• BIST 102.960
  • Altın 146,548
  • Dolar 3,5272
  • Euro 4,1982
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 17 °C
  • İzmir 21 °C
  • Adana 25 °C
  • Antalya 25 °C

HDP’lilere sesleniyorum: Altan Tan’dan değil İmralı’dan hesap sorun!

HDP’lilere sesleniyorum: Altan Tan’dan değil İmralı’dan hesap sorun!
"Bu cenahın yüreği varsa hodri meydan, Altan Tan’dan ve dahi HDP yönetiminden önce eleştirebiliyorlarsa HDP’yi bu noktaya taşıyan Öcalan’ı eleştirsinler!.."

HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan’ın Ensar Vakfı’ndaki çocuk istismarı skandalı üzerine vakfı koruyucu sözlerle savunma çabası, kamuoyunda ve özellikle HDP çevrelerinde büyük tartışmalara yol açtı. HDP tabanındaki sosyalist ve liberal kanat, HDP’nin Kadın Meclisi ve HDP’li gençler eleştiri oklarını tamamen Altan Tan’ın üzerine çevirip, Altan Tan’ın partiden ihraç edilmesi için sosyal medyada çeşitli kampanyaları başlatmış bile.

Peki mesele sadece Altan Tan’ın şahsına indirgenebilecek bir mesele mi? Bahse konu cenah, Altan Tan’ın İslamcı kişiliğini daha önce de bilmiyor muydu? Veyahutta 2015 seçimleri evvelinde, Altan Tan aday gösterilmemişken, aniden gelen esrarengiz telefonların akabinde HDP yönetimi tarafından tekrar aday gösterilmesini neden eleştirmiyorlar? Aslında soruların cevabı oldukça basit; o da Kürt siyasetinin yıllardır liderlik veya kendilerinin tabiriyle önderlik kültü altında ezilmeye devam etmesi. Nasıl mı, biraz daha detaya inelim o zaman.

Altan Tan’ın geçmişi de geleceği de belli, ya sizin?

Altan Tan’ın siyasi vizyonunda ilk durağının Milli Görüş olduğu ve Refah Partisi döneminde parti içinde önemli kademelerde yer aldığını bilmeyen yoktur. Aynı zamanda Keçiören Belediye Başkanlığı döneminde İ.Melih Gökçek’e yardımcılık, İstanbul Belediye Başkanlığı döneminde Tayyip Erdoğan’a danışmanlık yaptığı da yine kaynaklarda geçen önemli bilgilerden bazıları. Yani Altan Tan, İslamcı bir siyasi kökenden gelen aynı zamanda Kürt kimliğini de bu siyasi arenaya taşıyan bir isim. Bu bağlamda Kürt siyasi hareketinin muhafazakar Kürtleri çekim alanına alabilmek için yararlandığı bir isim olarak da siyasi hayatına 2000’li yıllardan sonra devam etmiş. Ta ki HDP kurulana kadar. HDP, kendisinden önceki muadil Kürt partilerinden farklı olarak bileşenlerini geniş kapsamlı tutmuş, böylelikle parti içerisinde liberal, sosyalist, özgürlükçü kesimler de yer almaya başlamıştı. Böyle bir süreçte HDP içerisinde muhafazakar kanat ile bahse konu kesimler arasında sürtüşme son zamanlarda süre giden bir olguydu aslında.

