• BIST 106.862
  • Altın 145,039
  • Dolar 3,5263
  • Euro 4,1266
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C
  • İzmir 25 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 24 °C

Haftanın Kitabı: Kuşlar Yasına Gider

Haftanın Kitabı: Kuşlar Yasına Gider
Hasan Ali Toptaş'ın " Kuşlar Yasına Gider" kitabı, editörlerimiz tarafından bu hafta 'Haftanın Kitabı' olarak öneriliyor.

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim
[email protected]
-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için, "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Editörlerimiz bu hafta yaptıkları değerlendirmede, "Haftanın Kitabı" kategorisinde, Hasan Ali Toptaş'ın "Kuşlar Yasına Gider" adlı kitabını seçti.

"...Hayatta yitiklerin, yitirmişlerin, bu insanlık anlayışıyla hep yitirmeye yazgılı olanların romanı ayrıca ‘Kuşlar Yasına Gider’. Hasan Ali Toptaş bir hesaplama, hesaplaşma, çarpma ve çarpıştırma havasıyla değil, okurdan zerre miktar duygusal destek beklemeden, romanın genel havasına kendiliğinden yayılan merhamet ve inceliği yıpratmadan yapıyor bunu. Kendi tutkusunun kurbanı olmuş Aziz bey bir süre sonra herkesin babasına dönüşüyor. Baba-oğul arasındaki duygu ve ataerkil gidiş gelişler, herhangi bir felsefi veya psikolojik kaba daldırılmadan, ailenin o gergin ama anlaşılabilir yayımı içinde karakterleştiriliyor. Tabiat, özellikle tabiat ayrıca özneleştiriliyor. Kesilmesi son ana kadar ertelenen erik ve asma sembolik bir tabiat kişiliği mesela..." 


HAFTANIN KİTABI

kuslar-yasina-giderf3ffa101d476948aace1ca3e78cc1c0e-001.jpg

Hasan Ali Toptaş
KUŞLAR YASINA GİDER
Everest Yayınları

Pırıl pırıl ışıyan Türkçesiyle Hasan Ali Toptaş, 
Kuşlar Yasına Gider'de romancılığına yeni bir boyut katıyor: anlatmıyor, söylemiyor; nefeslendiriyor. 

Kadirşinas otlarının mırıltısını, of dememenin ilmini, eldeyken kıymetini bilmenin erdemini, ömürden giden günlerin sabrını okudukça zihnimiz, gönlümüz havalanıyor. 

"Babalar, alınlarımıza yazılmış yalnızlıklardır" sözü yankılanıyor kulaklarımızda. 

Kuşlar Yasına Gider; atların koşması kadar doğal, kaleme iç çektirecek kadar merhametli bir roman.

"Zaten o yıllarda burnumuzun ucunda gezinen bir mazot kokusuydu babam, kulağımızda çınlayan uzak bir motor sesiydi ve az evvel dediğim gibi, gitti mi gelmek bilmezdi bir türlü."

Ömer Erdem Radikal Kitap ekinde, “Kuşlar Yasına Gider” adlı kitaba ilişkin şunları anlatıyor;
“Başlı başına bir iyilik, merhamet ve fedakarlık romanı diyeceğim ‘Kuşlar Yasına Gider’ için. Tam tamına, üstüne basa basa ve özellikle böyle tanımlayacağım onu. Hatta yepyeni bir sosyal ve insanlık gerçekliği yarattığını söyleyeceğim. Kendi türüne, roman sanatının ana aksına bağlı kalmak, dönüp dolanıp oraya bağlanmak şartıyla, folklor, masal, türkü, şiir ve sinema gibi yan alanlara saptığını, onlardan imkân devşirdiğini, fantastik anlatıya yer yer göz kırptığını da unutmayacağım. Fakat sonuçta, fikrim değişmeyecek, tertemiz, aksaksız ve berrak bir Türkçe ile, günün edebiyat ortamına sunulmuş alternatif bir öz yöntem olarak parladığını iddia edeceğim.

Denizli ve Ankara arasında bir baba ile oğul arasında akan roman, uğradığı ve geçtiği yan konaklarla da bir kültürel ve sosyal coğrafya iklimi çiziyor bize. Ne var ki, bu coğrafya görülüp geçilmiş değil neredeyse her menziliyle duyulup yaşanmış olmasıyla canımıza dokunur. Mola yerleri, yokuş ve rampaları, karlı geçitleri, mevsimlere göre değişen renk ve alacalarıyla kahramanların canı, kanı olurlar. İki insan arasında ana anlatı dokunup dururken, anılar, hatırlayışlar, rüyalar ve gelip gitmeler yanında, dinlenen türküler, susuşlar ve kesik ve keskin sorularla örülür, kazılır, kabartılır, yeşertilir. Mekanları bazen o denli gerçeğe bağlı kalarak verir ki yazar, dileyen eline bir harita alarak romanın menzillerinde dolaşabilir, baştan sona bir türkü repertuarı bütünlüğü de taşıyan havasıyla kültürel yolculuğa çıkabilir. Lakin, bütün bunlar, ayrıntılar, sayılıp dökülenler, duruşlar ve kalkışlar, ana kurguyu aksatmaz, ona yapışıp lekelemez.

Hayatta yitiklerin, yitirmişlerin, bu insanlık anlayışıyla hep yitirmeye yazgılı olanların romanı ayrıca ‘Kuşlar Yasına Gider’. Hasan Ali Toptaş bir hesaplama, hesaplaşma, çarpma ve çarpıştırma havasıyla değil, okurdan zerre miktar duygusal destek beklemeden, romanın genel havasına kendiliğinden yayılan merhamet ve inceliği yıpratmadan yapıyor bunu. Kendi tutkusunun kurbanı olmuş Aziz bey bir süre sonra herkesin babasına dönüşüyor. Baba-oğul arasındaki duygu ve ataerkil gidiş gelişler, herhangi bir felsefi veya psikolojik kaba daldırılmadan, ailenin o gergin ama anlaşılabilir yayımı içinde karakterleştiriliyor. Tabiat, özellikle tabiat ayrıca özneleştiriliyor. Kesilmesi son ana kadar ertelenen erik ve asma sembolik bir tabiat kişiliği mesela. Ayrıca tabiat geçişlerini rüya yanında sinematografik algıyla duyuruyor yazar. Pek az yazarda bulunan bir doğal sine-göz durumu bu.”

250 s. İstanbul 2016

 

unnamed-040.jpg

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)