• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 14 °C
  • Adana 15 °C
  • Antalya 14 °C

Haftanın Kitabı Sabiha Sertel'den 'Roman Gibi'

Haftanın Kitabı Sabiha Sertel'den 'Roman Gibi'
Yeni Çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / Kitap Tanıtım ve Eleştirileri / ABC En Çok Satanlar Listesi...

ABC Kitap'a ulaşmak için iletişim: [email protected]

-------------------------------------------

ABC Kitap editörleri, bu hafta da sizler için "Yeni çıkanlar / Editörün Seçtikleri / Haftanın Kitabı / ABC En Çok Satanlar Listesi" oluşturdular.

Sabiha Sertel, Osmanlı'nın son yıllarına ve cumhuriyetin kuruluşuna tanık olmuş, Türkiye'nin öncü kadınlarından önemli bir gazeteci ve yazar. ABD'de sosyoloji eğitimi gören Sertel, Türkiye'nin ilk feministi de sayılabilir. Sadece demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren bir gazeteci değil, aynı zamanda bir kadın hakları savunucusu. Hüzünlü ve acılı bir hayatı var.

Bu haftanın kitabı Sabiha Sertel'in özyaşam öyküsünü anlattığı "Roman Gibi" adlı eseri. Yeni baskısı Can Yayınları'ndan çıkan kitap, sadece bir özyaşam öyküsü değil, yakın tarihimizin çarpıcı bir panoraması niteliğinde. Bu ülkenin kendi aydınlarına karşı nasıl kıyıcı ve acımasız olduğunun bir belgesi.. Türkiye'nin 2000'lerde gericiliğin pençesine nasıl düştüğü sorusunun yanıtını arayanlar için de kaçırılmaması gereken bir eser...   

Kitap, Sabiha Sertel'in 1895'te Selanik'te başlayan ve 1968'de Sovyetler Birliği'nde, Bakü'de son bulan yaşam yolculuğunu bir roman tadında anlatıyor. 

ABC Kitap sayfalarını okumadan sahaf turuna çıkılmaz.

İşte editörlerimizin bu hafta sizin sizin için seçtikleri.

YENİ ÇIKANLAR

Morris Rossabi

KUBİLAY HAN

İş Bankası Kültür Yayınları

Moğolların yükselme ve yayılma döneminde doğan Kubilay Han (1215-1294), dedesi Cengiz Han'ın ölümünden sonra imparatorluğunun oğulları arasındaki bölüşümünde iktidar rüyasına en uzak torunlar arasında kalmıştı. Ancak akıllı ittifak stratejisi ve uygun hamlelerle devreye giren annesi Sorgotani Beki sayesinde bahtına, 1260 yılında Ulu Kağan olarak Moğolların başına geçmek düştü. Devraldığı imparatorluğu yeni fetihlerle genişletti, Pasifik kıyısından Orta Avrupa'ya kadar uzanan kesintisiz topraklarıyla tarihin gelmiş geçmiş en büyük devleti haline getirdi. Bu fetihler sırasında yüz binlerce, belki de milyonlarca insanın ölümüne yol açtı.

İstanbul, 2015

Naci Şahin 

OSMANLI ERMENİLERİ VE İKİNCİ MEŞRUTİYET

Çizgi Kitabevi

Türk Toplumu ile Ermeni toplumu çok uzun bir zaman diliminde birlikte yaşadılar, aynı kaderi paylaştılar. 1908 yılında II. Meşrutiyet ilan edildiğinde, mebuslar meclisinde de birlikte yaşama kültürünü devam ettirdiler. Ermeni mebuslar, İttihat ve Terakki Fırkası kadroları içerisinde yer alarak Türk siyasal yaşamına katıldılar. Mecliste yaptıkları konuşmalarla, siyasal yaşamın bir parçası oldular. Osmanlı devletinin bütünlüğü yönünde faaliyet gösterenler olduğu kadar, buna aykırı davrananlar ve kardeşliği bozanlar da oldu. Osmanlı padişahlarının en değerli tebaası olarak devlete yıllarca hizmet ettiler. Millet-i sadıka ünvanını alan tek ulus oldular.

Türk-Ermeni dostluğu her türlü kışkırtmalara rağmen tüm canlılığıyla, birlikteliğini muhafaza etti. Meclis-i Mebusan tutanakları, konuşmalarıyla Osmanlı siyasal ve sosyal yaşamına katkı sunan Ermeni mebusların canlı bir tanığıdır. Okuyucu bu kitap ile mecliste yer alan Ermeni mebusların hem biyografilerine göz atma imkanı bulup, bütün konuşmaların içerik özüne ulaşabilecek, hem de konuşmalardaki metinlerle ilgili tarihe tanıklık edecektir. Bu kitap aslında ayrı gibi gözüken iki ayrı halkın birlikte neler yapabileceklerinin bir göstergesidir.

