• BIST 106.864
  • Altın 146,666
  • Dolar 3,5209
  • Euro 4,1372
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 30 °C
  • İzmir 35 °C
  • Adana 32 °C
  • Antalya 30 °C

Havalimanı çalışanı, yaşadığı dehşet anlarını sosyal medyada paylaştı

Havalimanı çalışanı, yaşadığı dehşet anlarını sosyal medyada paylaştı
42 kişinin yaşamını yitirdiği Atatürk Havalimanı saldırısında dehşet anlarını yaşayan Ekşi Sözlük kullanıcısı bir havalimanı çalışanı yaşadıklarını sözlüğe yazdı. Havalimanı çalışanı, saklandığı ofiste ölümü nasıl beklediğini saniye saniye anlattı.

İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısında 42 kişinin yaşamını yitirdiği 238 kişi yaralandı.Havalimanında dehşet anlarını yaşayan binlerce kişi ise büyük bir şok yaşadı.Havalimanında çalışan bir Ekşi Sözlük kullanıcısı o anları sözlüğe yazdı.

İşte havalimanı çalışanının sosyal medyada yazıp paylaştığı o yazı: 

"Salih var bizim yan ofiste. Sigara içmek için dışarı çağırdım, birer kahve alıp muhabbet ederiz dedim. Sigara içmiyor Salih, 'Boşver abi bu saatte sigara içme sigara insanı öldürür' dedi.Çıkmadık dışarıya. Aradan üç-dört dakika geçti. İki yolcu geldi bir şeyler soruyordu o sırada sesler yankılandı, bağırmalar, silah sesleri, koşan insanlar. Anlam veremedik, silah sesleri iyice yaklaşınca arka ofise attık kendimizi. Dışarıdaki insanları içeri aldık. İyi mi yaptık kötü mü yaptık düşünemedik. Çocuklar, gençler, kadınlar herkes şokta, ağlıyor. Ofis tamamen camdan, kapılar aynı şekilde, tekme atsan cam kırılacak. Yere yattık, üçlü koltuğumuz vardı onu ters çevirdik. Mini buzdolabını siper yaptık. Ne kadar sert eşya varsa dizdik. Başka bir şey kalmayınca beklemeye başladık dört metrekare ofiste.

Uzun bir süre silah sesleri devam etti, çok yakınımıza kadar geldi. Yerde yatıyoruz kapıyı açamıyoruz, dışarıda kıyamet kopuyor ama hareket edemiyoruz. İkinci Dünya Savaşı filmlerindeki sahneler geldi aklıma. Toplu katliam yapanların, evin altında saklanan insanları öldürülme sahnesi. Ölü numarası mı yapsam yoksa kapıyı biri açarsa üzerine mi atlasam diye farklı bir şeye büründüm.Kimi eşini, kimi annesini, kimi sevgilisini aramaya başladı. Herkes ölmeden önce son kez sevdiklerine bir şeyler söylemek istiyordu. Salih sevgilisiyle vedalaşıyordu; 'hakkını helal et' dedi. Annemi, kardeşimi, sevdiklerimi arasam ben de son kez konuşsam diye düşündüm. Sonra ben onlarla konuşurken ya o anda öldürürlerse onların yaşayacağı durumu düşünüp vazgeçtim. Hoşlanılan kızı aradım. Ne söyledim hatırlamıyorum. Birinin bilmesini ya da son kez konuşmak istedim bilemiyorum.

Çok geçmedi 30-40 metre yanımızda büyük bir patlama oldu. Yan ofisin camları parçalanıp büyük bir gürültü koptu. 'Eyvah geldiler' dedik. Sessizlik oldu herkes içeriye birinin ateş açacağını ya da kapıyı kıracağını düşündü. Bekledik bildiğin ölümü bekledik. Silah sesleri kesildi. Etraf toz duman oldu. Bir iki dakika dayanabildik. İçeri aldığımız insanlardan bazıları camı kırıp aşağı atlamak istedi. Sakinleştirip ofisten sürüne sürüne çıktık. Etrafta yardım çığlığı atan insanlar, köşeye sıkışmış bizi buradan çıkarsınlar diye bekleyen insanlar vardı. Hemen yanımızda komşumuz, ofiste tek başına kalmış yerde yatıyordu. Onu da alıp ofislerden çıktık. Kapının önünde biraz bekleyip insanları tahliye etmeye çalıştık. Çıkışa doğru veya hayata tutunmaya doğru uzun bir yoldan geçtik.

Yine şans eseri geliş katına inmeden otoparkın içinden kendimizi taksi durağına attık. Yoldan geçen arabalara yalvarıp yanımızdaki kadınları, çocuklu aileleri götürmesini istedik. Hiç kimse almadı. Bir araba bile durmadı. Taksiciler! Sıra sıra taksi, kurtarın, bizi buradan uzaklaştırın dedim. "Yolcu bekliyorum" diye klişe yalan söylüyor. Bir başkasına koşuyoruz. "Nereye gideceksiniz" diyor. Ataköy- Bakırköy neresi olursa kurtar buradan diyoruz. 'Gidemem' diyor. Allah belamı versin 'gidemem' dedi adam. Mecidiyeköy'e götür deyince 'tamam orası olur' diyor. Adam yine de hareket etmeden indirdi bizi. Shell benzin istasyonunun oraya kadar yürüdük. Yoldan geçen genç bir taksici aldı bizi. Yanımızda ne para var ne bir şey, 'sorun değil' deyip oradan uzaklaştırdı bizi. Kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır.Asıl teşekkür de Salih'e. Dün hayatımızı kurtardı. Mucize eseri yaşadığımız yerde yine bir mucize eseri kurtulduk."

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • Suikast operasyonu: Yakalandılar!18 Ağustos 2017 Cuma 14:01
  • Silivri'de tek tip kıyafet işkencesi iddiası18 Ağustos 2017 Cuma 13:07
  • Firari Tuğamiral gözaltına alındı18 Ağustos 2017 Cuma 13:01
  • Sera Kadıgil’e dava18 Ağustos 2017 Cuma 11:45
  • Taksim'deki konsoloslukta yangın18 Ağustos 2017 Cuma 11:38
  • Savcılık: Parayı ver, dava açmayalım!18 Ağustos 2017 Cuma 11:21
  • Malatya'da FETÖ operasyonu18 Ağustos 2017 Cuma 10:49
  • Avrupa’dan açıklama: Kılıçdaroğlu tutuklanırsa ne olur?18 Ağustos 2017 Cuma 10:08
  • Erdoğan 30 Ağustos'da Kaçak Saray'da resepsiyon verecek18 Ağustos 2017 Cuma 09:47
  • TSK, Celal Şengör’ü çağırmış18 Ağustos 2017 Cuma 09:36
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)