• BIST 105.268
  • Altın 163,439
  • Dolar 3,9604
  • Euro 4,6498
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C
  • İzmir 7 °C
  • Adana 13 °C
  • Antalya 11 °C

Haftanın Kitabı: "Babıali’de Cinayet"

Haftanın Kitabı: "Babıali’de Cinayet"
Haluk Şahin'in "Babıali’de Cinayet" kitabı editörlerimiz tarafından bu hafta 'Haftanın Kitabı' olarak öneriliyor.

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için, "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular. Editörlerimiz bu hafta yaptıkları değerlendirmede, "Haftanın Kitabı" kategorisinde, Haluk Şahin'in "Babıali’de Cinayet" kitabını seçti.

HAFTANIN KİTABI

 

GEÇMİŞ PEŞİNDEN GELECEK

Haluk Şahin'den bir iç hesaplaşma kitabı

Sevim KAHRAMAN

Haluk Şahin’in “Babıali’de Cinayet; Gazeteciyi Kim Öldürdü?” adlı romanı Kırmızı Kedi Yayınlarından çıktı.

Kahraman Karaman, önemli bir gazetenin başyazarı olmasa da gazeteyle adı özdeşleşmiş olan bir gazetecidir. Sürekli ölüm tehditleri aldığından kendisine bir koruma polisi verilir. İl Emniyeti Koruma Müdürü Şuayip, Kahraman’la zaman geçirerek olayı aydınlatmaya çalışacaktır. 

Şuayip ve Kahraman’ın birlikte geçirdikleri zaman, bir süre sonra kaçınılmaz olarak  geçmişle ilgili bir iç hesaplaşmaya dönüşür.

Bundan yaklaşık 30 yıl önce karşıt taraflarda yer alan, birbirine düşman gruplarda bulunan kişilerdir. Kahraman solcu, “Sopa” Şuayip ise solculara düşman milliyetçi bir polis memurudur.

Şuayip, tehdit eden kişiyi bulmak için Kahraman’ın geçmişini araştırmaya başlar. Şuayip için geçmiş önemlidir. Bir gölge gibi peşimizdedir geçmiş. Bugünü aydınlatacak olan da geçmişte yatar. Şuayip, Kahraman’ın geçmiş izlerinde kendini bulacaktır ve büyük bir iç hesaplaşma yaşayacaktır. Şuayip, “her koyun kendi bacağından asılır” diye düşündüğü için başkalarının durumu pek de onu ilgilendirmez.

haftanin-kitabi.jpg

“Geçmiş geçmişte kaldı” dedikçe, geçmişinin sırları içinde şaşkınlık ve tereddütler yaşayan Kahraman, sonunda bilinçaltından sakladıklarını ortaya saçacaktır. Hem de hiç beklemedik bir anda ve tahmin edemeyeceği bir kişinin önünde. Karşısındakiyle değildir hesaplaşması, artık kendi kendisiyle hesaplaşma zamanıdır ve hiçbir şey bunu değiştiremez.

 

Kahraman Karaman, dönek bir gazeteci midir, yoksa eski arkadaşı Ersin’in dediği gibi hiç değişmemiş midir? Romanın dikkate değer bir noktasıdır Kahraman’ın kişiliğinin değişip değişmediği. Bu soru yanıtlanırken “gerçek” de gün gibi ortaya çıkacaktır. Kahraman’ın karısı Esin, bu değişimde nasıl bir rolü vardır? Bu soruların yanıtlarını merak edenler elbette yanıtı romanda bulacaklardır.

Haluk Şahin, günümüzde gazeteciliğin ve gazetelerin nasıl öldürüldüğü, haber alma özgürlüğünün nasıl yok edildiği Kahraman’ın yaşamı ve ihtirasları üzerinden anlatıyor.

Nedensellik ve Nesnel Bakış

Olaylar arası nedensellik bağı hiç kopmuyor romanda. Yazar olaylara ve kişiler arası çatışmalara nesnel bir gözle bakıyor.

Haluk Şahin, romanında ne kişileri kendi keyfine göre hareket ettiriyor ne de bir nesneyi gereksiz yere kullanıyor. Kişileri hareket ettiren itkileri var. Örneğin, Kahraman’ın, güçlü ve varlıklı olma isteğine uygun davranması ya da bir zamanlar solculara işkence eden Şuayip’in tövbe duaları ederek kendini temize çekmeye çalışması gibi...