Konya, 2015

Sinan Onuş

KIZILCA KIYAMET 

Teşkilat-ı Mahsusa'dan Kurtuluş Savaşı'na

(Alb. Ali Rıza Bey ve Yzb. Fuat Bey'in Günlükleri)

Kırmızı Kedi

İstibdada karşı mücadele... Teşkilat-ı Mahsusa'nın kuruluşunda ve sonrasında rol alan iki aile... Enver Paşa ve Sarıkamış Harekâtı... Kafkas Cephesi'nden İtalya-Avusturya Cephesi'ne uzanan hat... İngilizler, Fransızlar, Almanlar, Ruslar ve Yunanlar... Mondros Mütarekesi, Sevr ve Milli Mücadele... Dumlupınar ve Sakarya savaşları... Ve binlerce "meçhul asker"in öyküsü...

Kızılca Kıyamet, Osmanlı toprakları ve Avrupa'nın yeniden şekillendiği yüzyılda insanımızın ve askerimizin yaşadıklarını birinci elden belgelere dayanarak aktarıyor.

"Yunanların mağlubiyeti, İngilizlerin hezimeti idi. Avrupa'nın iğfal edilen kamuoyunun Türk varlığı hakkında aydınlatılması ancak böyle mümkün olur. Türkler, milli varlıkları için en küçüğünden en ihtiyarına kadar uğraşacaklar, bu mukaddes milli maksat husule gelecekti."

(Mehmet Fuat Bey'in Günlüğünden)

İstanbul, 2015

Nadeem Aslam 

VİRAN ÜLKENİN BEKÇİSİ

Kırmızı Kedi

"Geniş tavanda yüzlerce kitap var, her biri olduğu yere ortasına uzun bir demir çivi çakılarak tutturulmuş. Tarih sayfalarının içinden bir çivi, aşk sayfalarının içinden bir çivi, kutsal sayfaların içinden bir çivi."

Hakinin egemen olduğu, altında sakladığı zenginlikleriyle Büyük İskender'den Babür Şah'a nicelerini kendine çekmiş topraklarıyla Afganistan. İngiliz tarihinin en büyük yenilgisine sahne olan, art arda yaşanan işgallerin yol açtığı yıkımın, acının hiç eksilmediği bir ülke. Nadeem Aslam, "İmparatorluklar Mezarlığı" olarak da bilinen bu sahnede Taliban, Amerikalılar ve Sovyetler üçgeninde bir halkın yaşadığı büyük trajediyi gözler önüne seriyor. Günümüze dek uzanan etkileriyle bir dönemin siyasi çekişmelerinin ne denli ölümcül yaralar açabileceğini, körü körüne bağlanılan ideolojilerin insanı sürüklediği cehennem çukurlarını betimliyor.

Viran Ülkenin Bekçisi, şiirsel ve akıcı diliyle günümüz dünyasının içine düştüğü kaosu sarsıcı bir çıplaklıkla sunuyor. Nadeem Aslam'dan ölümün sıradanlaştığı, neredeyse kutsandığı bir coğrafyada yaşama düzülen bir övgü.

"Tutkulu ve berrak bir dil... Viran Ülkenin Bekçisi bize edebiyatın yapabileceklerini gösteriyor..."

(Sunday Times)

İstanbul, 2015

Simten Coşar-Aylin Özman

MİLLİYETÇİLİK VE TOPLUMSAL CİNSİYET

(Edebiyat, Medya, Siyaset)

İletişim Yayıncılık

Milliyetçiliğin farklı veçhelerle kişiselden toplumsala ve kamusala uzanan bir hatta birdenbire, kendiliğinden, bağlantıda olduklarımızın dilinde ve doğrudan kendi dilimizde beliriverdiği, kurumsal iktidar mekanizmalarının çekirdeğinden çıkan, kurumsal iktidarı ellerinde bulunduranların gönüllü benimsedikleri bir söylem olduğu bir coğrafyada yaşıyoruz. Milliyetçiliği böylesine sirayet edici kılan asıl etmenin farklı biçimleriyle cinsiyetçiliği içermesi, farklı tarihsel-siyasal dinamikler içerisinde farklı cinsiyetçi pratikleri işletebilmesi olduğu düşüncesiyle, milliyetçiliğin erkek yüzünü fark edip göstermenin ötesinde Türkiye'de cumhuriyet tarihi boyunca karşılaşılan toplumsal cinsiyet rejimlerinin hangi milliyetçilik versiyonlarına temel teşkil ettiklerine dair ipuçları sunmaya çalışıyoruz." (Simten Coşar -Aylin Özman)

