• BIST 103.912
  • Altın 160,999
  • Dolar 3,9233
  • Euro 4,6062
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 5 °C
  • İzmir 9 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 15 °C

Haftanın Kitabı: Lobiler ve Ajanlar

Haftanın Kitabı: Lobiler ve Ajanlar
ABC Washington Temslcisi Yılmaz Polat'ın "Lobiler ve Ajanlar; AKP ve Cemaatin ABD’de Karanlık İlişkileri" kitabı bu hafta editörlerimiz tarafından 'Haftanın Kitabı' olarak öneriliyor.

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim
[email protected]
-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" kategorilerini oluşturdular.

Bu hafta 'Haftanın Kitabı' bizden! Yazılarını ve haberlerini merakla ve ilgiyle izlediğiniz ABC Washington Temslcisi Yılmaz Polat, 35 yıldır görev yaptığı ABD’de lobilerin ve ajanların dünyasına ışık tutuyor. 

Kitabın önsözünü yazan Merdan Yanardağ kitap ve yazar için şöyle diyor;

“Yılmaz Polat diplomasi haberleri ve dış politika yazarlığında Türkiye’nin en deneyimli gazetecilerinin başında gelir. Bir diplomat inceliği ve zarafetiyle hareket etmeyi içselleştirdiği için, deyim uygunsa işin reklamında değildir. Şöhret peşinde koşmaz, buna ihtiyacı yoktur, o gerçeğin ve haberin peşinden koşar.

Polat, 35 yıldır görev yaptığı ABD’den Türkiye’ye geçilen önemli haberlerin altındaki imzadır. O, sessizce, bir basın emekçisi alçakgönüllülüğü ve sadeliğiyle sadece işini yapar. Yazdığı her yazıda haber vardır.  Türk basınında hemen hemen bütün büyük gazete ve televizyonların Washington temsilciliğini yapmıştır. Bir meslek büyüğü, duayendir."

HAFTANIN KİTABI

355.jpg

Yılmaz Polat
LOBİLER VE AJANLAR
AKP ve Cemaatin ABD’de Karanlık İlişkileri
Siyah Beyaz Yayınları

Polat; Amerika'da lobisiz tanıtmanın olmayacağı, az gelişmiş ya da geri bıraktırılmış ülke siyasetçilerinin bu büyük ve güçlü ülkede lobisiz bir yere varamayacağının kafalara sokulduğunu anlatıyor. Türk siyasetçilerin de bundan fazlasıyla nasibini aldığını ortaya koyuyor. Lobilerin nasıl reklam yaptıklarını, hükümetleri avlamak için hangi ilginç yöntemleri geliştirdiklerine ışık tutuyor. Polat, ABD lobicileri için, “Damara nerden gireceklerini iyi bilirler" diyor.

Polat'ın kitabını okuduğunuzda, Karanlıklar Prensi' adıyla tanınan neo-con ideolog Richard Perle ve CIA üst düzey yöneticilerinden Graham Fuller gibi isimlerin Türk siyaseti ve siyasetçilerinin üzerinde, ülkenin kaderini etkileyecek ölçüde nasıl etkili olduklarını daha iyi anlayacaksınız.

Kitabın önsözünü yazan Merdan Yanardağ kitap ve yazar için şöyle diyor;

“Yılmaz Polat diplomasi haberleri ve dış politika yazarlığında Türkiye’nin en deneyimli gazetecilerinin başında gelir. Bir diplomat inceliği ve zarafetiyle hareket etmeyi içselleştirdiği için, deyim uygunsa işin reklamında değildir. Şöhret peşinde koşmaz, buna ihtiyacı yoktur, o gerçeğin ve haberin peşinden koşar.

Polat, 35 yıldır görev yaptığı ABD’den Türkiye’ye geçilen önemli haberlerin altındaki imzadır. O, sessizce, bir basın emekçisi alçakgönüllülüğü ve sadeliğiyle sadece işini yapar. Yazdığı her yazıda haber vardır.  Türk basınında hemen hemen bütün büyük gazete ve televizyonların Washington temsilciliğini yapmıştır. Bir meslek büyüğü, duayendir.

