• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -2 °C
  • İzmir 11 °C
  • Adana 20 °C
  • Antalya 13 °C

Gürsel Tekin: Tebliğ değil ortak akıl

Gürsel Tekin: Tebliğ değil ortak akıl
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, OHAL'de hükümetin aldığı kararlar doğrultusunda kapatılan kışla ve Askeri okulların geniş ve paha biçilmez arazilerinin durumunun ne olacağı kamuoyunda şüphe yarattığını belirtti.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, OHAL'de hükümetin aldığı kararlar doğrultusunda kapatılan kışla ve Askeri okulların geniş ve paha biçilmez arazilerinin durumunun ne olacağı kamuoyunda şüphe yarattığını belirtti.

Tekin, İstanbul başta olmak üzere diğer illerimizde de, şehrin en değerli arazilerine sahip onlarca dönümlük kışla ve okulların ne olacağı sorusu, kentsel dönüşüm konusunda sicili bozuk olan AKP, söz konusu olunca rant darbesi mi yapılıyor korkusu yaratmaktadır" dedi.

CHP'li Gürsel Tekin'in açıklaması şöyle:
"TEBLİĞ DEĞİL, ORTAK AKIL !"

Yaşamış olduğumuz darbe girişiminin bertaraf edilmesinde, milletimizin göstermiş olduğu büyük mücadelenin yanı sıra, muhalefet partilerinin göstermiş oldukları kararlı duruşunda ne denli önemli olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Darbe teşebbüsü sonrası devletin yeniden yapılandırılması hususunda ortak aklın kullanılacak olması kamuoyu tarafından büyük ilgi görmüş, demokrasinin ve parlamenter sistemin daha da güçlendirilecek olması toplumu büyük ölçüde rahatlatmıştı!

Ancak, darbecilere karşı mücadelede ortak akıl ve birliktelik önerip devletin yeniden inşası söz konusu olunca ise sadece ben bilirim anlayışı kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir anlayış değildir.

Toptancı bir anlayışla ‘onu kapatalım bunu kapatalım’ derken parlamentoyu yani milli iradeyi yok sayıp dilediğimi yaparım deme şansınız yoktur. Bir ağaçta çürük meyve var diye bütün ağacı kökten kesme hakkını kimse size vermez.
Özellikle, devlet kurmuş bir parti olan Cumhuriyet Halk Partisi’ne bu düzenlemeleri tebliğ eder gibi sonradan bildirilmesi kabul edilebilir bir anlayış değildir.

Bu bağlamda dikkat çekmek istediğim diğer bir husus;
Hükümet tarafından, darbe girişimi sırasında tankların ve helikopterlerin çıkış yaptığı, binlerce metrekarelik alanlardan oluşan askeri birliklerin ve kapatılan harp akademileri, askeri lise ve astsubay hazırlama okulu binalarının nasıl kullanılacağı hususu kamuoyunda şüphe yaratmıştır!
İstanbul başta olmak üzere diğer illerimizde de, şehrin en değerli arazilerine sahip onlarca dönümlük kışla ve okulların ne olacağı sorusu, kentsel dönüşüm konusunda sicili bozuk olan AKP, söz konusu olunca rant darbesi mi yapılıyor korkusu yaratmaktadır.

Kent içindeki, çoğunluğu orman ve yeşil alan statüsündeki askeri alanların imara açılmasıyla şehir merkezlerindeki yeşil alanlar daha da azalacak ve kentin en önemli yeşil alanları bu sayede betonlaştırılacaktır.

2007 yılından itibaren hazine arazileri önce belediyenin sosyal ve kültürel tesis alanına dönüştürülmüş sonra imara açılmış, ardından benzin istasyonu, ticaret merkezi ve konut olarak yapılıp satılmıştı. 
Bırakın askeri alanları, planlarda camii alanı olarak gözüken yerlerin bile plan tadilleri değiştirilerek, alışveriş merkezleri gibi rant merkezleri kurulmuştu.
Ülkenin en sorumlu mevkiinde bulunan dönemin başbakanı Erdoğan, bu iktidar tarafından yapılmış birçok imar uygulamasını eleştirmiş ve “gözüm kulağım olun, birlikte önleyelim” demişti.

Gelinen bu noktada Sayın Cumhurbaşkanının o dönem yaptığı çağrısına kulak veriyoruz ve diyoruz ki;

Askerî kışlaların taşınması, sivil alandan çekilmesi son derece olumlu olur, ancak Türkiye’nin en güzel yerlerindeki bu alanlar, hükümet ve destekçilerine çıkar sağlayacak bir rant kapısı olarak görülmemelidir.

Şayet askeri alanlar imara açılırsa, kentlerin ekolojik dengeleri bozulur ve zaten kalmamış olan yurttaşların doğal afet sırasında ve sonrasında toplanabilecekleri yerler işlevsiz hale getirilmiş olur. TSK’nin boşalttığı alanları müteahhitlere peşkeş çekmeye hiç kimsenin hakkı olamaz. Yeşil alanlar halka aittir. Kışlalar şehir dışına taşındıktan sonra bu bölgeler rant alanı değil, mesire, eğlence, park alanları haline getirilmeli, kültürel-sanatsal faaliyetlerin kullanımına tahsis edilmeli ve darbeleri anlatan müzeler açılmalıdır. ‘Demokrasi ve Özgürlük Meydanları’ kurulmalıdır.

Bu alanların yeşil alan olarak kullanılması ve kamu mülkiyetinde kalmasını sağlamak darbeciler ile mücadele etmek kadar önemlidir."

Etiketler:
      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)