Yıllar önce işkence ettiği gençlerin çığlıkları, hıçkırıkları ve iniltilerini Şuayip’in kulağından gitmez, özellikle başını yastığa koyduğunda. Tüm yaptıklarına kılıf bulmaya çalışırdı önceleri. İnandığı kutsal değerleri için yapmıştı ama neden bu sesler kulağından gitmez ve duyduğu vicdan azabı günden güne artar. Yaşamın siyah beyazdan oluşmadığını grilerin de olduğunu anlamıştı. Böylece tövbe etmekte karar kılmıştı. Ama bu da o kadar kolay olmayacaktı.En büyük çatışmalar Kahraman’ın Şuayip ve Ersin’le olan ilişkilerinin yaşandığı alanda gerçekleşiyor. Bu çatışmalarda kişilerin karakterleri ve buna göre biçimlenen davranışları ortaya çıkıyor.

Romandaki kişilerin kendi iç çatışmaları da önemli bir yer tutuyor. Bu iç çatışmalar kişilerin karakterlerini  ortaya çıkarmakta çok etkili oluyor.

Örneğin, Kahraman’ın iç çatışmasından çıkan sonuç aşağıdaki düşünceleridir;

“Kafaları kırık bir plak gibi aynı yerde takılıp kalmış olanlarla, dünyanın nasıl değiştiğini okuyamayanlarla ne konuşacaktı? ‘Tek yol devrim’ mi diyeceklerdi hala? Hangi devrim? Yeni bir Tükiye oluşuyordu usul usul, asıl devrim buydu?”

Kahraman kendi gibi olan arkadaşlarını gördükçe içine su serpiliyor, böylece yanlış yapmadığını sanıyordu. Artık devrin koşullarına uymak ve yaşamın tadını çıkartmayı bilmek gerekiyordu. Güçlü olmak ve bu gücü göstermekdi herkese amaç. Pahalı giysilerle, evlerle, arabalarla ve genç şarkıcı sevgililerle. “Yeni Türkiye’nin elbette “yeni babıali”si olacaktı.  Yeni bir Kahraman şarttı. Gerekirse arkadaşından haber çalmak, haber atlatmak diye düşünebilirdi Kahraman. Değerlerini yitirmiş biri için pek önemli bir konu değildi bunlar.

Tüm bu olaylar yaşanırken ülkenin toplumsal ve siyasal durumu, sınıflar arası ilişkiler arka planda salt bir fon olarak kalmıyor. Toplumsal değişmeler, kişilerin karakterlerindeki değişime yansıyor.

Örneğin, ülkemizin utanç kaynağı siyasi tertiplerinden biri olan Ergenekon davalarına destek veren Kahraman’ın, bir uçtan öteki uca savrulması bu durumun romanda iyi işlenmiş örneklerinden birini oluşturuyor.

İhtirasları yüzünden değerlerini yitirdiğini fark edecek midir Kahraman? Uçurumun kenarında yaşamı hangi yöne dönecek?

Kazanmak ve kaybetmek konusunu yeniden düşünmemizi sağlayacak bir roman, “Babıali’de Cinayet; Gazeteciyi Kim Öldürdü?” Kahraman “gerçekten” kazandı mı? Yoksa bir zaman yakın arkadaşları olan kişiler mi kaybetti? Yeni Türkiye’yi okurken, kendimizi de bu ülkenin neresine koyacağımızı bir kere daha düşünmek gerekiyor.

Kitabın Künyesi: Haluk Şahin, Babıali’de Cinayet, Kırmızı Kedi Yayınları, İstanbul 2017, 239 s.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Editörün seçtikleri / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:26
  • Yeni çıkan kitaplar / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:23
  • Ayşenur Arslan'ın son kitabı Darbe'nin Lütfu Tele1 Kitap'ta09 Kasım 2017 Perşembe 15:23
  • Haftanın çok satan kitapları / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:51
  • Editörün seçtikleri / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:48
  • Yeni çıkan kitaplar / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:40
  • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yönetimi"06 Kasım 2017 Pazartesi 13:34
  • Haftanın çok satan kitapları / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:56
  • Haftanın Kitabı: "Opera Kahkahası"30 Ekim 2017 Pazartesi 14:51
  • Editörün seçtikleri / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:39
  • 123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)