Milliyetçiliğin cinsiyetçilikle "mutlu beraberliğini", birçok cephesiyle ele alan yazılardan oluşan bir derleme: Eğitim düzeninin cinsiyetçilikle milliyetçiliği birbirine lehimleyerek yeniden üreten yapısı... Medya ve haber dilinden güzellik yarışmalarına, Kurtlar Vadisi'ne, milliyetçiliğin eril karakterinin tezahürleri... Buna karşılık, kadınların milliyetçiliği "eğip bükmedeki" becerisi... Halkevleri sahnelerinden ve Halide Edib Adıvar, Peyami Safa, Yakup Kadri Karaosmanoğlu romanlarından Turgut Özakman'ın popüler milli hamaset metinlerine ve 12 Eylül filmlerine uzanan tarihsel seyirde, milliyetçiliğin cinsiyet hiyerarşisiyle eklemlenmesinin analizi... Derlemede Suavi Aydın, Aksu Bora, Tanıl Bora, Simten Coşar, Kadir Dede, Tuba Kancı, Funda Gençoğlu Onbaşı, Eylem Özdemir, Aylin Özman, Çağla Karabağ Sarı, Burcu Şenel, Nagehan Tokdoğan, Sinan Yıldırmaz ve Yasemin Temizarabacı Yıldırmaz'ın yazıları yer alıyor.

İstanbul, 2015

Zülfü Livaneli  

ORTA ZEKALILAR CENNETİ

Doğan Kitap

1991 yılında yayınlanan Orta Zekâlılar Cenneti ile 2010 yılında yayınlanan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan derlenen yazılar elden geçirilmiş yeni baskısıyla okurlarla buluşuyor.

"Orta Zekâlılar Cenneti'ni yazdığım yıldan bu yana, Türkiye'de ve dünyada çok şey değişti ama gözlemlerime göre 'orta zekâlı'ların iktidar alanı daha da genişledi, neredeyse başa çıkılmaz bir ortak paydaya dönüştü. Toplum kaliteyi -deyim yerindeyse- kusmaya başladı, iyiliğin yerini kötülük, temizliğin yerini pislik, hakkın yerini haksızlık, kibarlığın yerini kabalık, ahlakın yerini ahlaksızlık alma yolunda epey ileri gidildi.

Ne olup bittiğini anlamamıza destek verebilecek böyle bir kitabı yeniden yayınlarken, iki ayrı kitaptan, yani Orta Zekâlılar Cenneti ile daha sonra yayınlanmış olan Sanat Uzun, Hayat Kısa'dan bir derleme yapmayı ve birlikte sunmayı istedim. İçimden öyle geldi. Umarım okurlar bunu uygun karşılarlar." (Ömer Zülfü Livaneli)

İstanbul, 2015

Hazırlayanlar: Nergis Öztürk, Necdet Berk Özler, Artun Gebenlioğlu, Atilla Erol, Rıdvan Yüksel, Zeynel Abidin Budak, Jbid Erdoğan

ZEBERCET'TEN CUMHURİYET'E ANAYURT OTELİ

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Zebercet'ten Cumhuriyet'e "Anayurt Oteli" adlı bu kitap, Murat Belge'nin İstanbul Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde verdiği Türk Edebiyatı dersinin bir ürünüdür. Yusuf Atılgan'ın bu önemli romanı ders süresince "yakın okuma" yöntemi kullanılarak detaylı bir incelemeye tabi tutulmuştur.

"Evet, modern romanda her ayrıntının bir anlamı var. Böyle olmasına da kendimizi alıştırmalıyız. Boş durmak yok." diyen Belge ve öğrencileri romandaki her kavram, sembol ve tema üzerine çeşitli tartışmalar yürütüyorlar. Bu kitap, usta işi ve incelikli bir metni farklı tabakalara ayırarak, küçük parçalardan büyük yapılara uzanan yepyeni bir okuma inşa ediyor. Kitapta, Murat Belge'nin kapsamlı incelemesini takiben; romanın anlatım gücünü, sembollerini, karşıtlıklarını, mekânsal öğelerini, farklı yaklaşımlarla Zebercet karakterini, onun özdeşleşme ihtiyacını, ailesini, askerliğini, anılarını, yalnızlığını ve intiharını irdeleyen yazılar yer alıyor. Ayrıca Anayurt Oteli'nin 40. yılında Manisa fotoğrafları, romanın takvimi, soyağacı ve değinilenlerin dökümüne ilişkin ekler de bulunuyor.

Türkiye edebiyatında oldukça önemli bir yere sahip olan Anayurt Oteli'ne daha yakından bakmak ve Yusuf Atılgan'ı daha iyi anlamak adına yapılan bu çözümlemeler, akademik bir çalışma olmanın ötesinde, genel okuyucunun okuma pratiğinin sınırlarını aşmasını da sağlayacaktır.

