• BIST 106.239
  • Altın 160,342
  • Dolar 3,8713
  • Euro 4,5671
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C
  • İzmir 12 °C
  • Adana 14 °C
  • Antalya 12 °C

Harvey Weinstein, Kevin Spacey, Brett Ratner, Dustin Hoffman… Hollywood’da neler oluyor?

Harvey Weinstein, Kevin Spacey, Brett Ratner, Dustin Hoffman…  Hollywood’da neler oluyor?
Herşey iki oyuncunun dünyanın en güçlü film yapım şirketlerinden Miramax’ın kurucusu Harvey Weinstein’ı tacizle suçlaması ile başladı.

Ali Rıza Özkan

Herşey iki oyuncunun dünyanın en güçlü film yapım şirketlerinden Miramax’ın kurucusu Harvey Weinstein’ı tacizle suçlaması ile başladı. 

Rose McGowan ve Ashley Judd New York Times’in 5 Ekim 2017’de yayınladığı bir makaleye göre, Weinstein tarafından cinsel tacize uğramışlardı. Hemen ardından Myleene Klass, Kate Beckinsale, Gwyneth Paltrow, Angelina Jolie, Asia Argento, Romola Garai, Emma de Caunes, Ambra Battilana Gutierrez, Cara Delevingne, Rosanna Arquette, Florence Darel, Heather Graham… tam 90 oyuncu, model ve sinema çalışanı Harvey Weinstein tarafından cinsel tacize uğradıklarını açıkladılar!

Şaka değil, sanırım dünyanın en “büyük” taciz skandalı ile karşı karşıyayız. Hem de başrolde, yine dünya sinemasının en kudretli yapımcılarından birisi olduğu halde!

İşler bu noktaya nasıl geldi?

Harvey Weinstein 1981’de başladığı yapımcılığı uzun yıllar ucuz komedi ve gençlik filmleri ile götürmeye çalıştı. Hayatında şansının döndüğü film ‘Ucuz Roman’ (Pulp Fiction) oldu. Daha önce senarist olarak Weinstein filmlerinde çalışan Quentin Tarantino’nun 2 yıl önce çektiği ‘Rezervuar Köpekleri’ (Reservoir Dogs)’nin 1.2 milyon Dolar bütçesine karşılık 2.8 milyon Dolar kazanması Weinstein’i umutlandırmıştı. Projenin sahibi Lawrence Bender’in teklifini hemen kabul etti. ‘Ucuz Roman’ 8 milyon Dolar bütçesine karşılık tam 214 milyon Dolar hasılatıyla filmin 7 ortağıyla birlikte Harvey Weinstein’in kaderini de değiştirdi.

‘Jane Eyre’, İngiliz Hasta (English Patient), ‘Can Dostum’ (Good Will Hunting), ‘Aşık Shakespeare’ (Shakespeare in Love), İskoçyalı – Savaşçı (Highlander – Endgame), ‘Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings), ‘Cennet’ (Heaven), ‘Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol’ (Mandela: The Long Walk to Freedom), The Hatefull Eight gibi büyük filmlerin olduğu gibi, ‘Çığlık’ (Scream) ile başlayan yeni korku filmi furyasının da yapımcısıydı. Denilebilir ki, 1995 yılından sonra Hollywood’da rotayı belirleyen birkaç yapımcıdan birisi de Harvey Weinstein oldu.

Weinstein’dan sonra Kevin Spacey!
Öte yandan, kamuoyu Weinstein skandalını heyecanla izlerken, yine Hollywood’dan ardı ardına başka taciz suçlamaları da gelmeye başladı. ‘Olağan Şüpheliler’ (The Usual Suspects), ‘Yedi’ (Seven), Los Angeles Sırları (L.A. Confidential), Amerikan Güzeli (American Beauty) gibi filmlerde ve son olarak da ‘House of Cards’ dizisinde başarılı bir oyuncu olarak tanıdığımız Kevin Spacey’e karşı, bu kez erkek mağdurlar suçlamalar yöneltiyorlardı. Kevin Spacey’nin daha başka mağdurlarının da ortaya çıkabileceği söyleniyor.

Hollywood’un taciz skandalları Kevin Spacey ile de sınırlı kalmadı. Bu kez, ‘Diriliş’ (The Revenant), ‘X-Men’, ‘Herkül – Özgürlük Savaşçısı (Hercules), ‘Kule Soygunu’ (Tower Heist), Kızıl Ejder (Red Dragon), Bitirim İkili (Rush Hour) gibi filmlerden tanıdığımız, şimdiye kadar çektiği filmlerin yaptığı toplam 2 milyar Dolar hasılatla Hollywood’un en başarılı yönetmenlerinden olarak gösterilen Brett Ratner de kadınlara yönelik cinsel tacizle suçlandı. Oyuncular Natasha Hendstridge, Olivia Munn, Katharina Towne, Jaime Ray Newman, Eri Sasaki ve Jorina King tarafından cinsel ilişkiye zorlanmakla suçlanan Brett Ratner’in avukatı şimdilik suçlamaları kabul etmiyor.

