• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 15 °C

Global savaş yöntemleri

Global savaş yöntemleri
Araştırmacı-yazar Halid Özkul'un son eseri olan Globalist Karşı-Devrim, Gizli Ordular serisi kapsamında, Eylül 2014'te, Doğu Kitabevi tarafından yayımlandı.

"[B]ilimsel akıl-bilgi-bilinç sahibi değilseniz her an karşı-devrimin gönüllü figüranı olabilirsiniz." Halid Özkul

Yoğun dünya gündemi, sosyal medya aracılığıyla hızlı bir şekilde sohbetlerimizde yer buluyor. Fransa'dan Yemen'e, ABD'den Rusya'ya geçmek sadece birkaç saniyemizi alıyor. Ortadoğu'daki gelişmeleri izleyenler, Suriye'nin kentlerini rahatlıkla sayabiliyor. Avro ve doların seyrinden etkileniyor, petrol fiyatlarını yakından takip ediyoruz. Anlaşılacağı üzere savaş sadece askeri olarak değil, başta iktisadi ve siyasi pek çok farklı alanda, dünya ölçeğinde sürüyor.

Araştırmacı-yazar Halid Özkul, söz konusu savaşı çeşitli boyutlarıyla, sınıfsal zeminden ayrılmadan ele alan bir isim. Özkul'un son eseri olan Globalist Karşı-Devrim, Gizli Ordular serisi kapsamında, Eylül 2014'te, Doğu Kitabevi tarafından yayımlandı. Kitabın ithaf edildiği isimlerden biri olmak, beni elbette fazlasıyla memnun etti. Öte yandan bu yazının, ithaftan bağımsız olarak, tamamen eser ve sahibiyle dayanışma göstermek düşüncesiyle kaleme alındığını belirtmeliyim.

Çalışmanın esas bölümleri psikolojik savaş-medya, asimetrik savaş-kontrgerilla, paradoksal savaş-kontra gerilla, kent savaşı ve dezenformasyon-apolitizasyon-destabilizasyon (DAD) olarak özetlenebilir. Ardından yazarın ifadesiyle Gezi Başkaldırısı geliyor. Kitabın Ekler bölümünde ise 6 adet çeviri metin var. Tüm bunlara geçmeden önce, Özkul 1. bölümde kavramsal temeli inşa ederek yola çıkıyor.

kapak_on.jpgkapak_arka.jpg

21. yüzyılda tekelci kapitalizm

İnsanlığın birim zamanda elde ettiği bilgi büyük bir hızla artarken, bilgiyi yorumlayabilecek derinliğe ulaşmak fazlasıyla zor oluyor. Toplumun büyük çoğunluğunun, bu bilgi ormanında yolunu kaybettiğini söyleyebiliriz. Okuyucunun kurum, örgüt ve birey isimleri arasında yitip gitmesini istemeyen Özkul, her zaman olduğu gibi kavram analizine büyük önem vermiş.

Yazara göre istihbarat yapılanması, devlet aracılığıyla toplumsal üretim araçlarının özel mülkiyetini elinde tutan burjuvazinin, birey davranışlarını biçimlendirerek onları kullanmasını esas alıyor. Emek gücünü satan sınıfların başkaldırılarının ihtilal veya devrime dönüşmesi, kurumsal şiddet yani terör aracılığıyla engelleniyor. Devlet terörünün uygulanması için, teorik fesatlara (konspirasyon) uygun eylemler olan komplolar devreye sokuluyor ve tüm bu sürecin sonucunda ortaya çıkan provokasyonlar (kışkırtma) kullanılıyor.

Burjuva askeri uzmanların Dördüncü Nesil Savaş olarak adlandırdığı sürecin adı PAP-DAD. Psikolojik, asimetrik ve paradoksal savaş aracılığıyla, dezenformasyon, apolitizasyon ve destabilizasyon hedefleniyor. Yanlış bilgi vererek bilgisizleştirme (dezenformasyon), kitlenin siyasetten, örgütlü mücadeleden uzaklaştırılmasını (apolitizasyon) sağlıyor. Solcu ve sağcı gibi basit iki kategori, "muhafazakâr, liberal, demokrat, devrimci, küçük burjuva, proleter" gibi siyasal tanımları unutturuyor. Demokratik kitle örgütlerinin yerine NGO'lar (hükümet dışı örgütler) geçiriliyor. Yeni muhafazakâr ve yeni liberal teorisyenlerin öncülüğünde aktivistlik değer kazanıyor. Komplolar ve provokasyonlarla başlatılan savaş süreci, "barış, demokrasi, insan hakları" söylemleriyle kendisini maskelemiş yönetici elitin bölgeye yerleşmesi ve stratejik üsler kurmasıyla sonuçlanıyor. Kaosu ilke edinmiş yeni dünya düzeni, düzensizliği inşa ediyor (destabilizasyon).