Altan Tan ise bu çatışmada muhafazakar Kürtlerin içerisinde en ‘şahin’ figürlerden birisini temsil ediyordu. AKP’nin Güneydoğu’daki operasyonları esnasında Meclis’te ‘başörtülü kuaför’ çalışmalı şeklinde önergelere imza atan Tan’ın bu ‘aykırı’ görünen hareketleri HDP içindeki sosyalist ve liberal kanadın tepkisini çekmişti. İşte Ensar Vakfı tartışmaları bu süre giden çatışmanın ayyuka çıkmasına yol açtı sadece. Aslında bu çatışma sadece Tan’ın özelinde bir mevzu değil, bugün Hüda Kaya, Ayhan Bilgen, Adem Geveri, Nimetullah Erdoğmuş gibi İslami camiadan gelen çok sayıda vekile sahip bir siyasi oluşumdan bahsediyoruz. Esas mesele HDP’nin kendini nerede konumlandırdığı. Zira Altan Tan olayında kendisini ihraca davet edenler HDP’nin asla AKP gibi muhafazakar tandansı yüksek bir parti olduğunu kabullenmiyorlar veya kabullenmek istemiyorlar. Kabullenmek istemedikleri esas bir gerçek daha var; HDP’yi hem sağ hem sola yatırabilen PKK terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın eseridir bu çatışma. Ve bu cenah eleştiri oklarını Öcalan’a yöneltmekten oldukça uzak hatta aciz bir konumda yer almakta ve günah keçisi olarak Altan Tan’ı seçmektedir.

Varsa Yüreğiniz, Hodri Meydan!

Altan Tan’ın savunmasında ‘çakma Nişantaşılı sosyalistler’ diye isyan ettiği gruba günlerdir farklı kesitler halinde yayınladığım ‘İmralı Notları’ kitabını okumalarını salık veriyorum. Öcalan’ın Altan Tan ve İslam meseleleri üzerinde nasıl hassasiyetle durduğunu belki anlayabilirler. Hoş, liberal-özgürlükçü platformlarda bu kitap ve İmralı tutanakları görmezden gelinmeye devam edilecektir, o yüzden biz kısaca önemli hususları özetlemeye çalışalım. 3 Nisan 2013’deki görüşmede Öcalan İslam’ı nasıl değerlendirdiği ve Hz.Muhammed’in nasıl bir devrimci olduğunu şu sözlerle Heyet’e aktarıyor;

“Ben İslamı bir kültür, mezhepleri de bu külltürün bir parçası olarak alıyorum. Bilimsel olarak yaklaşıyorum. İslam’ı yaşayan biri değilim ama kaba anti- dinci de değilim… Hz. Muhammed enteresan bir devrimcidir. Çok evlilik yapmış diyorlar ya, aslında çok evlilik değil, ortada kalmış olan kadınları alıyor yanına. Belki bir tür kendi örgütü gibi yaklaşıyor bu kadınlara. Yoksa sırf cinsellik olarak değerlendirmek yanlış olur.” (İmralı Notları, sf.50-54)

İslam’a genel bakışı bu yönde Öcalan’ın. Peki Kürt siyasi hareketinde nasıl yer alacak? Öcalan’a göre Kürt siyasi hareketi kendisi gibi İslam’a sol jargonla bakmamalı; Şubat 2013’de Altan Tan’ın katıldığı toplantıda şu sözleri söyler Öcalan;

“İslam kirletildi, bugün Türkiye’de hat safhadadır, İslam’ın özü adalet, hukuk ve tasavvuftur (Altan Tan’a dönerek) kirlenmeyi önleyin. Sizi nasıl markaja aldılar biliyorsun. Kürtler dindardır. İlk dönemlerde namaz kılıyordum, 33 sure ezberlemiştim. Köyün imamı Müslüm hoca ‘Sen böyle gidersen uçarsın’ diyordu. Kimse kusura bakmasın, ben İslam’a sol jargonla bakmam. Kürt halkının da dini inancı kuvvetlidir. 1969’da Kısakürek’in gizli bir toplantısına gittim.” (İmralı Notları, sf.20).

Akabinde ‘Kürtlerin yaşadığı Gizli İslam’dan bahseden Öcalan, Altan Tan’ın ‘tarikatlar da örgütlendi’ ifadesine karşılık ‘Geliştirin, benden daha iyi biliyorsun’ (sf.21) cevabını veriyor. Mayıs 2013’deki toplantıda ise bu geliştirmelerden bir örnek olarak Öcalan, Kutlu Doğum Haftasını işaret ediyor ve “Bundan sonra Kutlu Doğum Haftasını biz organize edeceğiz. Cuma namazı ekibimiz bunu yapabilir. Boş bıraktığınız her alana onlar doluşurlar. Biz beş hatiple bile kutlayabiliriz. Maksat sahiplenmek…” (sf.72) diyerek HDP’nin çizeceği İslamcı politikanın bir örneğini ortaya koyuyor.