....

Elinizdeki kitap, Yılmaz Polat’ın gazetecilik deneyimlerinden süzülüp gelen, derin gözlem ve somut belgelere dayanan bir çalışma. Dahası, yoğun bir araştırmanın ve bire bir tanıklıkların ürünü olan bu kitap, esas olarak ABD’nin Türkiye siyaseti üzerindeki etkisinin hangi yol ve yöntemlerle kurulduğunun çarpıcı bir hikayesi...

 

Yılmaz Polat, inanılmaz örnekler, olaylar ve belgelerle bize ABD’nin Türkiye siyasetini nasıl yönlendirdiğini, bu yönlendirmede lobilerin rolünü, özellikle AKP’nin karanlık ve tuhaf ilişkileri bağlamında anlatıyor. Washington’da hangi lobilerle ne türden bağlar kurulduğunu belgeleriyle yazıyor.

Okuduklarınız karşısında şaşıracaksınız.”

 

Yılmaz Polat, “Lobiler ve Ajanlar”ı neden yazdığını kitabın sunuş bölümünde şöyle anlatıyor;

“NEDEN YAZDIM

Lobicilik Amerika’da en pahalı iş kollarından biridir.

Müthiş bir sanayiidir.

Ülkeler onbinlerce kişinin çalıştığı binlerce  şirkete her yıl milyarlarca dolar akıtır.

Lobi deyince  akla önce Kongre, Beyaz Saray, Pentagon,  Medya ve  CIA gibi istihbarat kurumlarında çalışan elemanlar gelir.

Lobi firmaları burada çalışanlar için  emekli olduktan sonra, hatta olmadan  ikinci bir iş kapısıdır.

Bazıları cazip ücretlere dayanamaz emekliliği beklemeden kapak atar.

Lobiler doğrudan Adalet Bakanlığı ve Kongreye  hesap verirler.

Vergi dairesi (IRS)  her zaman enselerindedir.

Lobiciler para için her şeyi yaparlar ama başlarına geleceklerini bildiklerinden sadece buralara yalan söylemekten kaçınırlar.

Profesyonel bir iştir. Kişi ve kurumları ikna etmek ve etkilemek için  her türlü yol denenir.

Amerika’da lobisiz tanıtmanın olmayacağı, siyasetçinin lobisiz  bir yere varamayacağı yabancı kafalara sokulmuştur.

Türk siyasetçi de bundan fazlasıyla nasibini almıştır.

Reklamlarını iyi yaparlar, hükümetleri tavlamak için  ilginç yöntemleri vardır.

Etkili isimler üzerinde nasıl çalışacaklarını iyi saptarlar.

Damara nerden gireceklerini iyi bilirler.

Lobiyi alabilmek için liderlerin çevresine ve aile bireylerine kadar uzanırlar.

 

Türkiye lobicilerin gözde ülkeler arasında iyi bir müşteridir.

ABD medyasına zaman zaman malzeme olur.

Her zaman şirketlerin iştah kabartmıştır. Lobisini almak isteyen  şirketler birbiriyle yarışır.

ABD’nin  milyar dolarlık lobi bütçesine önemli bir katkı sağlar.

Doğal olarak ‘rüşvet’ lobiciliğin  önde gelen etkili  yöntemlerinden biridir.

Türk siyasetçisinde genellikle Amerika’nın  iktidar yaptığı , iktidarını muhafaza ettiği veya  iktidardan ettiğine  ilişkin düşünce yaygındır.

Bu nedenle önceliği ABD’ye verir.

Bunun önemli örnekleri vardır. Özellikle Yahudi lobisiyle CIA’ya yakın isimlerin Türk siyasetçisi üzerindeki etkisi büyük olmuştur.

Bugüne kadar Türk politikacılar arasında ABD’de olumlu yada olumsuz  hakkında en fazla  konuşulan isimlerin başında Recep Tayyip Erdoğan gelir.

