• BIST 104.123
  • Altın 145,971
  • Dolar 3,4910
  • Euro 4,1702
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C
  • İzmir 27 °C
  • Adana 29 °C
  • Antalya 28 °C

Havuz da dayanamadı, 'Çağlayan' yarılması başladı: Kol saati içimize sinmiyor!

Havuz da dayanamadı, 'Çağlayan' yarılması başladı: Kol saati içimize sinmiyor!
AKP'nin gazetelerinden Star'da yazan Ahmet Taşgetiren dayanamadı, AKP'lilerin ağzına almadığı kol saati konusuna değindi. Zafer Çağlayan'ı hedef alan Taşgetiren, "O kol saati içimize sinmiyor!" dedi.

AKP yandaşı Star gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, ABD’de Zafer Çağlayan hakkında verilen tutuklama kararını “Kol saati – milli dava ayrımı” başlıklı yazısında değerlendirdi.

Taşgetiren yazısında; "Zafer Çağlayan’ın kol saati içimize sinmiyor!" ifadesini kullandı.

"Reza Zarrab’ın Zafer Çağlayan’a hediye ettiği 700 bin liralık kol saati. Ve onunla bağlantılı hediye – rüşvet – komisyon iddiaları. Ve ilaveten üç ayrı bakanla ilgili iddialar. Böyle bir iş var Türkiye siyasetinin hafızasında, kapanmayan bir dosya olarak" diyen Taşgetiren, "Erdoğan Çağlayan’a sahip çıkmış durumda" dedi.

 

"Devlet içerde 17/25 Aralık’la iltisaklı tüm alanı tasfiye ediyor. Ancak Zarrab Amerika’da tutuklu. Bir Halk bankası yöneticisi tutuklu. Ve Hükümet üyesi Zafer Çağlayan için tutuklama kararı verilmiş durumda" diyen Star yazarı, şöyle devam etti:

"Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan hem Hükümet sözcüsü Bekir Bozdağ, ‘Hükümet üyesi olarak Türkiye’nin çıkarlarını savundu’ yaklaşımı ile Çağlayan’a sahip çıkmış durumdalar. Üstelik Bekir Bozdağ, Amerikan yargısının 17/25 Aralık ‘Darbe girişimi’ni sürdürdüğünü ifade ediyor. Amerikan yargısı FETÖ tarafından kullanılıyor. Bazı yorumlarda da Amerikan derin devleti, Erdoğan’la bu tarzda hesaplaşıyor."

"Yolsuzluk dosyalarını, bu ‘milli mesele’ ile içimize sindirmemizin istenmesi içimize sinmiyor" ifadelerini kullanan Ahmet Taşgetiren, yazısını şöyle noktaladı:

"Ben Amerika’da bir yerlerin Erdoğan’la, Türkiye ile hesaplaşma halinde olduğuna inananlardanım. Bu, bütün İslam dünyasına yönelik hesaplaşmanın bir uzantısı. O dönemde Türkiye – İran ilişkileri de, Amerika’nın hesabını bozan niteliğiyle boy hedefi olmuştu. Bu davanın böyle bir hesaplaşma boyutu olduğu muhakkak. Ama ‘kol saati’ ile sembolize olan yolsuzluk dosyalarını, bu ‘milli mesele’ ile içimize sindirmemizin istenmesi içimize sinmiyor. ‘Çağlayan’ın yükü’nü taşımanın ve tüm siyasi harekete taşıtmanın nasıl bir gerekçesi olabilir ki?"

 

 

 

 

 

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      İlgili Haberler
      Diğer Haberler
      Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel : +90 212 963 1051 (pbx)