İstanbul, 2015

Senem Aydın Düzgit 

TÜRKLÜK MÜSLÜMANLIK DOĞULULUK

(AB'nin Türkiye Söylemleri)

Koç Üniversitesi Yayınları

Türklük, Müslümanlık, Doğululuk: AB'nin Türkiye Söylemleri Avrupa Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üç Avrupa Birliği ülkesinin (Fransa, Almanya, İngiltere) Türkiye üzerine söylemlerini inceliyor. Senem Aydın-Düzgit, kimliğin farklılıklarla belirlendiğini ifade eden postyapısalcı bir çerçevede Eleştirel Söylem Analizi kullanarak Türkiye temsilleri üzerinden "Avrupalı" kimliğinin inşasını açığa çıkarıyor. Türkiye'nin üyeliğine dair tartışmalarla ideolojik, ulusal ve kurumsal bağlamlarda inşa edilen çeşitli Avrupa imgeleri olduğunu öne sürerek bu Avrupalar'ın inşa edildiği dört ana tema sunuyor:

Avrupa'nın "bir güvenlik topluluğu", "demokratik değerlerin savunucusu", "siyasi bir proje" ve "kültürel bir alan olarak" kavramsallaştırılması. Yazar, Avrupa Birliği'nde yapılan Türkiye hakkındaki tartışmaların söylem alanında çeşitli Avrupalar inşasına yol açan temel bir etmen olduğunu söylüyor. Türkçe çevirisi için gözden geçirilen ve güncellenen kitap Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne etkisini yeni ve eleştirel bir açıdan ele alıyor. Senem Aydın-Düzgit, İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde öğretim üyesidir.

İstanbul, 2015

Phillip Kotler

KAPİTALİZMLE YÜZLEŞMEK

Mediacat Yayıncılık

"Kapitalizm eleştirisinden yana sıkıntımız yok. Ancak eleştiriyi yapan Philip Kotler olduğunda, kapitalizm şapkasını önüne alıp düşünmek zorunda!"

Financial Times

Egemen sistemin kapitalizm olduğu çağımızda, ekonomik büyümenin yavaşladığı bir dönemden geçiyoruz. Servetin küçük bir azınlığın ellerinde olduğu, doğal kaynakların kısa vadeli kâr uğruna hor kullanıldığı ise kimsenin inkâr edemeyeceği yalın gerçekler. Hem gelişkin Batılı ekonomiler hem de gelişmekte olan ülkeler yoksulluk, yaygınlaşan otomasyon karşısında düşen istihdam, ağır bütçe açıkları ve çevresel maliyetler gibi sorunlarla boğuşuyor.

Pazarlama ve yönetim gurusu Philip Kotler, Kapitalizmle Yüzleşmek'te sistemin küresel çapta karşı karşıya bulunduğu problemleri 14 maddede ele alarak, hem sorunların yapısını hem de çözüm önerilerini sıralıyor.

İktisat tarihinden, uzman görüşlerinden ve güncel verilerden beslenen elinizdeki kitap, sağlıklı ve sürdürülebilir bir ekonomik sisteme ulaşma yolunda önemli dersler içeriyor.

İstanbul, 2015

Burak Onaran

MUTFAK TARİH

(Yemeğin Politik Serüvenleri)

İletişim Yayıncılık

Mutfak ve yemek kültürü toplumsal tarihle iç içedir. Toplumsal, ekonomik ve siyasi tarihten gelen gizli ve aşikâr birçok iz taşır. Gıdaların tasnifinden pişirme tekniklerine, mutfak mimarisinden sofra düzeni ve adabına kadar uzanan geniş araziyi siyasi ve toplumsal veçheleriyle beraber yeniden düşünmek, toplumlar ve kültürleri hakkında ilginç ipuçları ve esaslı bilgiler sunar. Mutfaktarih, önce yerel örneklere eğiliyor: Yeme içme alışkanlıklarının nasıl dönüştüğüne, milli mutfak kurgusuna, domuz eti tartışmalarına, mutfak kültürünün rafine biçimlerde sunulmasının aşamalarına odaklanıyor.

Ardından savaşlar ve propaganda aracılığıyla dönüşen uluslararası mutfak kültürüne, beslenme rejimlerine, kalori ve istatistik tartışmalarına, diplomasinin sofra etrafında gelişen taktiklerine, devletin mutfağa nasıl müdahil olduğuna eğilerek zengin bir çerçeve çiziyor. "Tarihten mutfağa, mutfaktan tarihe pencereler açmaya ve açtığı pencerelerden sarkıp, kudreti yettiğince panoramik bir görüntü elde etmeye çalışan makaleler bunlar. Savaş, diplomasi, propaganda, toplumsal cinsiyet, milliyetçilik, tüketim toplumu, turizm, nüfus, din gibi birçok altbaşlığa temas ediyorlar. Mutfak kültüründen hareketle bu temaları ele almaya; bunlarla mutfak arasındaki ilişkinin, etkileşimin izini sürmeye çalışıyorlar." (Burak Onaran)

