• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 10 °C
  • Adana 20 °C
  • Antalya 17 °C

Halil İnalcık Hoca: Osmanlı Alimi değil, Cumhuriyet Bilgini

Halil İnalcık Hoca: Osmanlı Alimi değil, Cumhuriyet Bilgini
Benim tanıdığım Halil İnalcık bir “Osmanlı alimi” değil, bir “Osmanlı uzmanı”ydı ve cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlıydı. Kuşkusuz, Osmanlı tarihini yadsımıyordu; fakat en parlak dönemler bile onun eleştiri oklarından kurtulamıyordu.

Taner Timur*

Geçen yıl bugünlerde kaybetmiştik; 25 Temmuz 2016’da aramızdan ayrılmıştı. Oysa bu ilk ölüm yıldönümünde onu anarken karşılaştığım garip bir haber beni yıllar öncesine götürdü: Murat Bardakçı’nın yazdığına göre, “Cumhurbaşkanı’nın talimatıyla” İnalcık’a “geleneksel ‘ulema kabri’ yapılmış” ve önümüzdeki salı günü de, Prof. İnalcık için Fatih Camii’nde mevlid okunacakmış. Hoca’nın mermer mezar taşına da ünlü bir hattatımız tarafından yazılan yazı nakşedilmiş. Koyu bir Osmanlıca ile yazılan ve bugünkü dile çevirisi ile verilen Kitâbe’den şu satırlar dikkatimi çekti: “Halil İnalcık, şimdi mutlaka Fatih Sultan Mehmed’in yanında, onun bağrındadır; İstanbul’un fethini bizzat ondan dinliyordur ama bizler burada üzgün ve boynu bükük haldeyiz”.
***
Tam yılını hatırlamıyorum ama Halil Hoca’yı 1960’larda tanıdım. Mülkiye’de Anayasa asistanıydım ve o da Fakülte’mizde Devrim Tarihi dersini veriyordu. Asıl görevi DTCF’de olduğu için bizde odası yoktu; derse gelişlerinde onu ben ağırlıyordum. Dersten sonra bir kahve içip sohbet ediyorduk. Henüz Türkiye’de bile çok tanınmıyordu; ben de tarihçi değildim, ama ondan çok şeyler öğreneceğimi hemen anlamıştım. Sonra kürsü değiştirdim; yeni ders programında temel dersler arasına konulan bu dersi anlatmak bana düştü. Derslerimde de onun çoğaltılmış ders notlarından çok yararlanıyordum. Asıl alanı Devrim tarihi değildi, ama Halil Hoca o konuya da hakkıyla hâkimdi. Daha sonra da “Atatürk Inkılabı ve Hilafet” başlıklı çok değerli bir makalesi yayınlandı (Belleten, 1982, sayı: 182). Özellikle bugünlerde anılmaya değer. 
***
Benim tanıdığım Halil İnalcık bir “Osmanlı alimi” değil, bir “Osmanlı uzmanı”ydı ve cumhuriyet değerlerine sıkı sıkıya bağlıydı. Kuşkusuz “redd-i miras” yapmıyor, Osmanlı tarihini yadsımıyordu; fakat en parlak dönemler bile onun eleştiri oklarından kurtulamıyordu. Örneğin Fatih Sultan Mehmed’in bir “Rönesans Hükümdarı” olduğu konusundaki efsaneyi çürütenlerden biri de o olmuştu. Fatih devrinde Gazali’den kaynaklanan “felsefe dine aykırı mı?” tartışması yeniden canlanmış, İbn Rüşd’e karşı felsefeyi dışlayan alim Hocazade medreselere damgasını vurmuştu. Temel eserinde bunu anlattıktan sonra, İnalcık şunu söylüyordu: “Böylece İbn Rüşd İtalya’da incelenir ve Rönesans düşüncesinde önemli bir unsur olurken, Osmanlı medreselerine mutlak bir skolastik yerleşti” (The Ottoman Empire, Londra, 1973, s. 177). Ne zaman? Fatih Sultan Mehmed zamanında! İnalcık sonra da bu zihniyetin Osmanlı medreselerinde 19. yüzyılda bile egemen olduğunu yazıyordu.
***
Kuşkusuz Halil Hoca Osmanlı tarihine sevgiyle yaklaşıyordu. Kimi seyyah ve oryantalistlerin ön-yargılarından uzaktı ve klasik dönemi klasik yöntemlerle inceliyordu. Sosyal düzen ve sınıf hegemonyası konuları üstünde özel olarak durduğu konular değildi; fakat araştırmalarıyla sosyal tarihçilere de çok değerli bilgiler sağladı. Osmanlı tarihinde gurur duyduğu ögeler elbette vardı; fakat onlar bugün ona mezar taşı yazan “ulema”nın düşündüklerinden çok farklıydı. Son konuşmalarında da bunu birkaç kez hissettirmişti. Keşke daha açık olsaydı; keşke “benim yerim Osmanlı ulemasının yanında değil, Cumhuriyet bilginlerinin yanında olmalı” deseydi. Fakat nereden bilecekti ki?

*Yazı, Taner Timur’un Facebook hesabından alınmıştır.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • TEOG bahane oyun şahane! (1)28 Eylül 2017 Perşembe 13:36
  • Orhan Kemal (4)28 Eylül 2017 Perşembe 10:03
  • Irak Kürdistanı: Halkın iradesi mi? Aşiret sultası mı?27 Eylül 2017 Çarşamba 22:01
  • Orhan Kemal (3)27 Eylül 2017 Çarşamba 00:01
  • Orhan Kemal (2)26 Eylül 2017 Salı 07:07
  • Akrep sahibine döndü: AKP kendi cihatçısıyla savaşacak!25 Eylül 2017 Pazartesi 11:47
  • Orhan Kemal (1)25 Eylül 2017 Pazartesi 11:26
  • Kalkıp göç eyleyeli 32 yıl oldu ama... Ruhi Su’nun sesi bugüne nasıl ulaştı?20 Eylül 2017 Çarşamba 17:00
  • Tarık Akan'a gecikmiş bir veda yazısı16 Eylül 2017 Cumartesi 13:39
  • Hudutların Kanunu / Lütfi Akad Yılmaz Güney'i ve Sinamasını anlatıyor-416 Eylül 2017 Cumartesi 13:32
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)