Psikolojik, asimetrik ve paradoksal savaş

Psikolojik savaş, istihbarat servisleriyle ilişkili olarak, medya eliyle yürütülüyor ve psikolojik operasyonlardan (İng. kısaltması psyops) oluşuyor. Bu kapsamda korku yaygınlaştırılıyor, canlı tutuluyor, "biz" ve "onlar" şeklinde bir ayrım kullanılıyor. Medyadaki "iliştirilmiş gazeteci"ler, bu tür amaçlara hizmet eden (kotarılmış) haberlerle dezenformasyona yol açıyor. ABD'nin, Sovyetlerin özgürlük ve barış karşıtı olduğu, savaş istediği gibi iddialar üzerinden kendi toplumunda yarattığı kızıl düşman algısı, bilinen bir psikolojik savaş örneğidir. Aynı dönemde Pentagon'un yaptığı savaş yatırımları ise kamuoyundan gizlenmiştir. Yakın dönemdeki diğer uygulamalar arasında 11 Eylül süreci, "İslamcı terör" korkusu ve Irak'ta kitle imha silahlarının bulunduğu propagandası vardır.

Asimetrik savaş, istihbarat servisleriyle ilişkili olarak, kontrgerilla eliyle yürütülüyor. "[K]ontrgerilla faaliyeti sivillerden oluşturulan paramiliter güçlerin yarattığı terörist harekâtlardır." (s. 147). ABD'nin Nazilerden devraldığı taktiklerin bu alanda önem kazandığını görüyoruz. Vietnam ve Latin Amerika'daki uygulamalar, "Ölüm Mangaları", kontrgerilla faaliyetleri için bilinen örneklerdir. Özkul, eski CIA patronu George Tenet'ın açıklamalarından hareketle, "1988-1998 yılları arasında 50 ülkede 18 binden fazla kişinin "terörle mücadele" için eğitildiğini" (s. 138) aktarıyor. Paramiliter kadroların eğitildiği en önemli yerlerden biri School of Americas (SOA). Dünyanın bir yerindeki militanlar, rahatlıkla bir başka yerde kullanılabilir. Ukrayna ve Suriye'de böylesi katillere rastlamak hiç şaşırtıcı olmuyor. Asimetrik savaşın finansmanında uyuşturucu ticaretinin izlerini bulmak ise oldukça sıradan bir olay.

Paradoksal savaş, istihbarat servisleriyle ilişkili olarak, kontragerilla eliyle yürütülüyor. Etnik ve dini meselelerin gündemde olduğu savaş alanlarında, hem kontrgerilla hem de kontragerilla operasyonları icra ediliyor. Bir kontragerilla yapılanması, var olan bir örgüte göz yumulması, özellikle lider kadro üzerinden örgütün ele geçirilmesiyle oluşturulur. Örgüt, operasyon dâhilindeki ülkenin etnik ve dini yapısına göre şekillendirilir. Bu örgütün, kendisini yönetenlerin çıkarları doğrultusunda eylemler yapmasına izin verilir ancak kontragerillayı yöneten asıl mekanizma, kitleler tarafından hemen hiç anlaşılmaz. Eylemler sürdükçe örgüt militan toplar ve bu dürüst, samimi, iyi niyetli ancak bilgi seviyesi ve analiz yeteneği düşük bireyler, lider kadro aracılığıyla kontrol altında tutulur veya ölüme gönderilir. Böylesi yapılarda mücadele edip bir şeylerin ters gittiğini fark edenler genellikle bu örgütlerden uzaklaşırlar. Özkul'a göre bu tip yapılar paramiliter değil paradoks-militer yapıdadır. Honduras önemli bir kontragerilla eğitim merkezidir. El Kaide ve IŞİD'in gerçek hikâyesi, bu anlattıklarımız doğrultusunda çok çarpıcı örneklerdir.

Kent savaşı

Özkul bu bölümde, kentlerdeki savaşların tarihsel örneklerini veriyor. İrlanda, Rusya, İspanya, Fransa, Cezayir, Brezilya başta olmak üzere, pek çok ülkeye dair açıklamaları okumak mümkün. Kentlerin öne çıkmasının temel nedeni olarak iktisadi koşulları ele alan Özkul, barikat savaşlarının rolüne değiniyor. Devletler kent savaşları için özel birimler kurup, büyük bütçeler ayırıyor. Özel güvenlik şirketleri de bu savaşın esas bileşenlerinden biri durumunda. Irak'ın işgalinden itibaren ABD'ye karşı orada yürütülen mücadele, göze çarpan bir kent savaşı örneği olarak inceleniyor. Bölüm sonunda Özkul çok önemli bir tespitte bulunarak, "terörizm"in global bir "meta" olduğunu, kâr getirmeye devam ettikçe varlığını sürdüreceğini belirtiyor. Tek kurtuluş yolunun, kitlelerin bilinçli müdahalesinden geçtiğini vurguluyor.