İstanbul, 2015

Kolektif

BELA İYİDİR

(Devrim Kılavuzu)

Bilgi Yayınevi

Arap Baharı'ndan Amerikan Sonbaharı'na ve nicelerine, yeni bir küresel halk hareketi doğuyor. İmkânsız şeyler birdenbire daha mümkün görünmeye başladı. Tüm dünyada, sıradan insanlar, yaşadıkları yerlerde zafer kazanmak için yeni araçlar ve taktikler kullanmaya başladı. Kabullenilmiş çaresizliğin ve küresel krizlerin gölgesinde öncelik kazanan bu siyasi akım için öfkeyi, etkili eylemlere dönüştürecek kaynaklara ihtiyaç var. Bela İyidir bir sonraki devrim için gerek duyduğunuz her şey! Hem sanatçılar hem de aktivistler sanatsal yaratıcılıkla kurnaz siyasi taktikleri bir araya getiren bu kılavuzdan yararlanacaklar. Bela İyidir daha güzel, daha adil, daha yaşanası bir dünya arzulayan ve bu hayallerini nasıl gerçekleştireceğini öğrenmek isteyen herkes için.

"Mevcut siyasi durum, hayal gücüne yürekten inanmayı, yeni örgütlenme biçimleri geliştirmeyi ve meydan okumayla kutlama yapmanın korkusuzca harmanlanmasını gerektirmekte.

Bela İyidir… hem incelikli hem kışkırtıcı hızlandırılmış bir kurs."

(Naomi Klein, No Logo'nun Yazarı)

İstanbul, 2015

İ. Uygar Eskiciyan

METROPOL NİNNİSİ

Alakarga

İsahag Uygar Eskiciyan, ilk kitabı Pause Anıtı ile okurlarımızın büyük ilgisini çekmişti. Yeni öykü kitabı Metropol Ninnisi, 2015 Selçuk Baran Öykü Ödülü ile onurlandırılan Eskiciyan, kaldığı yerden devam ediyor: Yaşamın her alanı, öykücü için, deyim yerindeyse "hedeftir". Gizli köşelerde işlenen masum suçlar, ev içlerinde yaşanan ailevi "şirinlikler", devlet eliyle sürdürülen katlanılmaz banallik, Eskiciyan'ın bir öykücü, ama en çok da can yakıcı bir mizahçı gözüyle "ele aldığı" manzaralardır.

Edebiyatımızın uslu çocuklarından biri değil Eskiciyan, iğnesiyle de, çuvaldızıyla da aramızda gezinen bir hiciv elemanı, bir öykü anarşisti. Zevkle okuyacaksınız.

İstanbul, 2015

Mahmut Esat Bozkurt

TOPLU ESERLER- 4

Kaynak Yayınları

Kemalizmin en önemli teorisyenlerinden olan Mahmut Esat Bozkurt'un çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan yazıları, konferansları ve Meclis konuşmaları Toplu Eserler başlığıyla bir araya getirildi. Doç. Dr. Şaduman Halıcı tarafından yayına hazırlanan ve iki cildi yayımlanan Toplu Eserler dört cilt olarak tasarlandı.

I. cilt "Öğrencilik Dönemi (1908-1916)" ile "Yeni Türkiye Devleti'nin Kurtuluş ve Kuruluş Dönemi (1920-1924)" olarak iki bölümden oluşmaktadır.

II. cilt bakanlık yaptığı yıllara aittir; "İktisat Vekilliği Dönemi (1922-1923)" ve "Adliye Vekilliği Dönemi (1924-1930)" olarak iki bölüm halinde tasarlanmıştır.

III. cilt "Adliye Vekilliğinden Ayrılmasından Ölümüne Kadar (1930-1943)" geçen dönemi içermektedir.

IV. ve son ciltte ise "Kemalist İdeolojinin Sistemleştirilmesi"yle ilgili düşünce ürünlerine yer verilmektedir.

Engin bir kültür, yalın bir Türkçe ve şiirsel bir anlatımla Türk ulusunun kurtuluş savaşımının ve devrim felsefesinin işlendiği bu çalışma günümüze olduğu kadar geleceğe de ışık tutacak.

İstanbul, 2015

Stefan Zweig

RİLKE’YE VEDA

Edebi Şeyler

Stefan Zweig'ın Rainer Maria Rilke'ye vedası... Elinizdeki kitap Zweig'ın Rilke'nin ölümünden yaklaşık iki ay sonra ve 10. ölüm yıldönümünde yaptığı iki konuşmadan oluşuyor. Türk okurunun en sevdiği Batılı şairlerden Rilke, yine en sevdiğimiz yazarlardan Zweig'ın kaleminden.

