• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 4 °C
  • İzmir 3 °C
  • Adana 5 °C
  • Antalya 12 °C

Hiroşima'nın 71. yılında NÜSED'ten açıklama: Nükleere ve NATO'ya hayır!

Hiroşima'nın 71. yılında NÜSED'ten açıklama: Nükleere ve NATO'ya hayır!
Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED), Hiroşima kırımının 71. yıldönümünde "Nükleer silahlara ve NATO'ya hayır" dedi.

NÜSED Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Derman Boztok, Hiroşima kırımının emperyalizmin insanlık suçları arasında sayıldığını hatırlatarak, günümüzde dünyada nükleer silahsızlanma çabalarının engellendiğini söyledi. Dr. Boztok açıklamasında nükleer silahlara karşı mücadele edilmesi ve NATO'dan çıkılması gerektiğini savundu. 

soL'da yer alan habere göre, NÜSED Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Derman Boztok imzasıyla yapılan açıklamanın tamamı şöyle: 

"71 yıl önce, 6 Ağustos 1945 günü, emperyalist paylaşım savaşının son günlerinde, insanlık, tarihin en korkunç yıkım silahıyla karşılaşmıştır. ABD tarafından Birleşik Krallığın da onayıyla Japonya’nın Hiroşima kentine atılan atom bombasıyla 70.000 kişi öldürülmüş, bir o kadarı da yaralanmıştır. Üç gün sonra Nagazaki’ye atılan atom bombasıyla da 74.000 kişi ölürken, yılın sonuna kadar ölenlerin sayısı 200.000’i aşmıştır. Yüzbinlerce insan izleyen günler ve yıllarda sakatlıklar, yanıklar, sistemik hastalıklar, kanserlerle yaşamını sonlandırırken, kentler ve doğal çevre yıkıma uğratılmış, radyoaktivite yıllar boyu yaşamı tehdit etmeyi sürdürmüştür. Bu kitlesel kırım, emperyalizmin tarihsel insanlık suçları arasında kabul edilmektedir.

'HİROŞİMA'DAKİNDEN DEFALARCA GÜÇLÜ 15 BİN 350 NÜKLEER BAŞLIK'

Böylesi bir felaketin bir daha yaşanmaması için on yıllardır mücadele eden toplumcular, barışseverler, bilim insanları, aydınlar ve uzmanlar, ne yazık ki nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması hedefinden oldukça uzaktadır. Nükleer savaşın kazanan tarafı olmayacağını, tek korunma yolunun bu silahların tamamen yasaklanması olduğunu vurgulayan ve bütün ülkelerde yürütülen “Nükleer Silahların Tamamen Ortadan Kaldırılması Uluslararası Kampanyası” bilgilerine göre, günümüzde dünyada Hiroşima’ya atılandan defalarca güçlü 15.350 nükleer savaş başlığı bulunmaktadır. Bu silahların yüzde birinden azı, küresel iklimi bozabilecek ve nükleer kıtlığa yol açacak etkiye sahiptir. ABD ve Rusya’nın sahip olduğu binlerce nükleer silah kullanıldığında birkaç saatte yüz milyonlarca insanı öldürecek, yaşamın dayandığı temel ekosistemi bozacak ve “nükleer kışı” getirebilecektir. Nükleer bir felaket durumunda hekimler ve yardım görevlilerinin, eğer yok olmamışlarsa, sağlık kuruluşlarıyla birlikte tamamen yıkılmış ve radyoaktivite altında bulunan alanlarda, hayatta kalanlara ulaşma ve tedavi sağlama olanakları bulunmayacaktır.