Son taciz suçlaması ise sinema tarihinin en büyük oyuncularından olarak ismini şimdiden altın harflerle yazdıran Dustin Hoffman hakkında. Anna Graham Hunter, daha 17 yaşındayken, 1985 yılında Hoffman tarafından tacize uğradığını iddia etti. ‘Satıcının Ölümü’ (Death of e Salesman) filminin çekimleri esnasında gerçekleştiğini söylediği taciz için Hoffman “Kadınlara büyük bir saygım var, eğer yaptığım herhangi bir şey onu rahatsız edecek bir konuma soktuysa özür dilerim. Ben aslında böyle biri değilim” dedi.

Hollywood için sonun başlangıcı mı?
Bu koşullarda Weinstein artık film yapımcısı olarak işini sürdürmesi neredeyse imkânsız. İngiliz ve ABD savcılıklarının ayrı ayrı yürüttüğü soruşturmaları göz önüne alırsak, açılacak davaları ve bu davaların sonunda yüklü bir miktar para cezasıyla birlikte, hapis yatması da sürpriz olmaz. Daha şimdiden şirketteki patron koltuğundan oldu ve Amerikan Film Yapımcıları Birliği de üyelikten çıkardı. 

Aynı şekilde, Kevin Spacey’nin başrolde olduğu ve tüm dünyada heyecanla izlenen ‘House of Cards’ dizisinin yapımı durduruldu. Spacey genel sanat yönetmenliğini yürüttüğü tiyatrodan da kovuldu. Brett Ratner’in ne yapacağını hep beraber göreceğiz. Dustin Hoffman için de aynı şeyi söyleyebiliriz. Ama, tüm olanlardan Hollywood’un küresel ve büyük bir yara alacağını söylemek, bence sadece iddia olarak kalmayacak. Hep birlikte göreceğiz.

Tüm bu olaylar, Pompei’nin son günlerini hatırlattı bana. Bir tarafta, ABD’nin küresel saldırganlığı, diğer tarafta ise, toplumu eğlendiren, sanat ile yol gösteren en büyük endüstriyel kurum olan Hollywood’un ‘kaymak tabakası’ diyeceğimiz kesimde kimsenin rıza gösteremeyeceği bayağılıkta ahlaksızlık…

İnsanlara yapılacak en büyük haksızlık onların mağduriyetini, zayıflıklarını, yoksunluklarını istismar etmek değil midir? Maddi veya iş pozisyonu ile üstün oldukları konumda, muhtaç insanlardan faydalanmaya kalkışmak toplumsal ve sınıfsal bir tutumun yansıması ve o derece de iğrenç. Bu haliyle, bu davranışın Hollywood’a özgü olmadığını, dünyanın her yerinde gerçekleşebileceğini söyleyebiliriz, elbette. Ancak bu durum, yaşanılan tacizin kabul edilemezliğini değiştirmez. 

Sanatın anlamı ve işlevi üzerine felsefi söylemleri olan Plato’dan, Goethe’den, Kant’tan, Schiller’den vd sanat inanlarından alıntı yapmayacağım. Soru çok basit: topluma sunduğunuz resmin, örnek davranışların tam tersi bir hayatınız varsa, yaptığınız her şey sorgulanmayı hak etmiyor mu?

Bizim için asıl soru şudur; tüm dünyayı eğlendiren, bilgilendiren, yönlendiren en büyük sanat endüstrisinin en tepesindeki insanların ellerindeki gücü başka insanları istismar etmek için şantaja dönüştürmeleri sanatın anlamı ve işlevi üzerine büyük bir şüphe oluşturmuyor mu? Çünkü, Hollywood kendi inandırıcılığının da sorgulanmasına yol açan bu tür ahlaksızlıkların yatağı olmakla, aynı zamanda sanat ve sanatçının inandırıcılığına da büyük bir darbe vuruyor.

Elbette, bu liste Harvey Weinstein, Kevin Spacey, Brett Ratner, Dustin Hoffman’dan ibaret değil. Tersine, aslında bir buzdağının sadece zirvesini gördüğümüzü rahatlıkla söyleyebiliriz. Belki, medyaya yansıyan bu haberlerden cesaret bulan daha fazla kişi söz alacak ve nasıl istismar edildiğini paylaşacak. Ama, Hollywood’u biraz tanıyorsam, ilk yapılacak şeyin, derhal bu olayın filmini yapmak olacağını iddia edebilirim. Hatta, şimdiden Hollywood’un tepelerinde planlar dahi yapılıyordur. Çünkü, ahlaksızlığı dahi paraya çevirme tepkisi de bir “ahlak” göstergesidir! Pompei’nin son günleri derken, tam da bunu anlatmak istemiştim.

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Diğer Haberler
      123456
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)