• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 24 °C
  • İzmir 28 °C
  • Adana 27 °C
  • Antalya 28 °C

Haluk Şahin'den unutulmuş bir suikastın anatomisi

Haluk Şahin'den unutulmuş bir suikastın anatomisi
Haluk Şahin, yeni kitabında Türk diplomatlarına yönelik ilk suikastın arkasındaki şaşırtıcı gerçekleri anlatıyor.

27 Ocak 1973 tarihinde ABD’nin Kaliforniya eyaletinde Santa Barbara kentinde Mehmet Baydar ve Bahadır Demir adlı iki Türk diplomatı Gürgen Yanıkyan adında yaşlı bir Ermeni tarafından tuzağa düşürülerek öldürüldü.

Olay büyük bir şaşkınlık yarattı, çünkü daha önce böyle bir şey olmamıştı. Bunun, Türk diplomatlarına ve temsilcilerine karşı büyük bir terör dalgasının ilk salvosu olduğunu kimse düşünmedi. 

Olay bir “çılgınlık” olarak kapatılmak istendi. Ancak ardından gelen ve 15 yıl süren  terör kampanyasının korkunç bilançosu, Amerika’nın en güzel sayfiye yerinde işlenen bu cinayeti 20. Yüzyıl’ın en önemli suikastlarından biri olarak tarihe geçirdi.

***

 Aslında ne olmuştu? 

77 yaşında yaşlı bir adam biri 30 yaşında olan iki genç diplomatı niçin öldürmüştü?

Onlara ölüm tuzağını nasıl hazırlamıştı?  Mahkemede kendisini nasıl savunmuştu?  En büyük destekçileri kimlerdi? 

Suikasttan birkaç hafta önce niçin Erivan, Beyrut ve İstanbul’a uğramıştı? Gerçek amacı neydi? 

Bu soruların pek çoğu cevapsız kaldı. Tarihe damgasını basan bu olay zamanla unutuldu.

img_3792.jpg

***

Öldürülen iki diplomattan Bahadır Demir’in arkadaşı olan Haluk Şahin yakın tarihlerde gizliliği kaldırılan  FBI raporlarından, uzun süre erişilemeyen mahkeme tutanaklarından ve tarihçilerin yeni bulgularından yola çıkarak kafalardaki soruları bu kitapta cevaplandırdı. 

1973’teki suikasttan hemen sonra Amerikan Federal polisi FBI, Soğuk Savaş’ın duyarlıkları ile, 60 ajanı görevlendirmiş, katil Yanıkyan ile ilgili her türlü bilginin toplanmasını istemişti. Bu çaba çerçevesinde her taşın altına bakılmış ve ortaya yaklaşık 1000 sayfalık bir bilgi birikimi çıkmıştı. Ancak, saklı kalan bu birikime, ancak son zamanlarda, Amerikan bilgi edinme yasasından yararlanılarak erişilebildi. O raporlardan ortaya çıkan Yanıkyan portresi çok şaşırtıcıydı ve bazılarınca “aziz”leştirilmiş olan “büyük insan” Yanıkyan portresine hiç benzemiyordu.

Yanıkyan’ın kendisiyle ilgili olarak verdiğ bilgilerin çoğunun yalan olduğu anlaşılıyordu. Ne oluyordu? Talat Paşa’nın katili Soğomon Tehliryan’dan sonra yeni bir sahtekarlık mı söz konusuydu? 

img_3845.jpgSanta Barbara’yı çok iyi tanıyan Haluk Şahin, gizliliği kalkmış FBI raporlarını, mahkeme tutanaklarını ve diğer bulguları tıtizlikle inceledi. Arkadaşı Bahadır’ın İstanbul’un Bebek semtinden Ankara’da Mülkiye’ye uzanan öyküsünü izledi, onu ve Mehmet Baydar’ı tanıyanlarla görüştü. İlk suikastın iki kurbanının bir "istatistik” olarak değil, “insan” olarak hatırlanması için çaba gösterdi. Ortaya bir dedektif romanı gibi okunan akıcı bir öykü çıktı. 

Gürgen Yanıkyan cinayet günü beyaz bir bere giymişti. Haluk Şahin bu kitap üzerinde çalışırken, uzun yıllar sonra bir başka beyaz bereli tarafından, ama aynı nefret sisinin içinden çıkarak öldürdüğü arkadaşı Hrant Dink’i hiç aklından çıkarmadı. Bu kitabı “ortak acı” anlayışı ve tüm yalanlara karşı çıkmanın bir gazetecilik görevi olduğu bilinciyle yazdı.  

Tarihimizin az bilinen bir olgusunu iyi anlayabilmek için bu kitabın Türkiye’de ve yurtdışında mümkün olduğunca çok kişi tarafından okunması gerekiyor.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)