• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 13 °C
  • Antalya 13 °C

Gezi'nin sembol fotoğrafındaki BDP'li: O benim yoldaşımdı!

Gezi'nin sembol fotoğrafındaki BDP'li: O benim yoldaşımdı!
Gezi Direnişi'nin sembol fotoğraflarından birinde BDP bayrağı ile tarihe geçen Ali Şahin, "Bir insanı kurtardım, yoksa polis panzeri üzerinden geçecekti. O bayrak Türk halkının birleştirici ve saygı duyduğu bir simge ve biz de buna saygılıyız!" dedi.

Gezi Direnişi'nde birinin elinde BDP ve diğerinin elinde Türk bayrağı olan 2 yurttaşın polis saldırısından kaçışı sırasında çekilmiş fotoğraf direnişin simgelerinden olmuştu. O fotoğrafta elinde BDP bayrağı taşıyan Ali Şahin, "Orada bayrak üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. Ben bir insanı kurtardım. Yoksa üzerinden polis panzeri geçecekti. O bayrak Türk halkının birleştirici ve saygı duyduğu bir simgedir ve biz de buna saygı duyarız. Elinde Türk bayrağı var diye kurtarmadım ki. Bir nevi orada benim yoldaşımdı." dedi. 

Cumhuriyet'ten Hilal Köse ve Ali Açar'a konuşan Şahin, "Artık toplumun birlikte harekete geçmesi lazım. Belki bedel ödeyeceğiz ama hep birlikte kurtulacağız." ifadelerini kullandı. Şahin'in açıkalamsı şu şekilde:

"Gezi’yi ne bir devrim hareketi, ne hükümeti düşürecek ne de ülkeye demokrasi getirecek bir eylem olarak gördüm. Gezi sıkışmış bir enerjinin patlamasıydı. Olaylar sırasında Şanlıurfa’da çalışıyordum ve burada olmam gerektiği için işimi bırakıp geldim. Devletin halka uyguladığı şiddete karşı halkın yanında yer almak istedim. Tarlabaşı’ndaki Nevruz kutlamalarında daha fazla ölüm riski aldığımı düşünüyorum. Bu ülkede 6-7 Ekim olayları yaşandı, Sur’da evler yıkılıp ateşe verildi. Bugün ülkemizde yaşanan durum o dönemden daha karanlık. Orada bayrak üzerinden bir değerlendirme yapılıyor. Ben bir insanı kurtardım. Yoksa üzerinden polis panzeri geçecekti. O bayrak Türk halkının birleştirici ve saygı duyduğu bir simgedir ve biz de buna saygı duyarız. Elinde Türk bayrağı var diye kurtarmadım ki. Bir nevi orada benim yoldaşımdı. Gezi’den bu yana Kürtler, Aleviler, devrimciler ve sosyalistler aynı noktada. Tek fark liberaller ve kemalistler açısından değişiklik oldu. O dönem halen iktidarın ortağı olduklarını ve parmak sallayabileceklerini düşünüyorlardı. Böyle olmadığını gördüler. Bugün solcular oturmuş, Meral Akşener kazansa da AKP gitse, diyor. Bu kadar aciz, umutsuz siyaset düşünüyorlar. Bu ülkede gerçek anlamda sosyal demokratlar, Kürter, Aleviler, devrimciler ve sosyalistler birleştiği zaman ülke yaşanabilecek bir noktaya gelir. Günlük yaşamımda da pek bir farklılık yok. Sinema sektöründe sanat yönetmenliği görevi yapıyorum. Şimdi Rojava’nın uzun metrajlı filimini çekiyoruz. Ölenlere bir bakın, hep emekçi ve Alevi çocukları. Devletin Kürtlere savaş açtığını düşünüyorum. Artık toplumun birlikte harekete geçmesi lazım. Belki bedel ödeyeceğiz ama hep birlikte kurtulacağız."

"GELECEĞİMİZE SAHİP ÇIKTIK"

Direnişin 'sapanlı teyze'si olarak tanınan Emine Cansever ise, "Bugün Gezi olsa  yine giderim. 27 yıl hapis cezası ile yargılıyorlar ama istedikleri kadar yargılasınlar. Biz orada geleceğimize sahip çıkmak için sokağa çıktık. Gezi’den dolayı hiç bir pişmanlığım olmadı. Bedelsiz mücadele olmaz. Nereler de bedel ödenmiyor ki. Yaşarken de bedel ödüyoruz" ifadelerini kullandı. 

"Bugün Gezi olsa yine giderdim" diyen Cansever'in açıklaması şöyle:

"Gezi süreci beni gençliğime götürdü. ‘Tamam’ dedim halk budur. Bu halk devrimi yapar gözüküyordu aslında. Bir umut, ışık gördüm. Duygulanıyordum. Vapurla gelip gidiyor gençler sloganlar atıyor farklı bir heyecan vardı. Tıpkı 15-16 Haziran işçi direnişindeki gibi bir kımıldama oldu. TOMA’lar saldırıyor, gençeler kafaları gözleri kırılmalarına karşı direniyordu. Bunun iki ağaç için kopartılmış bir patırtı olmadığını biliyorduk. Çünkü yaşam şartlarımız ağırlaştırılıyor, özgürlüklerimeze saldırıyorlardı. Sonradan iktidar ile yapılan görüşmeler ile halkın talepleri yerine getirilmedi. Ama o umut bitmiş değil. Bugün Gezi olsa yine giderim. 27 yıl hapis cezası ile yargılıyorlar ama istedikleri kadar yargılasınlar. Biz orada geleceğimize sahip çıkmak için sokağa çıktık. Gezi’den dolayı hiç bir pişmanlığım olmadı. Bedelsiz mücadele olmaz. Nereler de bedel ödenmiyor ki. Yaşarken de bedel ödüyoruz. Örneğin insanca yaşayamıyoruz. Toplu taşımayı, eğitim hakkını, sağlığı hiç birşeyi yeterli kullanamıyoruz. Bizi dayanışma ile suçluyorlarsa, dayanışmaya devam edeceğiz. Ben bu suçu işlemeye devam edeceğim. Niye polise taş attın diyorlar? Ben de diyorum ki; Kimin ayağına basarsan bas o kişi bir gün Köroğlu olur başkaldırır. Polis saldırırken tabi ki ben de baş kaldıracaktım. Halen Gezi meşru bir halk hareketi mi diye tartışıyorlar! Evet Gezi meşru bir halk hareketidir. Orada birbirine zıt fikirlerin bir arada ortak mücadele vermesi bunun halk hareketi olduğunun göstergesidir. Benim hayatımda Gezi’den sonra pek değişiklik olmadı. Sadece bir ara tutuklandım ve hakkımda dava açıldı. "

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)