"Bazen bir halk, bir şair öldüğünde şiirin de sanki onunla birlikte öldüğünü düşünür. Belki İngiltere de benzer bir durumu yaşamıştır tek bir on yıl içinde Byron, Shelley ve Keats gittiğinde. Bunun gibi trajik zamanlarda son giden şair aynı zamanda kuşağının şair sembolü olur ve görüp göreceğimiz sonuncusu olduğunu düşünerek titreriz. Bugün biz Almanya'da şair dediğimiz zaman hâlâ onu [Rilke'yi] düşünmekteyiz ve bu arada onun sevgili görünümünü onunla karşılaştığımız her yanda bakışlarımızla aramaktayız, bu görüntü çoktan zamanımızdan ayrılarak zamansız olana geçti ve ölümsüzlüğün mermerden ormanında heykel oldu." (Stefan Zweig)

İstanbul, 2015

Murat Dağıtmaç

SOSYAL MEDYA BİZİ NEDEN KULLANIR?

Okur Akademi

Türkiye genelinde sosyal medya kullanıclarının demografik yapısını incelemek, hangi sosyal medya mecrasını ne için kullandığını anlatmak ve sosyal hayattaki davranışlarıyla sosyal medya davranışlarını karşılaştırmak bu kitabın genel amacını oluşturmaktadır. Türkiye'de bir çok kişiye "Sosyal Medya güvenilir bir mecra mıdır?" diye sorulsa bir çok kişi "Hayır" diyecektir. İnsanlar kendisini güvende hissetmediği bir mecrada neden bulunur? Ticari kurumlar, STK'lar, Eğitim Kurumları ve en önemlisi bireyler, sosyal medyayı doğru kullanıyor mu? Yoksa, sosyal medya mı insanları kullanıyor?

İstanbul, 2015

EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ

Derleyen: Necip Azakoğlu

1930'LARDA ANKARA

(Avusturya Büyükelçisi’nin Gözüyle)

Tarihçi Kitabevi

Norbert Von Bischoff;  1930-1932 yılları arasında Türkiye’de Avusturya Büyükelçiliği müsteşarı, 1933 yılında Avusturya Büyükelçisi olarak bulundu. Türkiye’de geçirdiği bu üç yılı hayatının en değerli yılları olarak kabul eden Bischoff, bu üç yıl boyunca Türkiye’deki oluşumu dikkatle izledi. Türkiye’deki sorunlar ve olaylar hakkında kısmen bilgi sahibi olan ve bu nedenle yaşanan tüm gelişimin büyüklüğünden, anlamından ve gerekliliğinden haberdar olmayanları aydınlatmak üzere gözlemlerini, tespitlerini bir araya getirdi.Tarihçi Kitabevi Genel Yayın Yönetmeni Necip Azakoğlu, Bischoff’un değerli gözlemlerinden ve dönemi inceleyen diğer kaynaklardan faydalanarak bu kitabı derledi. "1930'larda Ankara: Avusturya Büyükelçisi'nin Gözüyle-Norbert Von Bischoff" Tarihçi Kitabevi etiketiyle raflarda...

"... insan faktörü konusu da farklı değildi. İmparatorluk döneminde ülkedeki tüm ekonomik faaliyetleri yabancılara ve Hıristiyan azınlıklara bırakan, bu konuda ne deneyime, ne de geleneğe sahip olan Türkler, şimdi ülkeden uzaklaştırılan Ermenilerin ve Rumların yardımı olmadan, politik nedenlerle bu işlerden uzak tutulan, kendileri de uzak kalmak isteyen yabancılardan da yardım görmeden, çok kısa bir süre içinde her işin üstesinden gelmek zorundaydılar.Türk devriminin büyüklüğünü anlayabilmek için, geleceğe yönelik bir perspektif içinde Türkiye'ye bakmak gerekir.

“Ancak o zaman Türk devriminin dünya tarihi içindeki eşsizliği idrak edilebilir; gerek etkinliği, gerekse amacı itibariyle şimdiye kadar yaşanmış ulusal kurtuluş hareketlerinden çok farklı olduğu görülebilir. Ve ancak o zaman Türkiye'nin yeniden yapılandırılmasını tasarlayan ve gerçekleştiren rejimin eylemleri ile yöntemleri hakkında hüküm verilebilir..." (Arka Kapak)

 Aralık 2015,

Gilles Deleuze-Felix Guattari

KAFKA- MİNÖR BİR EDEBİYAT İÇİN

Dedalus

Yirminci yüzyılın ikinci yarısında kendilerine özgü fikirleriyle öne çıkan iki filozof: GillesDeleuze ve Félix Guattari. Çek asıllı büyük yazar: Franz Kafka. Felsefe tarihinde önde gelen bu iki ismin, edebiyat tarihine mektupları, öyküleri ve romanlarıyla damgasını vuran bu yazar ve onun ortaya koyduğu minör edebiyatı hakkında kaleme aldıkları eser: "Kafka: Minör Bir Edebiyat İçin".

