• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 7 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 12 °C
  • Antalya 10 °C

'Hakimiyet' hangi milletindir?

Ali Haydar NERGİS

AKP Genel Merkezi’ne Atatürk posterinden sonra, Erdoğan’ın talmatıyla, bilbordlara ve kamu binalarına ‘’Hakimiyet Milletindir’’ yazısı asılmış...

Doğrusu, benim kafam karıştı; hangi "millet" bu?

Bizim anladığımız anlamda, ülke bütünlüğünü oluşturan "millet" mi?

Yoksa, Gezi’de, ‘’Evde zor tutuyorum’’ dediği ’’millet’’ mi?

FETÖ’cü 15 Temmuz darbe girişiminde sonra, ‘millet’ kavramına da yeni anlamlar yüklenmeye çalışılıyor.

Twitter’den ‘sokağa çıkın!’ mesajını alır almaz, eline ne geçirdiyse kapıp sokağa fırlayan, Mehmetçiğini yere yatırıp palaskayla döven bir ‘’millet’’ figürü var karşımızda artık…

Doğu Perinçek, askeri kışlaların önündeki barikatların, çöp kamyonlarının kaldırılmasını istemiş.

Demek ki, çöp kamyonlarını orada tutanlar için ‘darbe’ tehlikesi kalıcı...

Demek ki, askeri kışlaların önüne çöp kamyonu yerleştirmekle yetinmeyecek, sırası geldikçe o kışlaları da, askeri okulları da kapatacaklarmış..

AKP’nin ‘’milli görüş’’ kökenli Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanlarından Şeref Malkoç, darbe girişiminden birkaç gün sonra, ‘’Darbelere karşı, vatandaşın meşru müdafaa hakkını savunması için ruhsatlı silah alımındaki zorlukların ortadan kaldırılmasından’’ söz etti.

Demek ki, işi oralara kadar götürmek var zihin haritalarında..

‘’Millet’’, el altından silahlandırılarak darbelere karşı hazır güç olarak tutulacak.... 

Anlaşılıyor ki, kendi emirlerindeki  polise de, askere  güvenilmiyor.

Erdoğan’ın, FETÖ'cü darbe girişiminden sonra, Kemalist askerlerle yakınlaşması, Atatürk posteri ve ’’hakimiyet’’ yazılarının asılması sanal görüntülerdir.

Siyasete, ‘’Camilerimiz kışla, minarelerimiz süngü!’’ diyerek başlayan Erdoğan'ın fıtratında ’’kışlayla barışık kalmak’’ diye bir şey yoktur.

Kendisine bağlı yeni bir askeri kadrolaşma yaratması kısa erimde çok zordur.

Erdoğan’ın kafasındaki, belki de zaman içinde ‘’millet’’ eksenli yeni bir sivil milis gücü örgütlemektir.

Şeref Malkoç’un açıklaması bu niyetin dışa vurumu olabilir.

‘’Dindar ve kindar nesil’’ söylemleriyle , 14 yıllık militanlaştırmalarla, ''Osmanlı ocaklarıyla’’ varılmak istenen yer belki de burasıdır.

Ve yurt içinde henüz nereye evrileceği bilinmeyen vurucu bir IŞİD gücü var...

Bakmayın, IŞİD’le mücadele edilyor söylemlerine. Önemli illerimizdeki, hücreleri, örgütlü kadroları ve silahlı güçleriyle hazır bekliyorlar. Neyi bekliyorlar, kimi bekliyorlar, henüz  bilinmiyor.

Ya da, elimizde tahminlerin ötesinde somut veri olmadığından, biz öyle diyelim..

Anadolu’nun en hassas bölgelerinde IŞİD kampları kurulması ne anlama geliyor?

Yeni bir ‘darbe’ olasılığında,yeni ‘’millet’’ güçleriyle birlikte bu IŞİD gücü de harekete geçer mi, bilinmiyor.

‘’Dereyi geçerken at değiştirilmez’’ diyen Erdoğan, ‘dereyi' geçtikten ve istediği güce eriştikten sonra, bugün uzlaşmış göründüğü Kemalistler’i de bir çırpıda silip atacaktır.

Çünkü, Erdoğan’ın siyasette  uyguladığı, ’’kullan, eskit, at!’’ yöntemidir..

Bundan farklı düşünmek Erdoğan’ın ‘’fıtratında" yoktur .

Kemalistlerle uzlaşmasını sürdüreceğini beklemek, ‘’köylü ile yılanın barışmasını’’ ummak anlamına gelir…

Gelelim bizim saftirik yeni ‘’Yetmez ama evetçilere…’’

14 yıllık AKP iktidarından hiçbir şey öğrenememişler..

Erdoğan’ın bugüne dek uygulayageldiği zihin haritasını okuyamayan; AKP Genel Merkezine Atatürk posteri asılmasndan ve bildborlara ‘’Hakimiyet Milletindir’’ sloganın yazılmasından umutlanmak bu yeni bir  ‘’yetmez ama evet!’’ sendromudur ve sonu hüsrandır…

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.