamen yıkmayı ve toplumu Ortaçağa iade etmeyi amaçlayan bir iç savaş bu! 

Son günlerde özellikle sosyal medyada yer alan çağrılarda, AKP yanlısı Ak-Gençlik'in (Akıncı Gençlik) silahlanarak milis güçleri oluşturması gerektiği yönünde telkinler yer alıyor. Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek de bu çağrılara destek veriyor.

Bu gelişme son derece tehlikeli bir duruma işaret ediyor. Toplumu bölecek, Türkiye’yi kanlı bir mezhep çatışması ve siyasal boğazlaşmanın içine iterek parçalayacak bir tehdit oluşturuyor. Siyasal İslamcı AKP iktidarı, modern bir ülkeyi yönetme yeteneği ve birikimine sahip olmadığını ortaya koyuyor. AKP toplumu yönetme görgüsüne ve bilgisine sahip olmadığı gibi, fanatik bir Emevi tutuculuğu ile ülkeyi bölüyor, felakete sürüklüyor..

ABC ve başka bir dizi sitede yer alan habere göre; kendisinin "Osmanlı Ocakları 1453" adlı dinci örgütün Genel Başkanı ve "Ümmet Ocakları" denilen adı ilk kez duyulan yapılanmanın kurucu Genel Başkanı olduğu söyleyen Emin Canpolat adlı kişi, Twitter hesabından, "Bizimle hareket eden tüm kardeşlerimize duyurumuzdur. Vatan için Bayrak için Erdoğan için silahlanın" diye çağrı yaptı. 

Açıkça suç olan bu çağrıdan sonra hiçbir şey olmadı.

Bir kişi kalkıp da, halkı kanlı bir boğazlaşmaya kışkırtan bu sözler karşısında, “Ne oluyor kardeşim, sen de kimsin, nedir bu silahlanma çağrısı” diye sormadı. Hiçbir polis birimi harekete geçmedi. 

Üstelik AKP’li Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek katıldığı bir televizyon programında dinci kesimlerin silahlandığını doğrulayarak girişimi aklamaya kalkıştı. Gökçek şunları söyledi: 

“Bunu gizlemenin bir alemi yok. Ben bunun yasal hale gelmesi için her televizyonda anlatıyorum. Muazzam bir silahlanma oldu. Pompalı tüfeği alan evine atıyor. Sen yarın bir darbe yapmaya kalksan, senin elinde piyade tüfeği, keleş varken, bu kalkıp pompalı tüfeğiyle gelmeyecek mi? Acımaz da. Şunu artık anladılar bütün dünya bize bir tezgah yapıyor. Darbe olsun da gelsin beni öldürsünler diye mi bekleyecekler.” 

Başkentin belediye başkanı aynen bu ifadeleri kullandı, ne yazık ki yine kimseden çıt çıkmadı. Ne Emniyet bir işlem yaptı ne de Savcılık harekete geçti.

* * *

Tablo açık; Türkiye’de siyasal gerilim, özellikle 15 Temmuz kanlı darbe girişiminden sonra her geçen gün derinleşiyor.  Bu dinci darbe girişimi kurulmaya çalışılan yeni rejimin bütün zaaflarını ortaya çıkarmış durumda. Bu nedenle darbeyi önlemek ve darbecileri tasfiye etmek yerine, ideolojik ve siyasal hedeflerini paylaştığı darbeyi tamamlamaya çalışan AKP iktidarı, ülkeyi bir iç savaşa doğru sürüklüyor. 

Toplum çözülüyor, bizi bir ulus olarak birleştiren bütün zeminler imha oluyor. Ülke, dar ve gerici bir “ideolojik” saplantıya kurban ediliyor. Ülke bir önceki çağa ait değerler temelinde bölünüyor. Halk arasında keskin bir saflaşma yaşanıyor. AKP iktidarı karşı devrim sürecini tamamlamaya ve siyasal hedeflerini gerçekleştirmeye çalıştıkça, toplum bütün uzlaşma zeminlerinin yok edildiği bir belirsizlik içine yuvarlanıyor.

Bu durum, sürekli ertelenen ve görmezden gelinen tarihsel bir olgunun kendisini sert bir şekilde hatırlattığını gösteriyor.

Çünkü Türkiye, gericilikle hesaplaşmasını, dinin eleştirisini tamamlamış değil. Oysa dinin eleştirisinin tamamlanması, bütün eleştirilerin başlangıcının zeminini yaratıyor. Eğer bu hesaplaşma tamamlanmamış, örneğin kilise ya da caminin iktidar talebi bir daha gündeme gelemeyecek ölçüde yok edilmemişse, modern çağa özgü eleştirileri (örneğin kapitalizmin eleştirisini) gerçek anlamda başlatmak ve geliştirmek de mümkün olmuyor. Diğer bir anlatımla o toplum için gerçek anlamda modern çağ henüz başlamıyor. Dolayısıyla din de özel alana, yani kişilerin kendi yaşamları ve vicdanlarına bırakılıp orada özgürleştirilemiyor.

* * *

Dünyada siyasal İslamcılık büyük ve yüz kızartıcı bir başarısızlık yaşıyor. İslamcıların bütün tarihsel, kültürel, sosyolojik ve politik tezleri çökmüş durumda. Bu çöküşten payını alan en önemli güçlerden biri de AKP ve onu destekleyen siyasal İslamcı hareketler. Dinciliğin bir gelecek projesi oluşturma, toplumu bir arada tutma ve ülkeyi 21. yüzyıla taşıma yeteneğine sahip olmadığı anlaşıldıkça; siyasal İslam’ın çöküşünün yarattığı yıkım da derinleşiyor. Bu yıkım, AKP ve dinci kadrolarının, modern bir ülkeyi yönetme becerisi ve birikimine sahip olmadığı ortaya çıktıkça daha da artıyor.

Artık ortada savunulacak bir cumhuriyet yok. Sadece cumhuriyetçi bir atmosfer var o kadar. Türkiye iki çağ arasında adeta salınan, yön uygusu kaybetmiş bir ülke durumunda. Dolayısıyla bu melez rejimi yıkmadan bu ülke yoluna devam edemez. 

Eğer siyasal İslamcı AKP iktidarı yıkılmaz ve bu hesaplaşma tamamlanıp gerici engel aşılamazsa, Türkiye içine doğru büzülerek küçülecek, karanlıklara gömülerek boğulacaktır.

Oysa, daha önce de vurguladığımız gibi, ülke için bir tehdide dönüşen Erdoğan-AKP iktidarı, yıkılmaya en yakın noktadadır. Karamsarlığa gerek yoktur. İhtiyacımız olan şey cesarettir. Muhalefet gereğini yapmalı, dinci iktidarın ülkeyi felakete sürüklemesini engellemelidir.

AKP'liler kime karşı silahlanıyor? Bu sorunun yanıtı verilmelidir.

Keskin Kalem

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      1234567
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)