Çek asıllı bir Yahudi bir yazar olan Kafka, kendi yersizyurtsuzlaşması içinde yazmaya çabalar. Fakat kullandığı dil, Çekçe veya Yidiş dili değildir; majör bir dil olan Almancadır. Deleuze ve Guattari'nin de dediği gibi, ama "Yazmamak olanaksızdır, çünkü ulusal bilinç, ister belirsiz olsun ister baskı altında, zorunlu olarak edebiyattan geçer." O yüzden Kafka, bu yabancı dil içerisinde kendi yersizyurtsuzlaştırıcıdilini oluşturarak yaratır eserlerini, kendi yazı makinesini kullanır. Minör bir edebiyat üzerinden, kendini dilsel, politik ve kolektif olarak tanımlandırır. Bütün metaforları, simgeciliği ve adlandırmayı öldürür. Gerçek veya mecazi anlam diye bir şey kalmaz, sadece sözcükler üzerinde hâllerin dağılışı ortaya çıkar.

On beş yıl sonra yeniden yayımlanan "Kafka: Minör Bir Edebiyat İçin" bu kez Dedalus Kitap'tan,revize edilmiş çevirisiyle yeniden ilgililerine kavuşuyor.

İstanbul, 2015

Metin Ağaçgözgü-Hasan Çelikkol

ADALET SAVAŞÇISI

(Nebi Barlas Kitabı)

Gökkuşağı Kitabevi

12 Eylül 1980 Askeri Cunta Dönemi'nde 807'si idam istemli 2480 sanığı savunan Avukat Nebi Barlas'ın hayat öyküsü.

1963 yılında Talat Aydemir ve Fethi Gürcan tarafından yapılan askeri darbe girişiminden sonra tasfiye edilen Harbiyelilerden biri olan Nebi Barlas, haksız yere verilen bir kararla 3,5 yıl cezaevinde kaldıktan sonra, hukuk fakültesini bitirir ve adalet mücadelesini avukat olarak sürdürür. 12 Mart 1971 Darbesi'nden sonra Kurmay Yarbay Talat Turhan'ın savunmasını üstlenen Av. Nebi Barlas, 12 Eylül 1980 Darbesi'nden sonra da, uğradığı bütün baskılara karşın, binlerce solcu genci sıkıyönetim mahkemelerindeki hukuksuzluklara karşı savunan avukatların en önünde yer alır.

Metin Ağaçgözgü ve Hasan Çelikkol tarafından yapılan söyleşide Nebi Barlas, adalet mücadelesine adanmış hayatını anlatıyor.

Askeri okulda yetişen vatansever bir genç, Atatürkçü bir subay adayı, darbeci olduğu iddiasıyla mahkum, 12 Eylül Cuntası'nın zulmüne ve hukuksuzluğuna karşı, devrimci gençleri savunan yiğit avukat…

Soluk soluğa okunacak bir hayat öyküsü…

İstanbul, 2015

 

HAFTANIN KİTABI

Sabiha Sertel

ROMAN GİBİ

Can Yayınları

Roman Gibi, hayatı bu adı fazlasıyla hak eden bir kadının, Sabiha Sertel'in hayatını anlatıyor. 1895'te Selanik'te başlayan yolculuğu 1968'de Sovyetler Birliği'nde, Bakü'de son bulan Sabiha Sertel, Türkiye basın ve yayın dünyasının en güçlü ve dirençli isimlerinin başında geliyor.

"Cins bilinci"nin yanında "sınıf bilinci"ne de sahip olan Sabiha Sertel, bu "son" kitabında, Türkiye'de bir kadın olarak gazetecilik yapmaya çalışmanın, ifade özgürlüğünü savunmanın, günümüzde de örneklerine hâlâ ne yazık ki rastladığımız gibi ne denli zor ve çetin olduğunu gösteriyor. 4 Aralık 1945'te gerçekleşen Tan Matbaası Baskını'nın ardından yurtdışına gitmek zorunda kalan Sabiha Sertel, İkinci Dünya Savaşı döneminde faşizme ve Nazizme karşı yürüttüğü amansız mücadelesi ve eğilmez kalemiyle Türkiye basın tarihinin en önemli isimleri arasındadır.

"Bu satırları yazarken 32 sene memleketime hizmet için yaptığım çalışmaları hatırlıyor, ödevini yapmış bir insanın rahatlığını duyuyorum. Bugün aynı davalar uğrunda savaşan kardeşlerime büyük başarılar dileyerek roman gibi olan bu hatıraları bitiriyorum."

Sabiha Sertel Kimdir?