Erdoğan’ın Yahudi lobilerle ilişkisi hiç bir siyasi lider kadar yakın olmadı.

Erdoğan Davos’ta ‘Van Münit’ diye bağırırken, Washington’da İsrail’le ilişkileri düzeltmek için çok özel lobi şirketleri kiralandı.

Erdoğan’ın Başbakanlığı döneminde Türk hisse senetleri bile ‘Şeriat kuralı’’Sukuk’  yöntemiyle New York’ta Yahudi bir lobi firması olan ‘Arnold and Porter’  tarafından pazarlandı.

ABD’deki kod adı ‘Karanlıklar Prensi- Prince of Darkness’ olan Richard Perle ve CIA’cı Graham Fuller gibi kitaplara konu olmuş ‘Gölge Lobiciler’in  Türk siyasetçilerin üzerinde ülkenin kaderini etkileyecek kadar etkisi büyük oldu.

Hemen her dönemde bu isimlere politikalara müdahele etme serbestisi tanındı. Onlar da görevlerini yerine getirdi.

Birçok olay Türk kamuoyundan gizlendi.

PKK terörünü ABD’de anlatın diye kiralanan lobi şirketi, PKK’nın lobisini yaptı.

Sözde Ermeni soykırım tasarısını geçirmeye çalışan Kongre’nin en güçlü adamı ‘Hastert’ CIA’nın yardımıyla Türkiye’nin lobiciliğini aldı. 

Erdoğan’ın talimatıyla Fethullah Gülen’in ABD’den  iadesi için masraflar hariç ayda 50 bin dolara bir hukuk firması kiralandı.

Pensilvanya’da oturan Fethullah Gülen Cemaati de lobi faaliyetlerine milyonlarca dolar akıttı.

Kitapta siyasetçilerin 1980’lerden günümüze danışman ve aile bireylerinin de karıştığı ABD’de kiraladıkları şirketleri, ücretleri ve kamuoyundan gizlenen  lobi hedeflerini belgeleriyle  bulacaksınız.

Türk siyasetine eğemen olan isimlerin lobi şirketleriyle ilişkilerini ve PKK terör örgütüne ve sözde Ermeni soykırım tasarısına destek veren isimlerin nasıl Türk lobisine çalıştığını okuyacaksınız.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın CIA Başkanıyla görüşmek için kaç kez  Washington’a gittiğini verdiği hediye sayısından öğreneceksiniz.

Erdoğan’ın Başkan Obama’ya verdiği 200 doların üzerinde diye devlet arşivine gönderilen hediye listesi de var.

Erdoğan’ın ‘dünya 5’ten büyüktür’ sözünün kampanyasını yapmak için hangi lobi şirketi üzerinden ‘genç sivil’ Ceren Kenar’a 62 bin dolar neden ödendi?

‘Washington’da hiç bir şey tesadüf değildir.

Amerikalılar bu cümleyi çok kullanır: "Nothing is a coincedence in Washington"

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
    • Editörün seçtikleri / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:26
    • Yeni çıkan kitaplar / 13 Kasım 201713 Kasım 2017 Pazartesi 16:23
    • Ayşenur Arslan'ın son kitabı Darbe'nin Lütfu Tele1 Kitap'ta09 Kasım 2017 Perşembe 15:23
    • Haftanın çok satan kitapları / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:51
    • Editörün seçtikleri / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:48
    • Yeni çıkan kitaplar / 6 Kasım 201706 Kasım 2017 Pazartesi 13:40
    • Haftanın Kitabı: "Çin'in Yönetimi"06 Kasım 2017 Pazartesi 13:34
    • Haftanın çok satan kitapları / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:56
    • Haftanın Kitabı: "Opera Kahkahası"30 Ekim 2017 Pazartesi 14:51
    • Editörün seçtikleri / 30 Ekim 201730 Ekim 2017 Pazartesi 14:39
    • 123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)