Nükleer silah bulunduran ABD (6970), Rusya (7300), Birleşik Krallık (215), Fransa (300), Çin (260), Hindistan (100-120), Pakistan (110-130), İsrail (80), Kuzey Kore (<10) yanı sıra, “genişletilmiş nükleer caydırıcılık” politikasıyla ABD nükleer silahları NATO kapsamında beş Avrupa ülkesine yerleştirilmiştir. Amerikan Bilim İnsanları Birliği’nin (FAS) verdiği bilgilere göre Belçika (20), Almanya (20), İtalya (70), Hollanda (20) ve Türkiye’de (İncirlik Üssü - 50) ABD’ye ait B-61 taktik nükleer silahları bulunmaktadır. Bütün bu nükleer silahlar, bulundukları ülkeler ve bölgelerdeki insanların yaşamı için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Özellikle İncirlik ve İtalya – Aviano üsleri başta olmak üzere Avrupa’daki üslerin güvenlik koşulları yetersiz bulunmakta ve geliştirilmesi çalışmaları başlatılmaktadır. Türkiye’de İncirlik Üssünün Suriye’deki savaşa yakınlığı, artan terör tehditleri ve yaşanan darbe girişimi sonrası durumu, uluslararası büyük kaygı yaratmakta ve NATO nükleer silahlarının derhal çekilmesi talep edilmektedir. ABD yönetimi İncirlik’teki personel ailelerinin bölgeden ayrılmasını istemiştir.

Dünyada barış ve demokrasi güçleri, Hiroşima kırımının 71. yıl dönümünü küresel neo-liberal kapitalizm/ emperyalizmin tıkanan sistem krizini aşma temel amacıyla yürüttüğü sınıf savaşının bölgemizde odaklanan insanlık suçu boyutlarındaki çatışma, terör ve savaşlarla, insan kırımı ve çevre yıkımı koşulları altında yaşamaktadır. Etnik ve dinsel enstrümanları kullanan küresel finans-kapital emperyalizmi, ikiz kulelerin vurulmasıyla başlattığı savaşı, Büyük Orta Doğu ve Orta Asya’nın istikrarsızlaştırılarak işgali ve bütün kaynaklarının sömürüsü hedefiyle sürdürmektedir. Dağıtılan ve parçalanan ulus devletler, etnik/ dinsel renkli küresel faşizmle uydu sömürgelere dönüştürülmektedir. Çok yönlü (ekonomik, toplumsal, politik, kültürel, medyatik, psikolojik) sınıf savaşımıyla emek ve barış güçlerine mevzi kaybettirilerek, köleleştirilmiş emek ve bütün değerlerin metalaştırılmasıyla küresel kapital birikimi sağlanmak istenmektedir. Sınıfsal tertipler, hükümet ve devlet kurumlarını da yeri geldiğinde zor durumda bırakmakta, yıpratmakta, yıkıma uğratmaktadır.

Yugoslavya, Afganistan, Irak, Kuzey Afrika ülkeleri ve son olarak komşumuz Suriye’de, ne yazık ki ülkemizin de “Yurtta Barış, Dünya’da Barış” ilkesini terk ederek NATO ile birlikte dahil olduğu emperyalist saldırılarla yüz binlerce insan öldürülmüş, milyonlarcası göç etmek zorunda bırakılmış, ülkeler bütün kaynaklarıyla derin yıkıma uğratılmıştır. Ülkemiz ve insanlarımız, bölge insanları ile birlikte hedef alınmıştır. On yıllardır sürdürülen istikrarsızlık saldırılarına, acı insani kayıplarımıza ve toplumun bütün kurumlarında yaşanan neo-liberal çöküntüye, en son yaşadığımız darbe girişimi eklenmiş ve olağan üstü durumla süreç yeni bir aşamaya getirilmiştir.

Dünyada nükleer ve diğer silahsızlanma bir yana, yeni kitle kırım ve savunma silahları geliştirilmekte, nükleer silahsızlanma çabaları engellenmektedir.

Kitle kırım silahı olarak kabul edilen kimyasal ve biyolojik silahlar, anti-personel mayınlar ve parça tesirli silahlar anlaşmalarla yasaklanmıştır. Uluslararası hukukun açıkça temel yükümlülük oluşturmasına karşın nükleer silahlar hala resmen yasaklanmamıştır. Nükleer silahları yasaklayan bir anlaşma boşluğu dolduracak ve tamamen ortadan kaldırılmalarında önemli adım oluşturacaktır.