Sabiha Sertel, 1895 yılında Selanik’te doğdu. Orta öğrenimini Selanik Terakki İnas İdaresi’nde ve bir Fransız okulunda tamamladı. Selanik’in Yunanlıların eline geçmesinden sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşti (1912). 1915 yılında gazeteci Zekeriya Sertel’le evlendi.

Yazı hayatına eşiyle birlikte çıkardıkları haftalık Büyük Mecmua (1919) dergisiyle başladı. Derginin ilk sayısından itibaren kadın sorununa değindi. Türk feminizmi'nin öncüleri arasında yer aldı. Aynı yıl eşiyle birlikte ABD’ye gitti. Burada sosyoloji okudu. Kadın sorunu üzerinde daha ayrıntılı düşünmeye başladı. Yurda döndüğünde eşiyle birlikte Resimli Ay dergisini çıkardı (1924-1931). Dergide yazdığı makalelerde sosyal ve politik düzeni eleştiren yazılar yazdı. Bu arada eşi Zekeriya Sertel ve F.Sabri Duran’la Çocuk Ansiklopedisi’ni (1927-1928, 4 cilt) hazırladı. Cumhuriyet gazetesinin çıkardığı Hayat Ansiklopedisi’nde çalıştı (1932).

Serteller’in ismiyle özdeşleşen Tan gazetesi (1936) özellikle İkinci Dünya Savaşı yıllarında geniş yankı uyandırdı. 1945’te Tan gazetesi iktidarın bir kışkırtması sonucu milliyetçi-gerici bir kalabalık tarafından basılıp yakıldı. Bu olaydan ve sonraki davalardan oldukça yıpranan çift, 1950’de yurtdışına çıktı. Paris, Budapeşte, Moskova ve Bakü’de yaşadı. Türkiye Komünist Partisi’nin çalışmalarına katıldı. Budapeşte Radyosu’nun Türkçe yayınlar servisinde çalıştı. 2 Eylül 1968 tarihinde Bakü’de öldü.

Yldız Sertel, Sertel Ailesi’ni ve Nazım Hikmet’le olan ilişkilerini şöyle anlatıyor:

"Annem Sabiha Sertel, babam Zekeriya Sertel ve ben ömrümüzün önemli ve uzun yıllarını Nazım Hikmet'le geçirdik. (...) Nazım Hikmet hakkında pek çok orijinal, bilinmeyen bilgiler verdiğimizi, onu gençliğinden ölümüne kadar, bütün yönleriyle ele alıp tam bir portresini çizdiğimizi sanıyorum."

SABİHA SERTEL’İN ESERLERİ:

1. Tevfik Fikret-Mehmet Akif Kavgası (1940)

2.Tevfik Fikret İdeolojisi ve Felsefesi (1946)

3.Roman Gibi / Demokrasi Mücadelesinde Bir Kadın (Can Yayınları) 

4. Sertel'lerin Anılarında Nazım Hikmet ve Babıali, Adam Yayınları / Anı Dizisi (İstanbul 1993)

5. Resimli Ay, Broy Yayınları / Deneme-İnceleme-Eleştiri Dizisi

 

ABC ÇOK SATAN KİTAPLAR LİSTESİ

 

EDEBİYATEDEBİYAT DIŞI

1. Elveda Güzel Vatanım

Ahmet Ümit, Everest Yayınları

1. Memleketi Ben Kurtaracağım

Gülse Birsel, Doğan Kitap

2. Kürk Mantolu Madonna

 Sabahattin Ali, Yapı Kredi Yayınları

2. Kadın

Yılmaz Özdil, Kırmızıkedi

3. Yeşil Deniz Kabuğu

Sarah Jio, Pena Yayınları

3. Hayvanlardan Tanrılara Sapiens

Yuval Noah Harari, Kolektif kitap

4. Küçük Prens

Antonie Saint- Exupery, Can Yayınları

4. Suriye

Fehim Taştekin, İletişim Yayıncılık

5. 1984

George Orwell, Can Yayınları

5. Enver

Murat Bardakçı, İş Bankası Kültür Yayınları

6. Mücella

Nazan Bekiroğlu, Timaş Yayınları

6. Oyuncu Anne

Şermin Çarkacı, Elma Yayınevi

7. M Treni

Patti Smith, Domingo Yayınları

7. Başarıya Götüren Aile

Doğan Cüceloğlu, Remzi Kitabevi

8. İçimizdeki Deniz

Sabahattin Ali, Yapı Kredi Yayınları

8. Günübirlik Hayatlar

Irvin D. Yolam, Pegasus

9. Sen Benim Hayatımsın

Ferzan Özpetek, Can Yayınları

9. Resimli Edebiyat Takvimi 2016

Kolektifi İletişim

10. Tutsak Güneş

Ayşe Kulin, Everest Yayınları

10. Türklerin Tarihi

İlber Ortaylı, Timaş Yayınları

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)