• BIST 106.843
  • Altın 142,630
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 26 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 27 °C

Gizli gündem erken mi patladı?

Doğan YURDAKUL

Meclis Başkanı’nın “dindar anayasa” söylemi, muhalefet cephesinde çok haklı ve çok güçlü bir tepki yarattı. Öyle ki, iktidarın büyük umutlar bağladığı Bahçeli’yi bile yeniden karşı cepheye itti. Neredeyse 7 Haziran seçimleri sonrası gibi bir manzara ortaya çıktı.

Bense konuya başka bir açıdan yaklaşmak istiyorum. Meseleye salt “laik-antilaik” çatışması açısından bakarsanız, yapacağım analize “komplo teorisi” de diyebilirsiniz. Ancak, olayın bir de iktidar içindeki “taht oyunları” açısı var ki, toz duman arasında gözden kaçmaması gereken bir konu da budur.

ÇATIŞMALARDAN BESLENMEK

Kahraman’ı o koltuğa Saray'ın getirdiği herkesin bildiği bir gerçek. Ayrıca, Kahraman’ın “başkanlık sistemini tehlikeye soktuğu için” Anayasa Komisyonu’nu dağıtmasının arkasında da Saray'ın olduğunu anımsayalım.

Durum böyleyken, Meclis Başkanı’nın bu son olayı sarayın haberi olmadan yarattığını düşünebilir miyiz? Böyle bir Kahraman’ın, sarayın “gizli gündemini” kimseye danışmadan, kendi başına ve erkenden patlatma olanağı var mı? Yok. Peki, olayın ardındaki Saray, Meclis Başkanı eliyle giriştiği böyle bir hamlenin yaratacağı karşı tepkiyi hesaba katmamış olabilir mi? Elbette olamaz.

Ancak, Saray’ın tek derdinin ne olursa olsun “başkanlık” olduğunu, bütün oyun planlarını bunun üzerine kurduğunu unutmayalım. Ayrıca bu amaç uğruna toplumsal çatışmaları körüklemekten beslendiğini de unutmayalım. Saray çevresi, zaten şu anda AKP içinde başkanlık sistemine karşı çıkan kim varsa hepsini temizlemek istiyor. Kazancını kaybını çok iyi hesapladıkları anlaşılan “dindar anayasa” tartışmasının yarattığı toplumsal tepkiyi, AKP’den tasfiye etmek istediklerine yöneltmek onlar için çocuk oyuncağıdır.

TAHT OYUNLARI

Olayın, iktidar içindeki taht oyunlarında kazanan ve kaybedenini iyi görelim.

Kendilerine karşı tezgahlanan “saray darbesinden” paçasını kurtarmaya çalışan Davutoğlu ekibi bu olayın kaybedenidir.

Hürriyet’in, bu ekibin “kulislerini iyi bildiği için” transfer ettiği yazarına göre, yeni Anayasa için zaten “İslam dinine ve Allah inancına vurgu yapılacak iddialı bir başlangıç bölümü hazırlanıyordu.” Ancak, “AK Parti, yeni anayasa hazırlarken toplumun ‘bunların asıl niyeti laiklik ilkesini ortadan kaldırmak’ diye düşünmesini istemiyordu. AK Parti’nin en çok korktuğu şey Meclis Başkanı İsmail Kahraman sayesinde başına geldi” (Abdülkadir Selvi, Hürriyet, 27 Nisan 2016)

Öte yandan, Davutoğlu’nun olayın patlak verdiği gün hiç konuşmaması, alevler ortalığı sardığında ise “bu tartışmanın sona erdiği kanaatindeyim” demesi, hem olaydan haberi olmadığının, hem de yenilgiyi kabul ettiğinin ifadesiydi.

Gül çevresi ise her zamanki gibi ateşe fazla yaklaşmamayı yeğledi. Meclis Başkanına karşı birkaç “kem küm” dışında sütre gerisinde kaldı. Ne laikliği savunabildi, ne de Davutoğlu’na destek verebildi.

BİR TAŞLA DÖRT KUŞ!

Kazanan belli: toplumu sarsan her büyük tartışmada olduğu gibi, “dindar anayasa” tartışmasında da Saray yine dört ayak üstüne düştü. Hem “Laiklik savunucusu” kesilebildi, hem, AKP içindeki “düşmanlarını” biraz daha sıkıştırdı, hem gerçek gündemi unutturdu, hem de yeni “müttefikler” kazandı.

Gerçeklerden uzak bir intikam duygusu besledikleri cemaat ile “etkin mücadele ediyor” diyerek Erdoğan’ı “vatan savunucusu” ilan eden yeni “yetmez ama evetçilere” yenileri eklendi. 1 Kasım’dan beri saraya “mahcup” bir şekilde destek veren Ertuğrul Özkök, üstü örtülü konuşmayı bırakıp Erdoğan’a açıktan teşekkür etti (Hürriyet, 28 Nisan 2016).

Kahraman olayının unutturduklarına gelince; Yargıtay’dan dönen Ergenekon’un “savcılığı”, iki yüze yakın insanımızı kaybettiğimiz canlı bomba saldırıları, Güneydoğu’daki “iç savaş”, Kilis’e (Valinin deyimiyle) “yerçekimi nedeniyle” düşen IŞİD obüsleri ve gittikçe 17-25 Aralık'a yaklaşmakta olan Zarrab olayı gündemden düşüverdi.

Her şeye rağmen bu konuları unutturmamak için ısrarla yazmayı sürdüreceğiz. 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)