• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 9 °C
  • İzmir 19 °C
  • Adana 17 °C
  • Antalya 19 °C

Hiç hazır olmadığımız şeylere hazır olalım!

Haluk ŞAHİN

Şu anda bulunduğum Birleşik Devletler'de soruluyor: : 

Amerika, "sosyalist" olduğunu söyleyen Bernie Sanders'a hazır mı?

Ve dahi sorulmakta: 

Amerika "faşist" Donald Trump'a hazır mı?

Bu soruları soranların çoğu, yerleşik ölçülere uymayan bu iki adayın da aslında saat 12:00'yi geçirmiş Sinderella misali çoktan kabak gibi ortada kalması gerektiğini düşünenler...

Saat gece yarısı 12:00yi geçtiği halde yollarına devam ediyorlar. Hem de büyüyerek, allanıp pullanarak devam ediyorlar.

Belli ki, bir şeyler farklı bu kez. Belli ki bir şeyler değişmiş. Eski ölçüler işlemiyor. Eski tılsımlar tutmuyor. Eski dualar geçmiyor.

Ne oluyor?

                           ***

Ben, yarım asırdır yakından izlediğim bu ülkede bir kuşak değişimi noktasında olduğumuzu düşünüyorum. Egemen siyasal ideolojik hegemonyada  bir kırılma noktası diyebiliriz. Çünkü siyasal tercihlerden çok daha fazlası değişmekte: Neyin "iyi" neyin ise "kötü" olduğuna ilişkin anlayışlar... "Güzel"lik ve "çirkin"liğin tanımları...

Bunu Iowa ve New Hampshire eyaletlerindeki ön seçim öncesinde yapılan araştırmalar çok net olarak gösteriyor:

Demokrat Parti adaylığı yarışında öne fırlayan Sanders'ı destekliyenlere soruyorlar: "Sosyalist olduğunu söylemesine rağmen gene de destekliyor musunuz?"

Cevap:

"Hayır rağmen değil, sosyalist olduğu için destekliyoruz."

Amerikan seçmenlerinin yüzde 46'sı bu seçimde sosyalist bir adaya oy verebileceğini söylemiş. 

Bu azbuz bir değişim değil: Yakın tarihlere kadar bir adayın ağzından sosyalist lafı çıktığı anda saat 12:00'yi vurur 'Başkanlık' düşü sona ererdi.

Artık öyle olmuyor. 

                     ***

Demek ki, bu ülkede "Soğuk Savaş" döneminin zihinsel refleksleri artık belirleyici değil. Yeni insanlar çoğunlukta. Kuşak değişimi noktası derken bunu kastediyorum.

Buna benzer bir şey 1960'ların sonunda da yaşanmıştı. Siyasal sözlük değişmiş, eskinin küfürleri övgüye dönüşmüştü.

O zaman temel neden Vietnam Savaşı idi. Savaş endüstrisinin sonsuz küresel kudret peşinde savaştan savaşa koşarken kendi öz evlatlarının öldürülmesinde sakınca görmemesiydi.

Mücadele verildi. Askerlik zorunlu olmaktan çıkarıldı. Korku ve endişe azaltıldı.

Peki şimdi? 

Şimdi gene korku ve endişe var: Değişen toplumsal düzende yer bulamama, hatta şimdiki yerini kaybetme endişesi birike birike bu noktaya gelmiş.

Sanders bunu gelir dağılımının feci hale gelmiş olmasına bağlıyor. Ülkenin derinlemesine reformlarla ıslah edilmesinin zorunlu söylüyor.

Ve yükseliyor.

           ***

Peki, ya Cumhuriyetçilerin aday adayı Donald Trump?

Aslında, o da aynı değişimin öbür yanını yansıtıyor. 

Sessiz ve derinden biriken bu radikal dönüşüm talebinden kaygıya düşenler de onun arkasına sığınıyorlar. Onun kaba söyleminde teselli buluyorlar.

Siyasal sözlük değişiyor demiştim:  

Bu kampanya "sosyalist"in yanı sıra "faşist" sözcüğünün de Amerikan siyasal tartışma sözlüğüne yaygın olarak girdiği ilk kampanya. 

Kocamış Avrupa en önemli eseri olan refah devletinden şüpheye düşmüşken, Amerikalı Sanders İskandinav tipi sosyal demokrasinin erdemlerinden söz ediyor... Olacak şey mi!

Başta dediğim gibi: Yıl 2016 ve hazır olmadığımız şeyleri görmeye hazır olmamız gerekiyor!

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)