• BIST 99.639
  • Altın 141,393
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 22 °C
  • İzmir 29 °C
  • Adana 26 °C
  • Antalya 28 °C

Haftanın Kitabı: "İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu''

Haftanın Kitabı: "İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu''
Hasan Aydın'ın "İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu'' kitabı editörlerimiz tarafından bu hafta 'Haftanın Kitabı' olarak öneriliyor.

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için, "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Editörlerimiz bu hafta yaptıkları değerlendirmede, "Haftanın Kitabı" kategorisinde, Hasan Aydın'ın "İslam Kültüründe Felsefenin Krizi ve Aydınlanma Sorunu'' kitabını seçti.

HAFTANIN KİTABI

Hasan Aydın

İSLAM KÜLTÜRÜNDE FELSEFE’NİN KRİZİ VE AYDINLANMA SORUNU

Bilim ve Gelecek Kitaplığı / İstanbul 2016 - 333s.

Doç. Dr. Hasan Aydın'ın bu yapıtı, felsefenin İslam kültüründeki yazgısında belirleyici olan anılan iki süreci, temel yapısal sorunlarını da dikkate alarak tarihsel-eleştirel yöntemle irdelemekte; tarihsel süreçte gözlemlenen felsefeye yönelik çatışma ve gerilim hattını, eleştirel bir perspektifle ortaya koymaktadır. Bu bakımdan yapıtın, felsefenin İslam kültüründe geçmişte başına gelenlerin, modern dönemde de gelmemesi için bir uyarı niteliği taşıdığı söylenebilir. 

hk-001.jpg

Tarihsel veriler, felsefi düşünce ile kültürlerin 'sürekli aydınlanması' arasında, köklü bir ilişkinin olduğunu gösteriyor. Bir kültürde, felsefi düşünce bir biçimde kök salabiliyorsa, o kültürde belli bir aydınlanma süreci yaşanmakta, felsefi düşünce krize girdiğinde ya da kötürümleştiğinde, bir bütün olarak kültür dinamizmini yitirmekte, durağanlaşmakta ve bir süre sonra da kendini yeniden üretemez hale gelmektedir. 
Neden böyledir? Kuşkusuz sorunun yanıtı, üretim ilişkilerine ve toplumsal yapıya değin uzanan karmaşık çözümlemeleri gerektirmekle birlikte, ilk bakışta şunları söylemek olasıdır: Felsefi düşüncede öne çıkan sorun odaklı eleştirel yaklaşım, hakikati buldum diyen dogmatik düşünceleri saf dışı etmekte, farklı düşüncelerin, karşıt savların serbestçe tartışılabileceği demokratik bir ortamın oluşumuna katkı sağlamakta, kavramsal çözümlemeler ve mantıksal uslamlamalar yoluyla var olan düşüncelerin kritik edilmesine olanak sağlamakta, daha da önemlisi, bilgi ve değer üretiminin önündeki engelleri kaldırmaktadır. 

Gazzali ve İbn Rüşt

Aydınlık kitap ekinde Mustafa K. Erol, Hasan Aydın’ın yapıtının Gazzali ve İbn Rüşt bölümüne ilişkin şöyle diyor;

“Tanrı dışında etki hiçbirşeyi olmadığını savunan Gazzali, neden sonuç arasında zorunlu bir ilişki olmadığını sürer. Gazzali’ye göre doğada bir neden sonuç ilişkisi görmek, ‘yaratıcının’ kudretini yok saymak demektir…

Gazzali’nin felsefesine itiraz ise ondan bir asır sonra İbn Rüşt’ten geliyor. İbn Rüşt, özellikle Gazzali’nin neden sonuç yadsımasına karşı çıkar ve Gazzali’yi Tanrı’yı hiçbir kural ve ilke tanımayan zalim bir sultan konumuna sokmakla eleştirir.”

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)