• BIST 102.258
  • Altın 190,236
  • Dolar 4,5836
  • Euro 5,3954
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 24 °C
  • Adana 22 °C
  • Antalya 25 °C

Haftanın Kitabı: "Cemaatler"

Haftanın Kitabı: "Cemaatler"
Zygmunt Bauman'ın "Cemaatler" kitabı, editörlerimiz tarafından bu hafta 'Haftanın Kitabı' olarak öneriliyor.

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim
[email protected]
-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için, "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Editörlerimiz bu hafta yaptıkları değerlendirmede,"Haftanın Kitabı" kategorisinde, Zygmunt Bauman'ın "Cemaatler" kitabını seçti.

İnsanlar niçin bir cemaatin parçası olmak ister? Zygmunt Bauman bu soruya "hiçbir zaman tam olarak elde edemeyecekleri güvenceye ulaşabilmek için" yanıtını veriyor. 

Yazara göre cemaat şiddetli yağmurda altına sığındığımız bir saçağa, dondurucu soğukta içinden çıkmak istemediğimiz şömineli bir odaya benzer. Dışında olduğumuz zaman hemen ona sığınmak ister, sığınınca tüm sorunlarımızın çözüleceğini düşünürüz. Ama sığındıktan sonra, bu sığınmanın bir bedeli olduğunu görürüz. Özgürlüğümüzü yitirir, içeridekilerle aynılaşır ve dışarıda kalanlarla bitmek bilmeyen bir kavgaya tutuşuruz.

Bu arayış mistiği Yunan mitolojisinde anlatılan öykülerden birine konu olmuştur. Tanrılar kendilerine ölümsüzlük veren yiyecek ve içeceklerden ölümlülere tattırarak büyük bir suç işleyen Tantalos'a öyle bir ceza verirler ki, Tantalos ırmağın içinde boğazına kadar suya batmış halde duracak, fakat su içmek için başını her eğişinde sular Tantalos'tan kaçacaktır. 

HAFTANIN KİTABI

cemaatler4b295937fde28d95a008aaac02cf7884.jpg

Zygmunt Bauman

CEMAATLER

Say Yayınları

Birgün Kitap ekinde Özge Uysal,  söz konusu yapıt için şöyle diyor;

“Bauman’a göre günümüz toplumunda insanlar güvenlik duygusunu da cemaatlerini de yitirdi. Özgürlüğün, esnekliğin ve seçeneklerin bolluğuna kapılan modern insan, cemaatin sağladıüı güvenlikten doğan huzur ve mutluluğu günümüzde yakalayamıyor ancak bunun kişisel problemler olduğu varsayımıyla hayatını sürdürüyor. Peki sosyal medya, güvenlik ihtiyacımızın giderek arttığı dünyamızda yeni bir cemaatleşme olarak okunabilir mi? Bauman’a göre bu sorunun cevabı kesin bir şekilde hayır. Sosyal medya bize yeni bir cemaat  sunmuyor, kendimizi bir kısırdöngünün tam içersine yerleştirmemizin yolunu açıyor.”

İşte ideal cemaat de böyledir; ona ne zaman elimizi uzatsak, elimizden kaçıp kurtulacak, yana yakıla aradığımız güvenceyi bize vermeyecektir.

168 s. İstanbul 2016

ZYGMUNT BAUMAN KİMDİR?

Zygmunt Bauman, 19 Ekim 1925’te Polonya Poznan’da doğdu. Sosyolog ve filozof Bauman, postmodern felsefenin hem sosyoloji alanında uyarlanmasını hem de genel kuramsal düzeyde sağlıklı bir şekilde değerlendirmesini ortaya koyan yapıtlarıyla tanınmaktadır.

Zygmunt Bauman, II. Dünya Savaşı patlak verene kadar, Polonya-Poznan’da yaşamını sürdürmüştür. Daha sonra Sovyetler Birliği’ne taşındı ve savaşın ardından Varşova Üniversitesi’nde doktorasını yaparak Doçentlik sınavını verdi.

1954’ten itibaren aynı üniversitede Sosyoloji dersleri verdi. 1968 yılında Polonya Komünist Partisi’nden ayrıldı. Aynı yıl, politik nedenlerden dolayı sosyoloji prefesörlük unvanını kaybetti. İsaril’e göç etmek zorunda kaldı. 1971 yılında Bauman, Büyük Britanya’nın çağrısı üzerine, Leeds Üniversitesi’nde yeniden sosyoloji kürsüsüne sahip oldu. 1990’lara kadar orada çalışmalarını sürdürdü.

Zygmunt Bauman, 1980’li yıllardan itibaren, Modernizm ile Totaliterizm arasındaki bağlantılar üzerine hem kuramsal hem de sosyolojik incelemeleriyle öne çıktı. Özellikle Almanya’daki Nasyonalsosyalizm üzerinden Holocaust hakkındaki çözümlemeleri bu bağlamda önemli bir etki yaptı. Böylelikle, Modernizme içkin kavram ve kategorilerin Totaliterlikle doğrudan ya da dolaylı ilişkileri derinlikli olarak ve disiplinlerarası bir yöntemle ortaya konulmuş olundu. Bauman, aynı zamanda postmodernizm hakkındaki çalışmalarıyla da önemli bir yer tutmaktadır. Siyasal, etik ya da genel olarak kuramsal düzlemde postmodernizmin değerlendirilmesini yapmış ve açık anlaşılır fakat derinlikli de olan metinleriyle postmodernizmin ne olup olmadığını, ne tür olanaklar sağladığını göstermeye ve netleştirmeye çalışmıştır.

1989 yılında Amalfi Ödülünü ve 1998 yılında Theodor Adorno Ödülünü almıştır.

odakitap-002-001-001-001-003.jpg

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Haftanın çok satan kitapları / 14 Mayıs 201814 Mayıs 2018 Pazartesi 15:40
  • Yeni çıkan kitaplar / 14 Mayıs 201814 Mayıs 2018 Pazartesi 15:21
  • Editörün seçtikleri / 14 Mayıs 201814 Mayıs 2018 Pazartesi 15:08
  • Haftanın çok satan kitapları / 7 Mayıs 201807 Mayıs 2018 Pazartesi 17:47
  • Editörün seçtikleri / 7 Mayıs 201807 Mayıs 2018 Pazartesi 15:36
  • Haftanın Kitabı: 'Gayrimilli Eğitim'07 Mayıs 2018 Pazartesi 14:43
  • Yeni çıkan kitaplar / 7 Mayıs 201807 Mayıs 2018 Pazartesi 14:20
  • Manevra yaparken sınırı geçti...Hapis cezası aldı03 Mayıs 2018 Perşembe 17:55
  • Yeni çıkan kitaplar / 30 Nisan 201830 Nisan 2018 Pazartesi 16:19
  • Editörün seçtikleri / 30 Nisan 201830 Nisan 2018 Pazartesi 15:45
  • 1234567
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)