 DAD ve demokrasi kahramanları

Medya, DAD için kilit önemdedir. Teorik zeminin hazırlanmasında entelektüeller öne çıkar. Vakıflar ve sivil toplum örgütleri aracılığıyla paneller ve konferanslar düzenlenir. Muhafazakâr, liberal, eski demokrat-devrimci isimler bir araya gelir. Sınıf mücadelesi, devrim, parti gibi kavramlar yerine reformlar, demokrasi söylemleri, kimlikler vs. gündemde tutulur. Bir yerde STK'lerin görülmesi, o bölgenin kontrol edilmeye çalışıldığının bariz göstergesidir. Bilinen kurumlar ve projeler arasında USAID, National Endowment for Democracy, Project Democracy, Freedom House sayılabilir. George Soros'un yalnızca görünen yüz olduğu geniş bir ağ vardır. Sırbistan, Ukrayna, Gürcistan ve kimi başka yerlerdeki gençlik hareketlerinin finansmanında bu ağı oluşturan isimler açığa çıkmaktadır. Renkli karşı-devrimlerle ülkelerin kaynaklarını ele geçiren, kendileri için çok önemli olan medya aracılığıyla özgürlük havası veren kişiler ve kurumlar, SSCB'de, Çekoslovakya'da, Macaristan'da da görevlerini yaptılar, Ortadoğu'da son yıllarda yine iş başındalar. Belarus'ta başaramadıklarını pek çok farklı ülkede uyguladılar.

Taksim ve Gezi

Özkul Gezi'yi ayrı bir yere koyuyor ve 21. yüzyılda, tarihte zorun rolünü açıklayan ilk eylem olarak nitelendiriyor. Öncelikle Gezi'nin "direniş" değil "başkaldırı" olduğunu belirtiyor. Gezi'de aktivist ve direnişçi bir kanalın olduğunu da ekliyor. Direnişi değil başkaldırıyı, aktivizmi değil devrimci mücadeleyi doğru buluyor. Özkul'a göre "duran adam" tipik bir aktivist örneğidir. Buradan hareketle performans sanatının izini süren Özkul dünyadaki örnekleri incelerken, şaşırtıcı olmayan bir şekilde yine global savaşın izleriyle karşılaşıyoruz. Occupy süreci de aktivizm ile sermaye arasındaki ilişkiyi göstermesi açısından önem kazanıyor. Durmak, direnmek bir yanda; başkaldırı, savaşmak diğer yanda. Gezi maalesef durdu ve bir başka zamana erteledi yolculuğunu.

Mücadeleye devam

Asimetrik savaş, psikolojik operasyonlar, kurumlar ve yeni Gladio faaliyetleriyle ilgili çeviri metinlerin haricinde, kitapta önemli grafikler, çizimler ve bağlantılar da var.

Özkul'un eseri üzerine bir inceleme yazmak, sıradan bir kitap tanıtımını fazlasıyla aşıyor. Bu değerli çalışmanın, yazarın diğer yapıtlarıyla birlikte okunmasının zorunluluk olduğunu düşünüyorum.

Hep birlikte, mücadeleye devam…

Murat Naroğlu

09.03.2016

Viyana

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Yeni çıkan kitaplar / 9 Ekim 201709 Ekim 2017 Pazartesi 11:43
  • Haftanın Kitabı: "Bütün Şiirleri: Direnç"09 Ekim 2017 Pazartesi 10:28
  • Haftanın Kitabı: "Beyaz Zambaklar Ülkesinde"02 Ekim 2017 Pazartesi 10:32
  • Editörün seçtikleri / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 10:24
  • Yeni çıkan kitaplar / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 10:00
  • Haftanın çok satan kitapları / 2 Ekim 201702 Ekim 2017 Pazartesi 09:53
  • Haftanın çok satan kitapları / 25 Eylül 201725 Eylül 2017 Pazartesi 10:21
  • Yeni çıkan kitaplar / 25 Eylül 201725 Eylül 2017 Pazartesi 09:44
  • Editörün seçtikleri / 25 Eylül 201725 Eylül 2017 Pazartesi 09:20
  • Haftanın Kitabı: "Kur'an'ın Tarihçesi ve Yazım Serüveni"25 Eylül 2017 Pazartesi 08:14
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)