Bütün bu açıklamalar esasında Altan Tan’ın ve diğer muhafazakar Kürt siyasetçilerinin aslında senelerdir seyrettikleri çizginin hiç değişmediğini ama Öcalan tarafından pragmatist bir seyirle bu çizginin HDP içerisine yedirilmeye çalışıldığını görüyoruz. İlerleyen safhalarda Şubat 2014’deki görüşmede Altan Tan’ın görevini bizzat kendi ağzıyla açıklayan bir Öcalan var;

“Söyle Altan’a bu demokratik vurgusunu anlat. Babasının hatırasını unutmaması gerekiyor. Ajanlarla yan yana durmamalı. İslam ile ikiyüzlülerini birbirinden ayırmak için rol oynayacaktı. Halen de bunu yapabilir. Ben de Müslümanım, sağduyulu bir Müslümanım. Bizimki kültürel bir İslam’dır. Bu El Kaide ABD’de kuruldu. Cemaat ABD’de kuruldu. Bush Hristiyanlarca en büyük savaşını yapmak için Irak’a gitti. Bunlar iyice açığa çıkmalı. İhsan Eliaçık ve antikapitalistler doğru okuyorlar. Yapay İslam oluşturulmamalı. İslam’ı bunlardan kurtaracağız? Altan’a söyle, ben İslami renge karşı değilim. Altan Tan’ın tedbiri nedir? Onların hepsi ajan güçlerdir. Öcalan babanın anısı için bu ajanları teşhir etmeni bekliyor. Rantı, zalimi vb. teşhir et deyin.” (sf.237).

Altan Tan yıllardır aynı dille benzer skandal açıklamaları yapmakta ve bundan hiçbir beis duymamaktadır. Bu açıdan Altan Tan’ın izlediği İslamcı çizginin ahlakiliğini sorgulayamayız elbet ama tutarlılığı oldukça açıktır. Burada tutarlı olmayan ise HDP içerisindeki liberal solcuların HDP’yi nasıl gördükleridir. Eğer HDP’nin İslamcı veya muhafazakar tutumundan bir rahatsızlık duyuyorlarsa adres Altan Tan değil, adres İmralı’dır. Öcalan, HDP içerisinde Altan Tan’ı muhafazakar Kürt seçmeni ikna için görevlendirmiş ve dolayısıyla HDP içerisinde dahi Altan Tan’ın eleştirilebilirliği veya sorgulanabilirliği oldukça güç duruma getirilmiştir. Bu cenahın yüreği varsa hodri meydan, Altan Tan’dan ve dahi HDP yönetiminden önce eleştirebiliyorlarsa HDP’yi bu noktaya taşıyan Öcalan’ı eleştirsinler!..

Çağlar Ezikoğlu

Aberystwyth Üniversitesi

Uluslararası Siyaset Departmanı

Araştırma Görevlisi ve Doktora Adayı

 

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
  • CHP’nin Muhalefet Çizgisi04 Eylül 2017 Pazartesi 17:16
  • Kore Yarımadası’nda Neler Oluyor?04 Eylül 2017 Pazartesi 16:48
  • Antep'te çapkınlığa kalkıştım canımı zor kurtardım03 Eylül 2017 Pazar 16:15
  • Bayramları sever miyim?01 Eylül 2017 Cuma 11:03
  • Seni ikinci Ekmeleddin yaptırmayacağız İslamcı eskisi müteahhit Levent!28 Ağustos 2017 Pazartesi 16:18
  • Antep27 Ağustos 2017 Pazar 16:02
  • Memleket yanarken kurultay yapmak26 Ağustos 2017 Cumartesi 13:11
  • Hocam Şükrü Kızılot25 Ağustos 2017 Cuma 14:19
  • Heykellere saldırı24 Ağustos 2017 Perşembe 10:31
  • Kerameti atlette aramak23 Ağustos 2017 Çarşamba 22:29
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)