• BIST 106.239
  • Altın 161,321
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C
  • İzmir 16 °C
  • Adana 24 °C
  • Antalya 18 °C

Halkçı Hukukçular: Murat Aslan serbest bırakılsın

Halkçı Hukukçular: Murat Aslan serbest bırakılsın
OHAL KHK'sı ile kapatılan YARSAV'ın eski başkanı Murat Aslan'ın gözaltına alınmasına Halkçı Hukukçular'dan tepki geldi.

OHAL KHK'sı ile kapatılan YARSAV'ın eski başkanı Murat Aslan'ın gözaltına alınmasına Halkçı Hukukçular'dan tepki geldi. 

Halkçı Hukukçular'ın açıklaması şu şekilde; 
KHK ile kapatılan YARSAV eski başkanı Murat Aslan bugün sabah saatlerinde evinden gözaltına alındı.
Türkiye siyasal tarihinin ve hukuk tarihinin en karanlık süreçlerinden geçiyoruz. AKP’nin OHAL rejimi, Cumhuriyet hukukunu ve Cumhuriyet kurumlarını mülga ediyor100 bin insan işinden, memuriyetinden oldu, 50 bin kadar da gözaltı olduğu söyleniyor. AKP kendisi destekleyip büyüttüğü ve kendisinden hiçbir farkı olmayan “FETÖ”yü, kendi uygulamaya koyduğu Faşizme öylesine bahane yaptı ki, “demokrat” kesimler dahi AKP’yi pür-i pak hukuksal güç kefesine yerleştirip, bir bütün olarak dönüştürdüğü Ortaçağcı rejimin yükseldiğini ve altta kalanın Cumhuriyet kurum ve kavramları, bütün olarak insan hakları külliyatı olduğunu görmüyor, göremiyor ya da söyleyemiyor. Bizatihi devletin yasallaştırdığı ve desteklediği okullar, bankalar, dershaneler bir anda suç unsuru haline geliyor, yasa dışılık atfı yasal alanların üzerinden izafe ediliyor ve bu “kanunsuz suç” hali, en küçük şüpheyi örgüte bağlayan vicdandan yoksun AKP isnadçılığıyla sarmallanıp 150 bin kişiye düşman ceza hukuku uygulanıyor. Savcı, sorgu hakimi, kolluk AKP’nin ve büyük reisin emri altında. Bu emrin yazılı bir tebliğden geçmesine gerek yok, emir, iktidarın ideolojik aygıtları ve baskı aygıtlarına içkin. “Yargılama makamları” bu emri içsel olarak okuyor, kuruyor. Yüzlerce hikaye var, özellikle hakim savcı tutuklamalarında “hakkımda hangi delil var” sorusu soran hakime-savcıya “kusuru bakmayın, buraya gönderildiyseniz tutuklamak zorundayım” cevabını verip tutuklayan hakimlere dair. Sorgu hakimi bulunmayan ilçelerde Asliye Hukuk hakimlerinin nöbetçi olarak çıkıp tutuklama yaptığını da dehşetle öğreniyoruz.
42 bin kamu çalışanını sorgusuz sualsiz ihraç eden 672 sayılı KHK’da, OHAL’in hedef halkasını yerleşik devlet refleksiyle genişleten AKP, “FETÖ” kanlı kapışmasının yeni dinsel Faşist diktatörlük kurma sürecinde gerekli tasfiyelere sıçrama tahtası yapıldığını “pozitif hukuk” yoluyla hiç uzatmadan söylüyordu aslında: “Milli güvenlik aleyhine olan yapılarla bağlantılı olan” herkes… Bu yafta, AKP’ye muhalif olan herkese kolayca yapıştırılabilir ve düşman ceza hukuku kapsamına herkes sokulabilir demektir.
Hasılı ortada kalan hukuk değil, Kemal Gözler hocanın deyişiyle “Haydut Çetesi Kuralları”dır (Kemal Gözler, Hukuka Giriş, Ekin Kitabevi). Oysa Bellavista, savunma mesleğinin doğasının devletin cezalandırma yetkisiyle karşı karşıya olduğunu söyler. Dolayısıyla Toplumsal Savunma, daha başta bu yetkiye ve yetkinin öncel süreci olan isnad algısına şüpheyle bakmalıdır. Bizler, Devrimci Avukatlar, daha baştan AKP tahakkümündeki yargı iktidarının suç isnadına, bu isnadın ideolojisine, “delil ikame etme” yöntemine, ceberrut ifade ve sorgu psikolojik pratiğine dair yüzlerce emsal gördüğümüzden; bu soruşturmanın “isnad”ını da İNANMIYORUZ! İnanmamız için, “ne istedilerse verdik” diyenlere kadar uzanan bağımsız bir adli soruşturma, bağımsız bir adli kolluk, iki dereceli yargılama, ve tüm toplumsal hak ve yetkileri korunmuş Toplumsal Savunma olmalı. Adil Muhakeme Hakkı tahayyülünü pratikte yaşamalıyız, suçlamanın hukuksallığına inanmak için… AKP yargısında ise bu na-mümkündür.
Ergenekon, Balyoz vb. hukuk maskeli operasyonlara da aynı sebeple inanmamıştık! Şimdi de, “FETÖ” ile sınırlı bir operasyon olmadığını, halkanın çok daha geniş tutulduğunu, yine muktedirlerin ideoloji, yöntem ve söylemlerinden açıkça görüyoruz. Sürecin mağdurlarının anlatımlarıyla teyit ediyoruz.

Tıpkı böyle, gerek “FETÖ”nün, gerekse AKP’nin tüm hukuk dışı baskılarına, yargının bu güçlerce birlikte ele geçirilmesine, yargının bir adalet dağıtıcı mekanizma değil, muhaliflere ve emekçilere bir tahakküm aracı olarak kullanılmasına karşı onlarca çalışma ve eylem ortaya koymuş, kapatılan YARSAV’ın başkanı Murat ARSLAN’a yapılan “Fetöcü” isnadına da inanmıyoruz! Bu bir “suç şüphesi” soruşturması değil, bir çatlak ses ayıklama operasyonudur!
Bu hukuk dışı siyasal gözaltı işlemi derhal son bulmalı, Murat ARSLAN derhal serbest bırakılmalıdır. Hukukun zerresi kaldıysa, hukuk uygulayıcıları sözlerimize kulak vermelidir. 19.10.2016
MURAT ARSLAN’A ÖZGÜRLÜK..!
HALKÇI HUKUKÇULAR


      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)