2010 yılında Birleşmiş Milletler Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın (Non-Proliferation Treaty - NPT) beş yıllık gözden geçirilmesi konferansında, nükleer silahsızlanmadaki başarısızlığın büyük insani felaketlerle sonuçlanacağı vurgusu defalarca tekrarlanmıştır. Nükleer silahların yasaklanması ve tamamen ortadan kaldırılması hedefine ulaşmak üzere hükümetler arası ve sivil toplum kuruluşları katılımıyla konferanslar serisi başlatılmış, “Nükleer Silahların İnsani Etkileri” başlıklı ilk konferans 2013 Mart’ında Norveç-Oslo’da yapılmış, izleyen ikinci konferans Nayarit-Meksika’da Şubat 2014’te, en önemli üçüncüsü Viyana-Avusturya’da Aralık 2014’te yapılmış ve nükleer silahların yasaklanması hukuksal boşluğunun doldurulmasını sağlayacak “İnsani Ant – Humanitarian Pledge” dokümanının oluşturulmasıyla sonuçlanmıştır. İnsani Ant’a şimdiye kadar 100’den fazla ülke katılmıştır. 2015 Nisan’ında Birleşmiş Milletler NPT Beş Yıllık Gözden Geçirme Konferansında 159 ülke “Nükleer Silahların İnsani Sonuçlarına İlişkin Ortak Açıklama”yı imzalamışlardır. Birleşmiş Milletler Açık-Uçlu Çalışma Grubu (Open-Ended Working Group –OEWG) kapsamında çalışmalar devam etmektedir. Türkiye, her ne kadar nükleer silahsızlanmadan yana olduğunu ifade etse de, bütün bu süreçlerde, nükleer silahlara sahip olan ülkeler ve barındıran NATO ülkeleriyle birlikte olumsuz oy kullanmıştır.

Milyonlarca insanın öldüğü, göç etmek zorunda kaldığı, bombalarla yok edildiği iç karartıcı emperyalist saldırı koşullarında inançlarını koruyan toplumcu sağlıkçılar, Nükleer Tehlikeye Karşı Barış ve Çevre İçin Sağlıkçılar Derneği (NÜSED), dünyada 62 ülkede on binlerce hekim ve sağlık elemanı üyesi olan Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Hekimler Birliği'nin Türkiye üyeliği olarak, hep savunageldiğimiz gibi:

-        Hiroşima insanlık kırımının 71. yıl dönümünde IPPNW’nin küresel çağrısına katılıyoruz: Nükleer caydırıcılık politikasından vazgeçilmeli, insani girişime katılınmalı, nükleer silahlar yasaklanmalı ve tamamen ortadan kaldırılmalıdır.

-        Milyonlarca barışsever insan, demokratik toplum kuruluşları, sendikalar, yerel yönetimlerle birlikte, nükleer silahlardan arındırılmış bölgeler oluşturulmasını istiyor ve nükleer silahların tamamen yasaklanmasını öngören “Nükleer Silahlar Sözleşmesi’nin (Nuclear Weapons Convention – NWC) Birleşmiş Milletlerin de desteğiyle bütün ülkelerce kabulünü talep ediyoruz.

-        İncirlikteki ABD-NATO nükleer silahları ABD tarafından derhal geri çekilmelidir. Aynı işlem NATO nükleer silahlarını barındıran bütün Avrupa ülkeleri için yerine getirilmelidir. İncirlik, barışı koruyan niteliğe derhal kavuşturulmalıdır.

-        Dünya barış ve demokrasi güçlerince, emperyalist saldırganlığı ve hiçbir güvenlik yararı olmadığı kabul edilen NATO’dan, bu nitelikleri nedeniyle çıkılmalıdır.

-        İnsanlık suçlarının yargısız ve cezasız kalmayacağı gerçeği ışığında, ağır sorumluluk getiren yanlışlar yerine, doğru insani tutumlarda birlik olunması; ülkemizde ve bölgemizde barış, evrensel insan hakları, hukuk ve demokrasi kurallarının yaşama geçirilmesi, her gün giderek artan ve acı kayıplara neden olan bireysel, ailesel ve toplumsal şiddetin önlenmesi ve caydırıcı yasalarla bireysel silahsızlanmanın sağlanması, toplumsal denetim ve kararlara katılım mekanizmalarının güçlendirilerek çevre ve diğer kaynakların korunması, emperyalist tertip, örgüt ve savaşların parçası olmayıp bunların önlenmesi politikalarının uygulanması konularında yöneticileri uyarırken, bütün toplum kesimlerini eşit ve özgür bir Türkiye için birlik, sorumluluk ve göreve çağırıyoruz."

 

      UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
      Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
      Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    İlgili Haberler
    Diğer Haberler
    123456
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 ABC Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 963 1051 (pbx)