• BIST 89.861
  • Altın 145,643
  • Dolar 3,6009
  • Euro 3,9094
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 10 °C
  • İzmir 15 °C
  • Adana 19 °C
  • Antalya 17 °C

Hayırlı Cuma’lar…

Ender HELVACIOĞLU

Cuma mesaisinin namaz vaktine göre ayarlanacağı Başbakan Davutoğlu tarafından açıklandı, biliyorsunuz.

HDP Eşbaşkanı Demirtaş da bu uygulamada bir sakınca bulunmadığını ama Alevilerin de benzer taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtti.

Takip edebildiğim kadarıyla, Cumhuriyetin kurucu partisi CHP’den bu konuda pek bir itiraz gelmedi. Parlamentoda gündeme getirilmedi; ortalık karışmadı.

Sağlı-sollu Kemalistler, ulusalcılar ve cumhuriyetçiler de bu konu üzerinde fazla durmadılar; es geçtiler.

İlginçtir, sosyalist parti ve örgütler de dişe dokunur bir tepki göstermediler. Belki ben kaçırmışımdır ama herhangi bir açıklamaya bile rastlamadım.

Herhalde bu düzenlemenin yaz-kış saati uygulaması gibi bir ayarlama olduğu düşünülüyor.

***

Haksızlık etmeyelim, bazı tartışmalar yapılmıyor değil.

Örneğin düzenlemenin sadece kamu çalışanları için mi getirildiği, özel sektör çalışanlarını kapsayıp kapsamayacağı çok önemli bir konu! Madem bu, “ibadet özgürlüğü” kapsamında “demokratik bir hak”tır, kamu-özel tüm çalışanlar için getirilmeli, değil mi?

Çok daha önemli bir tartışma, düzenlemenin kadınları da kapsayıp kapsamayacağı… Kadınların neyi eksik, neden erkeklere göre bir saat daha fazla çalışsınlar?

Neyse ki, Diyanet İşleri Başkanlığı görevlileri “Kuran-ı Kerim’de cuma namazı kadın erkek diye ayrılmamıştır. Kadınlar da cumaya gidebilir” diye fetva verdiler de konu şimdilik tatlıya bağlandı. “Hanım çalışanlara camilerin neresinde yer gösterileceği” türünden teknik konular da çözülecektir hayırlısıyla!

Böyle çözümler üretilmeseydi, “kadınlara da cuma namazı hakkı!” diye sokaklara dökülecek “feministler” türeyebilirdi. Gülmeyin; bu ülkede bacılarının “türban hakkı”na destek için türban takıp ortalıkta boy gösteren “erkek solcular” görülmedi mi?

Bir diğer tartışma, farklı dinsel inançlara mensup çalışanlar için bu uygulamanın nasıl hayata geçirileceği. Gerçi bu “yüzde 1’lik azınlık” için “istisnalar kaideyi bozmaz” deyip geçilebilir, ama yine de bir sorundur.

Tabii bir de “cumaya” diye çıkıp başka yerlere giden “uyanıklar” peydahlanacaktır. Ama herhalde bunlar için de birtakım “takip, ihbar, ceza” müeyyideleri getirilecektir.

Evet, tartışmalar bu noktalarda…

***

Oysa bu düzenleme, değerli okurlar, “din ile dünya işlerinin birbirinden ayrılması”, hadi o kadar radikal olmayalım, “din ile devlet işlerinin birbirinden ayrılması” demek olan “laikliğe” ağır bir saldırıdır.

Toplumsal yaşamın “İslamileştirilmesi”, İslami kurallara göre düzenlenmesidir mesele…

Hayat memat meselesidir kısacası… Sert bir tepki gösterilmez ise, emin olun arkası gelecektir.

Bu tür düzenlemeler, ülkemizin sosyal demokratlarının, cumhuriyetçilerinin, aydınlanmacılarının, solcularının, sosyalistlerinin de canını fazla yakmıyorsa artık…

Hayırlı Cuma’lar muhterem okurlar!   

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.